İçeriğe geç
Sahîh-i Müslim

No. 2943

No. 2943Kitap 15, no. 152Arapça numaralandırma: 1216.01
وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي عَطَاءٌ، قَالَ سَمِعْتُ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، - رضى الله عنهما - فِي نَاسٍ مَعِي قَالَ أَهْلَلْنَا أَصْحَابَ مُحَمَّدٍ صلى الله عليه وسلم بِالْحَجِّ خَالِصًا وَحْدَهُ - قَالَ عَطَاءٌ قَالَ جَابِرٌ - فَقَدِمَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم صُبْحَ رَابِعَةٍ مَضَتْ مِنْ ذِي الْحِجَّةِ فَأَمَرَنَا أَنْ نَحِلَّ ‏.‏ قَالَ عَطَاءٌ قَالَ ‏"‏ حِلُّوا وَأَصِيبُوا النِّسَاءَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ عَطَاءٌ وَلَمْ يَعْزِمْ عَلَيْهِمْ وَلَكِنْ أَحَلَّهُنَّ لَهُمْ ‏.‏ فَقُلْنَا لَمَّا لَمْ يَكُنْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ عَرَفَةَ إِلاَّ خَمْسٌ أَمَرَنَا أَنْ نُفْضِيَ إِلَى نِسَائِنَا فَنَأْتِيَ عَرَفَةَ تَقْطُرُ مَذَاكِيرُنَا الْمَنِيَّ ‏.‏ قَالَ يَقُولُ جَابِرٌ بِيَدِهِ - كَأَنِّي أَنْظُرُ إِلَى قَوْلِهِ بِيَدِهِ يُحَرِّكُهَا - قَالَ فَقَامَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فِينَا فَقَالَ ‏"‏ قَدْ عَلِمْتُمْ أَنِّي أَتْقَاكُمْ لِلَّهِ وَأَصْدَقُكُمْ وَأَبَرُّكُمْ وَلَوْلاَ هَدْيِي لَحَلَلْتُ كَمَا تَحِلُّونَ وَلَوِ اسْتَقْبَلْتُ مِنْ أَمْرِي مَا اسْتَدْبَرْتُ لَمْ أَسُقِ الْهَدْىَ فَحِلُّوا ‏"‏ ‏.‏ فَحَلَلْنَا وَسَمِعْنَا وَأَطَعْنَا ‏.‏ قَالَ عَطَاءٌ قَالَ جَابِرٌ فَقَدِمَ عَلِيٌّ مِنْ سِعَايَتِهِ فَقَالَ ‏"‏ بِمَ أَهْلَلْتَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ بِمَا أَهَلَّ بِهِ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ فَقَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ فَأَهْدِ وَامْكُثْ حَرَامًا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ وَأَهْدَى لَهُ عَلِيٌّ هَدْيًا فَقَالَ سُرَاقَةُ بْنُ مَالِكِ بْنِ جُعْشُمٍ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَلِعَامِنَا هَذَا أَمْ لأَبَدٍ فَقَالَ ‏"‏ لأَبَدٍ ‏"‏ ‏.‏
Bana (yine) Muhammed b. Hatim rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd, İbni Cüreyc'den rivayet etti. (Demişki): Bana Ata' haber verdi. (Dediki): Câbir b. Abdillâh (Radiyallahû anhüma)'yi yânımda bulunan bâzı kimseler içinde şunu söylerken işittim: «Biz, Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ashabı yalnız hacca niyet ettik.» Atâ' demiş ki: Câbir şunu söyledi: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Zi'l-Hicce'nin dördüncü sabahı gelerek ihramdan çıkmamızı bize emir buyurdu.» Yine Atâ' şöyle demiş: «Câbir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : —İhramdan çıkın da kadınlarınızla cima' edin ! buyurdular; dedi.» Atâ' şunu da söylemiş: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ashabına (kadınlarla cima' etmeyi) kat'î olarak emir buyurmamış, lâkin kadınları, onlara helâl kılmıştır.» (Hz. Câbir sözüne şöyle devam etmiş) : «Biz: — Arafe ile aramızda ancak beş gece kalmışken Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kadınlarımızla cima' etmeyi, sonra zekerlerimizden meni damlayarak Arafat'a gelmemizi bize emir buyurdu? dedik.» Câbir (bunu söylerken) eliyle işaret ederek Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) aramızda ayağa kalktı, diye işaret etti. Elini hareket ettirerek yaptığı işareti hâlâ görür gibiyim. Sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuş: — Bilirsiniz ki ben, sizin Allah'dan en ziyâde korkanınız, en doğru söyleyeniniz ve en iyinizim. Yanımda hediyim olmasaydı mutlaka ben de sizin çıktığınız gibi ihramdan çıkardım. Arkamda bıraktığım şu iş bir daha önüme çıksaydı yanımda hedy getirmezdim. Öyle ise ihramdan çıkın! (Câbir dediki) : «Bunun üzerine hemen ihramdan çıktık (Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in emrini dinledik ve itaat ettik.» Atâ' diyor ki: Câbir şunları söyledi. «Az sonra Ali vergi toplamaktan geldi, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona: — Neye niyet ettin? diye sordu. Ali: — Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) neye niyetlendiyse ben de ona niyet ettim; cevâbını verdi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona : — Hedy gönder ve İhrâmlı olarak bekle! buyurdu. Alî, ona bir hedy kurbanı verdi. Bunun üzerine Sürâkatü'bnü Mâlik b. Cu'şum: — Yâ Resûlallah! Bu iş, yalnız bu seneye mi mahsûs, yoksa ebediyen devam edecek mi? diye sordu. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — Ebediyen devam edecek! buyurdular

Kaynak, bu rivayet için derece kaydetmiyor.

Her rivayetin altında, veri kümesinin kendi çevirisi olduğu gibi gösterilir. Bu çeviri bir çevirmen adı belirtmez, hakları doğrulanmamıştır ve kimse onu Arapçasıyla karşılaştırmamıştır; bazı rivayetlerin çevirisi yoktur. Asıl metin Arapçadır.

Kitap 15 · The Book of Pilgrimage

Arapça metin, numaralandırma, kitap adları ve dereceler, açık bir veri kümesinde (hadith-api) nasıl yer alıyorsa aynen öyle gösteriliyor. Sabīl bu verinin doğruluğunu da haklarını da henüz doğrulamadı; ilmî incelemesi de başlamadı. O zamana kadar bir rivayete dayanmadan önce onu basılı bir nüshayla karşılaştırın.