İçeriğe geç
Açıklamalı hadisler

Emr-i Bi'l-Maruf Nehyi Ani'l-Münkerin Hükmü

4 hadis

Şüphesiz ki insanlar zalimi görüp de onun zulmüne engel olmazlarsa, Allah’ın kendi katından göndereceği bir azabı hepsine umumileştirmesi yakındır

عَنْ أَبِي بَكْرٍ الصِّدِّيقِ رضي الله عنه أَنَّهُ قَالَ: أَيُّهَا النَّاسُ، إِنَّكُمْ تَقْرَؤُونَ هَذِهِ الآيَةَ: {يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا عَلَيْكُمْ أَنْفُسَكُمْ لاَ يَضُرُّكُمْ مَنْ ضَلَّ إِذَا اهْتَدَيْتُمْ}، وَإِنِّي سَمِعْتُ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ: «إِنَّ النَّاسَ إِذَا رَأَوْا الظَّالِمَ فَلَمْ يَأْخُذُوا عَلَى يَدَيْهِ أَوْشَكَ أَنْ يَعُمَّهُمُ اللَّهُ بِعِقَابٍ مِنْهُ».
Ebû Bekir es-Sıddîk -radıyallahu anh- şöyle demiştir: Ey insanlar! Şüphesiz siz şu ayeti okuyorsunuz: {Ey iman edenler! Siz kendinize bakın! Doğru yolda iseniz sapıtan kimse size zarar veremez.} Oysa ben Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’i şöyle buyururken işittim: «Şüphesiz ki insanlar zalimi görüp de onun zulmüne engel olmazlarsa, Allah’ın kendi katından göndereceği bir azabı hepsine umumileştirmesi yakındır.»
Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî (Sünen-i) el-Kübrâ'da, İbn Mâce ve Ahmed rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama

Ebû Bekir es-Sıddık -radıyallahu anh- insanların şu ayeti okuduğunu haber vermiştir: {Ey iman edenler! Siz kendinize bakın. Siz doğru yolda olunca sapan kimse size zarar veremez.} [Mâide Suresi: 105] Bundan, kişinin yalnızca kendini ıslah etmeye çalışması gerektiğini, bundan sonra sapıklık içinde olan kimselerin sapıklıklarından kendisine zarar gelmeyeceğini, iyiliği emredip kötülükten men etmelerinin zorunlu olmadığını anlıyorlardı! Bunun üzerine onlara durumun böyle olmadığını ve Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-'i şöyle söylerken işittiğini bildirmiştir: Eğer insanlar zalimi görürler ve onu engellemeye güçleri yettiği halde zulmüne engel olmazlarsa, Allah; kötülük yapana da, sessiz kalana da, kendi katından azabı hepsinin üzerine indirmesi uzak değildir.

Faydalar
  1. Birbirine öğüt vermek, iyiliği emretmek, kötülükten sakındırmak Müslümanların görevidir.
  2. Allah'ın genel cezası, zalimi zulmünden dolayı kapsadığı gibi, engellemeye gücü yettiği halde engel olmayan ve sessiz kalan kişiyi de kapsar.
  3. Halkın eğitilmesi ve Kur'an metinlerini doğru şekilde anlamaları sağlanmalıdır.
  4. İnsanın, Allah -Azze ve Celle-'nin kitabını anlamaya özen göstermesi gerekir. Öyle ki Allah Teâlâ'nın kastettiğinden başka bir şekilde anlamasın.
  5. İyiliği emretmeyi ve kötülükten sakındırmayı terk eden kimse, hidayete kavuşamaz.
  6. Ayetin doğru tefsiri: Kendinizi günahtan korumaya devam edin. Eğer günahlardan kendinizi korursanız, iyiliği emretme, kötülükten sakındırma konusunda aciz kalırsanız haramları işleyerek sapan kişinin hatası, size zarar vermez.
Kaynakça

سنن الترمذي (4/ 40) (2168). سنن أبي داود (6/ 393) (4338). السنن الكبرى للنسائي (10/ 88) (11092). سنن ابن ماجه (5/ 139) (4005). مسند أحمد (1/ 197) (16). بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، لسليم الهلالي (1/ 286). كنوز رياض الصالحين، مجموعة من الباحثين (4/ 126). شرح رياض الصالحين، لابن عثيمين (2/ 454). نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين (1/ 218).

Bu hadis HadeethEnc.com’da

«Nefsim (canım) elinde olan Allah'a yemin olsun ki; ya iyiliği emreder kötülükten sakındırırsınız ya da Allah yakında sizin üzerinize öyle bir bela gönderir de sonra Allah'a dua edersiniz de duanız kabul edilmez.»

عن حذيفة بن اليمان رضي الله عنهما عن رسول الله صلى الله عليه وسلم أنه قال: «وَالَّذِي نَفسِي بِيَدِه، لَتَأْمُرُنَّ بِالمَعرُوف، وَلَتَنهَوُنَّ عَنِ المُنْكَر؛ أَو لَيُوشِكَنَّ الله أَن يَبْعَثَ عَلَيكُم عِقَاباً مِنْه، ثُمَّ تَدعُونَه فَلاَ يُسْتَجَابُ لَكُم».
Huzeyfe b. Yemân -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Nefsim (canım) elinde olan Allah'a yemin olsun ki; ya iyiliği emreder kötülükten sakındırırsınız ya da Allah yakında sizin üzerinize öyle bir bela gönderir de sonra Allah'a dua edersiniz de duanız kabul edilmez.»
Tirmizî rivayet etmiştir - Ahmed rivayet etmiştirDereceHasen Hadis
Açıklama

«Canım elinde olan zata yemin ederim ki» cümlesi yemin cümlesidir. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bununla Allah'a yemin etmiştir. Çünkü kulların canları Aziz ve Celîl olan Allah'ın elindedir. Dilerse doğru yola iletir, dilerse saptırır, dilerse öldürür, dilerse hayatta bırakır. Kısacası bütün canlar, hidayet ve dalalet,hayat ve ölüm, öldürme, her türlü tasarruf ve işlerinin çekip çevrilmesi yönüyle Allah'ın elindedir. Allah Tebâreke ve Teâlâ'nın buyurduğu gibi: "Nefse ve ona birtakım kabiliyetler verene,sonra da ona iyilik ve kötülükleri ilham edene yemin ederim ki.'' (Şems Suresi:7-8) Yani nefisler sadece Allah'ın elindedir. Bundan dolayı Allah'ın Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- böyle yemin etmiştir. Allah Rasûlu -sallallahu aleyhi ve sellem-, bu şekilde yemini çok yapardı.''Nefsim elinde bulunan Allah'a yemin ederim ki'' derdi. Ayrıca ''Muhammed'in nefsi/canı elinde bulunan Allah'a yemin ederim ki'' derdi.Çünkü Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in nefsi, nefislerin en hoşudur. Nefislerin en hoşu olduğu için onunla yemin etmiştir. Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-, yemin ettikten sonra üzerine yemin ettiği şeyi zikretmiştir ki o da şudur: Ya iyiliği (marufu) emreder ve münkerden (kötülükten) alıkoyarız, ya da yüce Allah bize öyle bir azap gönderir ki, azap sonrası Allah'a yalvarırız da duamız kabul edilmez.

Kaynakça

بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، سليم بن عيد الهلالي، دار ابن الجوزي، الدمام، الطبعة: الأولى 1415هـ. سنن الترمذي، محمد بن عيسى الترمذي، تحقيق وتعليق: أحمد محمد شاكر، ومحمد فؤاد عبد الباقي، وإبراهيم عطوة عوض، شركة مكتبة ومطبعة مصطفى البابي الحلبي، مصر، الطبعة: الثانية، 1395هـ- 1975م. رياض الصالحين من كلام سيد المرسلين، أبو زكريا محيي الدين النووي، تحقيق ماهر الفحل، دار ابن كثير، دمشق، بيروت، الطبعة: الأولى 1428هـ، 2007م. رياض الصالحين من كلام سيد المرسلين، أبو زكريا محيي الدين النووي، تحقيق: عصام هادي، وزارة الأوقاف والشؤون الإسلامية القطرية، دار الريان، بيروت، الطبعة: الرابعة 1428هـ. كنوز رياض الصالحين، مجموعة من الباحثين برئاسة حمد بن ناصر العمار، كنوز إشبيليا، الرياض، الطبعة: الأولى 1430هـ، 2009م. شرح رياض الصالحين، محمد بن صالح العثيمين، دار الوطن، الرياض، الطبعة: 1426هـ. صحيح الجامع الصغير وزيادته، محمد ناصر الدين الألباني، المكتب الإسلامي، بيروت، الطبعة: الثالثة 1408هـ. مسند الإمام أحمد بن حنبل، أحمد بن حنبل أبو عبدالله الشيباني، تحقيق: شعيب الأرنؤوط وعادل مرشد، وآخرون، تحت إشراف: عبد الله بن عبد المحسن التركي، مؤسسة الرسالة، الطبعة: الأولى1421هـ، 2001م. نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، مجموعة من الباحثين، مؤسسة الرسالة، بيروت، الطبعة: الرابعة عشر 1407هـ، 1987م.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

‌Kim bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin. Şayet eliyle değiştirmeye gücü yetmezse, diliyle değiştirsin. Diliyle değiştirmeye de gücü yetmezse, kalbiyle buğzetsin, bu imanın en zayıf derecesidir

عن أبي سعيد الخُدْريِّ رضي الله عنه قال: سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول: «‌مَنْ ‌رَأَى ‌مِنْكُمْ ‌مُنْكَرًا فَلْيُغَيِّرْهُ بِيَدِهِ، فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِعْ فَبِلِسَانِهِ، فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِعْ فَبِقَلْبِهِ، وَذَلِكَ أَضْعَفُ الْإِيمَانِ».
Ebû Saîd el-Hudrî -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in şöyle söylediğini işittim: «‌Kim bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin. Şayet eliyle değiştirmeye gücü yetmezse, diliyle değiştirsin. Diliyle değiştirmeye de gücü yetmezse, kalbiyle buğzetsin, bu imanın en zayıf derecesidir.»
Müslim rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- imkân nispetinde kötü ve yanlış olanı değiştirmeyi emreder; kötü ve yanlış olan, Allah ve Rasulü’nün yasakladığı her şeydir. Bundan dolayı bir kimse bir kötülük görürse, gücü yetiyorsa bunu eliyle değiştirmesi gerekir. Şayet buna gücü yetmiyor ise dili ile değiştirsin. Bu da bu kötülüğü yapana yaptığı şeyin zararını açıklayarak ve onu bu kötülük yerine iyiliğe yönlendirerek olur. Buna da gücü yetmez ise, bu kötülüğe kalbinden nefret ederek değiştirmeye çalışsın ve değiştirmeye gücüm olsaydı şüphesiz değiştirmeye çalışırdım kararlılığında olsun. Kalp ile kötülüğü değiştirmeye çalışmak imanın en zayıf mertebesidir.

Faydalar
  1. Bu hadis, kötülüğü değiştirme mertebelerinin açıklanmasındaki asılları ifade etmektedir.
  2. Kötülüğü yasaklamak kademeli olarak emredilmiştir. Herkes gücü ve kudreti ölçüsünde değiştirmeye çalışır.
  3. Kötülükten sakındırmak, dinde sorumluluğu hiç kimseden düşmeyen büyük bir husustur ve her Müslüman, gücüne göre onunla sorumlu tutulur.
  4. İyiliği emredip kötülükten sakındırmak imanın özelliklerindendir ve iman artar ve eksilir.
  5. Kötülüğü yasaklarken yapılan bu işin kötü olduğu ilmine sahip olma şartı vardır.
  6. Kötülüğü inkâr ederken kendisinden daha büyük bir kötülükle sonuçlanmama şartı vardır.
  7. Kötülükten sakındırma hususunda bir Müslümanın öğrenmesi gereken adabı ve şartları vardır.
  8. Kötülüğü inkâr ederken şeri siyaset, ilim ve basirete ihtiyaç vardır.
  9. Kalp ile bu kötülüğü inkâr etmemek imanın zayıflığına işaret eder.
Kaynakça

صحيح مسلم (1/ 69). جامع العلوم والحكم (2/245). المعين على تفهم الأربعين (ص 393). شرح الأربعين النووية للعثيمين (ص: 336). البحر المحيط الثجاج (2/204). فتح القوي المتين للعباد (ص 116).

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Sizden hiç kimse, gördüğü veya bildiği bir hakkı söylemekten insanlardan korktuğu için geri durmasın

عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَنَّهُ قَالَ: «لَا يَمْنَعَنَّ رَجُلًا مِنْكُمْ مَخَافَةُ النَّاسِ أَنْ يَتَكَلَّمَ بِالْحَقِّ إِذَا رَآهُ أَوْ عَلِمَهُ».
Ebû Saîd el- Hudrî -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Sizden hiç kimse, gördüğü veya bildiği bir hakkı söylemekten insanlardan korktuğu için geri durmasın.»
Tirmizî, İbn Mâce ve Ahmed rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama

Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- sahabelerine hitaben yaptığı konuşmada, tavsiyeleri arasında insanların korkusu, saygınlığı ve gücünün, bir Müslümanın hakkı söylemesine veya hakkı görüp bildiği takdirde emretmesine engel olmaması gerektiği de yer almıştır.

Faydalar
  1. İnsanlardan korkarak hakkı gizlemek, aksine onu açıkça ortaya koyup dile getirmek teşvik edilmiştir.
  2. Hakkı (doğruyu) söylemek; bunu dile getirirken edep sınırlarına bağlı kalmamak demek değildir. Aksine doğruyu söylerken de hikmete, güzel öğüde ve tatlı dilli olmaya bağlı kalmak gerekir.
  3. Münkeri (kötülüğü) reddetmek/engellemek farzdır. Allah Teâlâ'nın hakkı, insanların çıkarlarıyla çeliştiğinde O'nun hakkını öne çıkarmak gerekir.
Kaynakça

سنن الترمذي (4/ 53) (2191). سنن ابن ماجه (5/ 141) (4007). مسند أحمد (17/ 490) (11403).

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Buradaki her hadis, derece, açıklama ve fayda, HadeethEnc.com’un yayımladığı şekliyle, yeniden yayım şartlarına uygun olarak gösterilir. Derece, hükmü vereni belirtmez. Çeviriler ve açıklamalar yazarlarına aittir ve bazıları hüküm bildirir; Sabīl’in inceleyenleri bunları gözden geçirmemiştir. Asıl metin Arapça hadistir. Kaynak: HadeethEnc.com