İçeriğe geç
Sahîh-i Müslim

No. 469

No. 469Kitap 1, no. 375Arapça numaralandırma: 191.01
حَدَّثَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ، وَإِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، كِلاَهُمَا عَنْ رَوْحٍ، قَالَ عُبَيْدُ اللَّهِ حَدَّثَنَا رَوْحُ بْنُ عُبَادَةَ الْقَيْسِيُّ، حَدَّثَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي أَبُو الزُّبَيْرِ، أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يُسْأَلُ عَنِ الْوُرُودِ، فَقَالَ نَجِيءُ نَحْنُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ عَنْ كَذَا، وَكَذَا، انْظُرْ أَىْ ذَلِكَ فَوْقَ النَّاسِ - قَالَ - فَتُدْعَى الأُمَمُ بِأَوْثَانِهَا وَمَا كَانَتْ تَعْبُدُ الأَوَّلُ فَالأَوَّلُ ثُمَّ يَأْتِينَا رَبُّنَا بَعْدَ ذَلِكَ فَيَقُولُ مَنْ تَنْظُرُونَ فَيَقُولُونَ نَنْظُرُ رَبَّنَا ‏.‏ فَيَقُولُ أَنَا رَبُّكُمْ ‏.‏ فَيَقُولُونَ حَتَّى نَنْظُرَ إِلَيْكَ ‏.‏ فَيَتَجَلَّى لَهُمْ يَضْحَكُ - قَالَ - فَيَنْطَلِقُ بِهِمْ وَيَتَّبِعُونَهُ وَيُعْطَى كُلُّ إِنْسَانٍ مِنْهُمْ - مُنَافِقٍ أَوْ مُؤْمِنٍ - نُورًا ثُمَّ يَتَّبِعُونَهُ وَعَلَى جِسْرِ جَهَنَّمَ كَلاَلِيبُ وَحَسَكٌ تَأْخُذُ مَنْ شَاءَ اللَّهُ ثُمَّ يَطْفَأُ نُورُ الْمُنَافِقِينَ ثُمَّ يَنْجُو الْمُؤْمِنُونَ فَتَنْجُو أَوَّلُ زُمْرَةٍ وُجُوهُهُمْ كَالْقَمَرِ لَيْلَةَ الْبَدْرِ سَبْعُونَ أَلْفًا لاَ يُحَاسَبُونَ ثُمَّ الَّذِينَ يَلُونَهُمْ كَأَضْوَإِ نَجْمٍ فِي السَّمَاءِ ثُمَّ كَذَلِكَ ثُمَّ تَحِلُّ الشَّفَاعَةُ وَيَشْفَعُونَ حَتَّى يَخْرُجَ مِنَ النَّارِ مَنْ قَالَ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَكَانَ فِي قَلْبِهِ مِنَ الْخَيْرِ مَا يَزِنُ شَعِيرَةً فَيُجْعَلُونَ بِفِنَاءِ الْجَنَّةِ وَيَجْعَلُ أَهْلُ الْجَنَّةِ يَرُشُّونَ عَلَيْهِمُ الْمَاءَ حَتَّى يَنْبُتُوا نَبَاتَ الشَّىْءِ فِي السَّيْلِ وَيَذْهَبُ حُرَاقُهُ ثُمَّ يَسْأَلُ حَتَّى تُجْعَلَ لَهُ الدُّنْيَا وَعَشَرَةُ أَمْثَالِهَا مَعَهَا ‏.‏
Bana Ubeydullah b. Said ve İshak b. Mansur, ikisi Ravh'dan tahdis etti. Ubeydullah dedi ki: Bize Ravh b. Ubade el-Kaysi tahdis etti, bize İbn-i Cüreyc tahdis edip dedi ki: Bana Ebu'z-Zübeyr'in tahdis ettiğine göre o Cabir b. Abdillah'a vurud (geliş) hakkında soru sorulurken dinlemiş (Cabir) şöyle demiştir: Bizler kıyamet gününde filan ve filan yerden geleceğiz. Bunların hangisinin insanların üstünde olduğuna bir bak. (Cabir devamla) dedi ki: Ümmetler putlarıyla ve tapındıkları şeylerle bir bir çağrılacak. Sonra Rabbimiz bize gelip: Kimi bekliyorsunuz diyecek, onlar: Rabbimizi bekliyoruz diyecekler. Ben Rabbinizim diyecek, onlar sana bakmadan kabul etmeyiz, diyecekler. Onlara gülerek tecelli edecek. Sonra onları alıp gidecek, onlar da arkasından gidecekler. Münafık yahut mümin olsun onlardan her bir insana bir nur verilecek, onlar da onun arkasından gidecekler. Cehennem üzerindeki köprü üzerinde ise kancalar ve dikenler olacaktır. Allah'ın dilediği kimseleri yakalayacaklar. Sonra münafıkların nuru sönecek, sonra müminler kurtulacak. İlk zümre yüzleri ondördündeki ay gibi kurtulacaklar. Bunlar yetmiş bin kişi olup hesaba çekilmeyecekler sonra onların arkasından gelecekler semadaki bir yıldızın ışıkları gibi gelecekler sonra bu şekilde (gelmeye devam edecekler). Sonra şefaate izin verilecek. Cehennem ateşinden la ilahe illallah deyip, kalbinde bir arpa ağırlığınca hayır namına bir şeyler bulunan kimseler çıkıncaya kadar şefaat edecekler. Bu çıkarılanlar cennetin içine bırakılacaklar. Cennet ehli onların üzerine su dökmeye başlayacaklar, nihayet bunlar selde gelen bir şeyin bitmesi gibi bitecekler. Onun (her birinin) ateş yanığı gidecek sonra ona dünya ve onunla birlikte on misli verilinceye kadar dilekte bulunacak. Bunu yalnız Müslim rivayet etmiştir; Tuhfetu'l-Eşraf, 2841 DAVUDOĞLU ŞERHİ İÇİN buraya tıklayın

Kaynak, bu rivayet için derece kaydetmiyor.

Her rivayetin altında, veri kümesinin kendi çevirisi olduğu gibi gösterilir. Bu çeviri bir çevirmen adı belirtmez, hakları doğrulanmamıştır ve kimse onu Arapçasıyla karşılaştırmamıştır; bazı rivayetlerin çevirisi yoktur. Asıl metin Arapçadır.

Kitap 1 · The Book of Faith

Arapça metin, numaralandırma, kitap adları ve dereceler, açık bir veri kümesinde (hadith-api) nasıl yer alıyorsa aynen öyle gösteriliyor. Sabīl bu verinin doğruluğunu da haklarını da henüz doğrulamadı; ilmî incelemesi de başlamadı. O zamana kadar bir rivayete dayanmadan önce onu basılı bir nüshayla karşılaştırın.