Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-, bir Müslümanın ihtiyat amacıyla Ramazan’dan bir veya iki gün önce oruç tutmasını yasaklamıştır. Çünkü Ramazan orucunun farz oluşu hilalin görülmesine bağlanmıştır; bu konuda gereksiz zorlama ve tedbire ihtiyaç yoktur. Ancak bir gün tutup bir gün tutmamak (Davud orucu) ya da Pazartesi-Perşembe orucu gibi alışılagelmiş düzenli bir orucu olan ve bu günleri o vakte denk gelen kimse, o orucunu tutsun. Çünkü bunun ramazanı (önceden) karşılamakla hiçbir ilgisi yoktur. Kaza ve adak gibi farz olan oruçlar da bu istisnai duruma dâhildir.
- (Dinde) aşırılığa kaçmanın yasaklanması; ibadetlerin, şeriatta belirlendiği şekliyle, üzerinde hiçbir artırma veya eksiltme yapılmadan aynen korunmasının farziyeti ifade edilmiştir.
- Bunun hikmetlerinden biri -Allah en iyi bilendir- farz ibadetlerle nafile ibadetleri birbirinden ayırmaktır. Ayrıca ramazana istek ve zindelikle hazırlanmak ve orucun, o faziletli aya mahsus ayırt edici bir şiar olmasıdır.
صحيح البخاري (3/ 28) (1914). صحيح مسلم (2/ 762) (1082). تيسير العلام، لعبد الله البسام (ص313). تنبيه الأفهام شرح عمدة الإحكام، لابن عثيمين (3/ 412).