İçeriğe geç
Açıklamalı hadisler

Bilgili kişi uykuya dalar. O uyurken emanet kalbinden silinir. Emanetin izi, nokta halinde, yanık yeri gibi kalır. Sonra o kişi bir uyku daha uyurken emanetin geri kalanı da alınır. Bunun izi de balta sallayan bir işçinin avucundaki kabarcık gibi kalır.

عن حذيفة بن اليمان رضي الله عنه قال: حَدَثَنا رسول الله صلى الله عليه وسلم حدِيثَين قَد رَأَيتُ أَحَدَهُما وأنا أنتظر الآخر: حدثنا أنَّ الأمَانة نَزَلَت في جَذر قُلُوب الرِّجال، ثمَّ نزل القرآن فَعَلِموا مِن القرآن، وعَلِمُوا مِن السُنَّة، ثمَّ حدَّثنا عن رفع الأمانة، فقال: «يَنَامُ الرَّجُلُ النَّومَة فَتُقْبَضُ الأَمَانَةُ مِنْ قَلْبِهِ، فَيَظَلُّ أَثَرُهَا مِثلَ الوَكْتِ، ثُمَّ يَنَامُ النَّومَةَ فَتُقبَض الأَمَانَة مِن قَلْبِه، فَيَظَلُّ أَثَرُها مِثل أَثَر المَجْلِ، كَجَمْرٍ دَحْرَجْتَهُ عَلى رِجْلِكَ فَنَفِطَ، فَتَرَاهُ مُنْتَبِراً وَلَيس فِيه شَيء»، ثم أَخَذ حَصَاةً فَدَحْرَجَه على رجله «فَيَصبَح النَّاس يَتَبَايَعُون، فَلاَ يَكَاد أَحَدٌ يُؤَدِّي الأَمَانَةَ حَتَّى يُقَال: إِنَّ فِي بَنِي فُلاَن رَجُلاً أَمِيناً، حَتَّى يُقَال للرَّجُل: مَا أَجْلَدَهُ! مَا أَظْرَفَه! مَا أَعْقَلَه! وَمَا فِي قَلبِه مِثْقَالُ حَبَّة مِن خَرْدَل مِنْ إيمان»، ولَقَد أتى عَلَيَّ زَمَان وما أُبَالي أَيُّكُم بَايعت: لئِن كان مُسلِمًا لَيَرُدَنَّه عَلَيَّ دِينه، وَإِن كان نصرانيا أو يهوديا ليَرُدنَّه عَلَيَّ سَاعِيه، وأَمَّا اليوم فَمَا كُنت أَبَايِعُ مِنكُم إِلاَّ فُلاَنا وفُلاَناً».
Huzeyfe -radıyallahu anh- şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bizlere iki olay anlattı ki ben onlardan birini gördüm. Diğerini de beklemekteyim.Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle anlattı: Emanet, salih kimselerin gönüllerinin derinliğine indi. Sonra onlar Kur’an’ı ve sünneti öğrendiler.''Sonra Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bize ilmin kaldırılmasını anlattı:''Bilgili kişi uykuya dalar. O uyurken emanet kalbinden silinir. Emanetin izi, nokta halinde, yanık yeri gibi kalır. Sonra o kişi bir uyku daha uyurken emanetin geri kalanı da alınır. Bunun izi de balta sallayan bir işçinin avucundaki kabarcık gibi kalır. Şu halde emanet, senin ayağına düşürdüğün bir ateş parçasının düştüğü yeri şişirip senin onu bir kabarcık şeklinde görmen gibidir. Hâlbuki o kabarcıkta bir şey yoktur. İnsanlar sabaha erip alış verişe başlarlar. Hiç kimse emaneti eda etmek imkânını bulamaz! ‘Falan oğulları içinde emin bir adam vardır, emaneti ona verelim’ denilir. Bir kimse için ‘Ne akıllı, ne zarif, ne de güçlü!’ denilir. Hâlbuki onun kalbinde hardal tanesi kadar iman yoktur!''Huzeyfe -radıyallahu anh- şöyle demiştir: Bana öyle bir zaman geldi ki o zamanda ben ‘kiminle alış veriş edeceğim?’ diye tasalanmazdım! Eğer alışveriş yaptığım Müslüman ise onu, beni aldatmaktan İslam alıkoyardı. Yok, Hristiyan ise onu da vali alıkoyardı. Bugün ise ben falan ve falandan başka kimseyle alışveriş yapamıyorum.''
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Hadis emanetin kalplerden pederpey gideceğini açıklamaktadır.Eğer ondan ilk bölüm giderse nuruda gider ve arkasında yanık yer gibi kalır.O da kendinden önceki renge zıt olan izi gibi bir iz kalır.Eğer başka bir şeyde giderse kabarcık kalır ki o da sağlam bir iz olup biraz zaman geçtikten sonra kaybolur.Bu karanlık kendinden önce gelenin üzerindedir.Sonra da kalbe düşen ve kaldıktan sonra çıkan o nurun kaybolmasını ve onu karanlığın takip etmesini ayağına bir koru koyup yuvarlamasın ve onun ayakta iz bırakmasına benzetiyor.Sonra da o kor kaybolur kabarcık kalır.Taşı alıp ayağında yuvarlamasıyla daha fazla açıklama ve izah etmeyi istemiştir.(İnsanlar sabaha erişirler) emanetin kalktığı o uykudan sonra,(alış verişe başlarlar).Onlardan biri emaneti eda etmeye yaklaşır.Fiili olarak edasının yanında hatta şöyle denir.Bu özelliğin değerinden ve bununla nitelenen kişinin meşhur olmasından dolayı falan oğulları içinde emin bir adam vardır, emaneti ona verelim’ denilir.Bir kimse için (Ne de güçlü!)iş yapma konusunda.(Ne zarif) Ne akıllı (Uyanıklığı ve zekası) denilir.Hâlbuki onun kalbinde hardal tanesi kadar iman yoktur! Onun şubelerinden olan emanetin olması hiç mümkün değildir.Bana öyle bir zaman geldi ki o zamanda ben ‘kiminle alış veriş edeceğim?’ diye tasalanmazdım!Yani beyat ettiğim kişi konusunda önemsemem çünkü bildiğim üzere emanet kalmamıştır.İnsanlarda ahde vefa vardır.İnsanlara olan güvenim ve onların emin olmaları sebebiyle karşılaştığım kişişinin durumunu araştırmadan ona beyat etmek için adım atardım.Ama bugün azı müstesna emanet kayboldu bunun için de dedi ki:Bugün ise ben falan ve falandan başka kimseyle alışveriş yapamıyorum.''Yani bildiğim ve güvendiğim kişiler.Kirmânî dedi ki:Emanetin kaldırılması Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in zamanında ortaya çıktı diye söyledim.

Kaynakça

صحيح البخاري، تأليف: محمد بن إسماعيل البخاري، تحقيق: محمد زهير بن ناصر الناصر، دار طوق النجاة ترقيم محمد فؤاد عبدالباقي، ط 1422هـ. صحيح مسلم، تأليف: مسلم بن حجاج النيسابوري، تحقيق: محمد فؤاد عبدالباقي، دار إحياء التراث العربي. بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، تأليف: سليم بن عيد الهلالي، دار ابن الجوزي. نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، تأليف: مصطفى الخن ومصطفى البغا ومحي الدين مستو وعلي الشربجي ومحمد لطفي، مؤسسة الرسالة، ط 14، عام 1407 - 1987. دليل الفالحين لطرق رياض الصالحين، تأليف: محمد علي بن محمد البكري الصديقي، عناية: خليل مأمون شيحا، الناشر: دار المعرفة، ط.4، 1425هـ. رياض الصالحين، للنووي، نشر: دار ابن كثير للطباعة والنشر والتوزيع، دمشق – بيروت، تحقيق: ماهر ياسين الفحل، الطبعة الأولى، 1428هـ - 2007م. كنوز رياض الصالحين، نشر: دار كنوز إشبيليا، الطبعة: الأولى، 1430ه 2009م.

Bu hadis HadeethEnc.com’da
Kıyamet Alametleri

Buradaki her hadis, derece, açıklama ve fayda, HadeethEnc.com’un yayımladığı şekliyle, yeniden yayım şartlarına uygun olarak gösterilir. Derece, hükmü vereni belirtmez. Çeviriler ve açıklamalar yazarlarına aittir ve bazıları hüküm bildirir; Sabīl’in inceleyenleri bunları gözden geçirmemiştir. Asıl metin Arapça hadistir. Kaynak: HadeethEnc.com