Usâme b. Zeyd -radıyallahu anh-'a denildi ki: Osman b. Affân -radıyallahu anh-'ın yanına gidip, insanlar arasında meydana gelen fitne hakkında konuşup o fitneyi söndürmek için çaba sarf edebilir misin? Bunun üzerine onlara şu cevabı verdi: "Onunla gizlice konuştum; çünkü maksadım, fitneyi körüklemek değil, maslahat sağlamaktır. Emirlere (idarecilere) alenen itirazda bulunmak istemiyorum. Zira bu, halifeye karşı saygısızlığa ve fitneye yol açar. Ben de bu kapıyı ilk açan kişi olmak istemem. Bunun üzerine Usâme -radıyallahu anhumâ- şöyle dedi: Emirlere (idarecilere) gizlice nasihat ederim; ancak kim olursa olsun, onlara dalkavukluk yapmam ve yüzlerine haksız yere övgüler dizmem." Bunu, Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem'in şu hadisini işittikten sonra söyledi: Kıyamet günü bir adam getirilir ve Cehenneme atılır. Şiddetli sıcaklık ve azap nedeniyle bağırsakları hızla karnından dışarı çıkar. O, bu bağırsaklarıyla Cehennemde, değirmen taşı etrafında dönen bir eşek gibi döner. Bunun üzerine Cehennem ehli onun etrafında halka oluşturur ve ona şöyle derler: Ey filanca, sen iyiliği emredip kötülükten sakındırmıyor muydun?! O da şöyle der: İyiliği emrederdim ama kendim yapmazdım, kötülükten sakındırırdım ama kendim yapardım, der.
- Yöneticilere nasihat etmenin temel prensibi, bunun nasihat eden kimse ile yöneticiler arasında olması ve nasihat edenin bunu toplum içinde söylememesidir.
- Sözleri eylemleriyle çelişenlere yönelik ağır bir tehdit içermektedir.
- Yöneticilere karşı edepli olup nazik davranmak, iyiliği emredip, kötülükten sakındırmak gerekir.
- Yöneticilere karşı hakkı söylerken yaltaklık yapmak ve bunun tersini göstermek kınanmıştır. Bu batıl sözlerle yaltaklık yapan kimsenin durumu gibidir.
صحيح البخاري (4/ 121) (3267). صحيح مسلم (4/ 2290) (2989). كنوز رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين (4/ 143). شرح رياض الصالحين، لابن عثيمين (2/ 358). تطريز رياض الصالحين، لفيصل آل مبارك (ص156). نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين (1/ 220).