İçeriğe geç
Açıklamalı hadisler

Ziyaret ve İzin İsteme Adabı

12 hadis

«Allah’a ve âhiret gününe iman eden kimse komşusuna iyilik etsin, ikramda bulunsun.» Sahabeler: Ey Allah'ın Rasûlü! Misafirin (caizesi) ikramı nedir? diye sordular. O (sallallahu aleyhi ve sellem) da şöyle buyurdu: «Misafiri, bir gün ve bir gece ağırlamaktır. Misafirlik üç gün gündür. Bundan sonrası da ona sadakadır.»

عن أبي شُريح خُويلد بن عمرو الخزاعي عن النبي صلى الله عليه وسلم أنه قال: «مَنْ كَان يُؤمِن بِاللهِ وَاليَومِ الآخِرِ فَلْيُكْرِم ضَيفَه جَائِزَتَه»، قَالوا: وما جَائِزَتُهُ؟ يَا رسول الله، قال: «يَومُهُ ولَيلَتُهُ، والضِّيَافَةُ ثَلاَثَةُ أَيَّامٍ، فَمَا كَانَ وَرَاءَ ذَلك فَهُوَ صَدَقَةٌ عَلَيه». وفي رواية: «لا يَحِلُّ لِمُسْلِمٍ أَنْ يُقِيمَ عِنْدَ أَخِيهِ حَتَّى يؤْثِمَهُ» قالوا: يَا رَسول الله، وَكَيفَ يُؤْثِمَهُ؟ قال: «يُقِيمُ عِندَهُ ولاَ شَيءَ لَهُ يُقرِيهِ بهِ».
Ebû Şureyh Huveylid b. Amr el-Huzâî -radıyallahu anh-'ın Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'den rivayet ettiğine göre şöyle buyurmuştur: «Allah’a ve Ahiret gününe iman eden kimse komşusuna iyilik etsin, ikramda bulunsun.» Sahabeler: Ey Allah'ın Rasûlü! Misafirin (caizesi) ikramı nedir? diye sordular. O (sallallahu aleyhi ve sellem) da şöyle buyurdu: «Misafiri, bir gün ve bir gece ağırlamaktır. Misafirlik üç gündür. Bundan sonrası da ona sadakadır.» Başka bir rivayette: «Bir müslümana, kardeşini günaha sokacak kadar onun yanında kalması caiz değildir.» (Sahabeler) Ey Allah'ın Rasûlü! Onu nasıl günaha sokar? diye sordular. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Kardeşinin yanında kalır ve (ev sahibinin misafirine) ikram edecek bir şeyi yoktur.»
Her iki rivayeti de Muttefekun Aleyh'dirDereceSahih Hadis
Açıklama

Ebû Şureyh el-Huzâî -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Kim Allah'a ve ahiret gününe ikram ederse misafirine ikram etsin.» Bu da misafire ikram etmeye teşvik ve hırslandırma babındandır. Misafire ikram etmek Allah'a ve Ahiret gününe imanın işaretlerindendir ve Allah'a ve Ahiret gününe imanın tam olduğunun göstergesidir. Misafire ikram şu şekilde olur: Güler yüz, güzel söz, üç gün yemek yedirmektir. Birinci günü gücü yettiği ve var olandan, daha sonraki günlerde kendini zorlamadan var olandan ikram ile olur. Misafirine ve kendi nefsine zorluk çıkarmaması için bunu böyle yapar. Üç günden sonra yapacağı ikram sadakadan sayılır, dilerse ikram eder dilemezse etmez.«Misafirine bir gün bir gece ikramda bulunsun, misafir etmek gecesiyle gündüzüyle üç gündür.» sözüne gelince; ilim adamları ödül anlamına gelen caize kelimesinin anlamı hakkında, misafire bir gün bir gece önem vermek demişlerdir. Her türlü iyilik ve hayırla misafire ikramda bulunmaktır. Ancak ikinci ve üçüncü güne gelecek olursak, ev sahibi misafiri evinde bulunan şeylerden doyurur. Normalde kendisinin yediği şeylerden fazlasını yapmaz. Ancak üç günden fazla olursa bu sadaka ve iyilik olur. Dilerse ikram eder diemezse etmez. Müslim'in rivayetinde ise: «Misafir, ev sahibinin yanında onu günaha sokacak kadar kalmaz.» Manası; misafirin, ev sahibinin yanında üç günden fazla kalarak onu günaha sokması caiz değildir. Çünkü ev sahibi çok kalmasından dolayı misafir hakkında gıybet edebilir, ona eziyet verecek şeyi sunabilir, onun hakkında caiz olmayan bir şeyi düşünebilir. Bütün bunlar eğer misafir ev sahibinin çağrması haricinde üç günden fazla kalırsa ona hamledilir. Bilinmesi gereken; misafire ikram etmek, gelen misafirin durumuna göre değişir. İnsanlardan bazıları o topluluğun önde gelenlerinden ve seçkinlerinden olabilir, onlara layık oldukları ikramda bulunulur. İnsanlardan bazıları orta halli olanlardandır, onlara da gereği gibi ikramda bulunulur. Bazıları da durum itibariyle daha alt tabakadan olan insanlardır.

Kaynakça

بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، لسليم الهلالي، ط1، دار ابن الجوزي، الدمام، 1415هـ. تطريز رياض الصالحين، للشيخ فيصل المبارك، ط1، تحقيق: عبد العزيز بن عبد الله آل حمد، دار العاصمة، الرياض، 1423 هـ. دليل الفالحين لطرق رياض الصالحين، لمحمد علي بن محمد بن علان، ط4، اعتنى بها: خليل مأمون شيحا، دار المعرفة، بيروت، 1425هـ. رياض الصالحين، للنووي، ط1، تحقيق: ماهر ياسين الفحل، دار ابن كثير، دمشق، بيروت، 1428هـ. رياض الصالحين، ط4، تحقيق: عصام هادي، وزارة الأوقاف والشؤون الإسلامية القطرية، دار الريان، بيروت، 1428هـ. فتح رب البرية بتلخيص الحموية، لمحمد بن صالح بن محمد العثيمين، دار الوطن للنشر، الرياض. كنوز رياض الصالحين، مجموعة من الباحثين برئاسة حمد بن ناصر العمار، ط1، كنوز إشبيليا، الرياض، 1430هـ. شرح رياض الصالحين، للشيخ ابن عثيمين، دار الوطن للنشر، الرياض، 1426هـ. صحيح البخاري، تحقيق: محمد زهير بن ناصر الناصر، ط1، دار طوق النجاة، (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم: محمد فؤاد عبد الباقي)، 1422هـ. صحيح مسلم، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء التراث العربي، بيروت. نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين، ط14، مؤسسة الرسالة، 1407هـ.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yanına geldiğimizde bizden birisi meclisin son kesiminde (boş olan yerde) otururdu

عن جابر بن سمرة رضي الله عنه قال:كنا إذا أتينا النبي صلى الله عليه وسلم جلس أحدنا حيث ينتهي.
Câbir b. Semura'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yanına geldiğimizde bizden birisi meclisin son kesiminde (boş olan yerde) otururdu
Tirmizî rivayet etmiştir - Ebû Dâvûd rivayet etmiştir - Ahmed rivayet etmiştirDereceSahih li-gayrihî
Açıklama

Hadiste Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in meclisinde sahabelerin -radıyallahu anhum- edebi açıklanmıştır. Öyleki onlardan biri Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in meclisine geldiğinde meclisin son kesiminde boş olan yere otururdu. (Eğer boşsa)İster meclisin ortası olsun istersede arkasına otursun fark etmezdi. Bir kimse bir tupluluğun yanına girdiğinde meclisin son bulduğu yere oturur. Meclisin ortasına doğru hareket etmez. Ancak bir kimse yerini ona verirse yada onun için meclisin ortasında bir yer ayrıldı ise bunda bir beis yoktur. Ancak meclisi yara yara geçer ve insanlara çekilin meclisin ortasına oturacağım derse, bu Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem'in ve ashabının -radıyallahu anhum- izlediği yolun hilafınadır. Bu durum insanın kibir sahibi ve kendini beğenmiş olduğuna delalet eder.

Kaynakça

- مسند الإمام أحمد بن حنبل، تحقيق: شعيب الأرنؤوط - عادل مرشد، وآخرون، نشر: مؤسسة الرسالة، الطبعة: الأولى، 1421هـ - 2001م. - سنن أبي داود, أبو داود سليمان بن الأشعث السِّجِسْتاني, المحقق: محمد محيي الدين عبد الحميد, المكتبة العصرية، صيدا – بيروت. - سنن الترمذي، تأليف: محمد بن عيسى الترمذي، تحقيق أحمد شاكر وغيره ، الناشر: شركة مكتبة ومطبعة مصطفى البابي الحلبي، الطبعة: الثانية، 1395 هـ. - تطريز رياض الصالحين, لفيصل بن عبد العزيز النجدي, المحقق: د. عبد العزيز بن عبد الله آل حمد, دار العاصمة للنشر والتوزيع، الرياض, الطبعة: الأولى، 1423هـ - 2002م. - شرح رياض الصالحين، تأليف: محمد بن صالح العثيمين، الناشر: دار الوطن للنشر، الطبعة: 1426هـ. - دليل الفالحين لطرق رياض الصالحين, محمد علي بن محمد البكري, اعتنى بها: خليل مأمون شيحا, الناشر: دار المعرفة, بيروت – لبنان, الطبعة: الرابعة، 1425هـ - 2004م. - رياض الصالحين، لأبي زكريا محيي الدين يحيى بن شرف النووي، تعليق وتحقيق: الدكتور ماهر ياسين الفحل رئيس قسم الحديث - كلية العلوم الإسلامية، جامعة الأنبار، الناشر: دار ابن كثير للطباعة والنشر والتوزيع، دمشق، بيروت، الطبعة: الأولى، 1428هـ - 2007م. - السلسلة الصحيحة، المؤلف: محمد ناصر الدين الألباني، مكتبة المعارف - الرياض. -كنوز رياض الصالحين, مجموعة من الباحثين برئاسة حمد بن ناصر العمار، دار كنوز إشبيليا, السعودية, الطبعة الأولى, 1430هـ.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

"Meclislerin en hayırlısı geniş olanıdır."

عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَ: سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ -صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ-، يَقُولُ:«خير المجالس أوسعها».
Ebû Saîd el-Hudrî'den rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i şöyle derken işittim : "Meclislerin en hayırlısı geniş olanıdır."
Ebû Dâvûd rivayet etmiştir - Ahmed rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama

Hadis meclislerin geniş tutulmasının faziletine delalet etmektedir. Şüphesiz ki geniş meclisler hayırlı meclislerdir. Çünkü meclisler geniş olduğunda çok insanı içine alır ve meclisteki insanların kalpleri geniş ve huzur dolu olur. Bu duruma göre değişiklik arzedebilir. Bazı kimselerin odaları dar olabilir. Eğer genişliğe imkan varsa bu daha güzeldir. Biraz önce bahsettiğimiz gibi.

Kaynakça

- مسند الإمام أحمد بن حنبل، تحقيق: شعيب الأرنؤوط - عادل مرشد، وآخرون، نشر: مؤسسة الرسالة، الطبعة: الأولى، 1421هـ - 2001م. - سنن أبي داود, أبو داود سليمان بن الأشعث السِّجِسْتاني, المحقق: محمد محيي الدين عبد الحميد, المكتبة العصرية، صيدا – بيروت. - تطريز رياض الصالحين, لفيصل بن عبد العزيز النجدي, المحقق: د. عبد العزيز بن عبد الله آل حمد, دار العاصمة للنشر والتوزيع، الرياض، الطبعة: الأولى، 1423هـ - 2002م. - شرح رياض الصالحين، تأليف: محمد بن صالح العثيمين، الناشر: دار الوطن للنشر، الطبعة: 1426ه. - دليل الفالحين لطرق رياض الصالحين، محمد علي بن محمد البكري، اعتنى بها: خليل مأمون شيحا، الناشر: دار المعرفة, بيروت – لبنان, الطبعة: الرابعة، 1425هـ - 2004م. - مشكاة المصابيح، المؤلف: محمد بن عبد الله الخطيب العمري، التبريزي، المحقق: محمد ناصر الدين الألباني، الناشر: المكتب الإسلامي - بيروت، الطبعة: الثالثة، 1985م. - رياض الصالحين، لأبي زكريا محيي الدين يحيى بن شرف النووي، تعليق وتحقيق: الدكتور ماهر ياسين الفحل، الناشر: دار ابن كثير للطباعة والنشر والتوزيع، دمشق - بيروت، الطبعة: الأولى، 1428هـ - 2007م.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

«Mümin'den başkasını arkadaş edinme, yemeğini de Allah'tan hakkıyla korkanlardan başkası yemesin.»

عن أبي سعيد الخدري رضي الله عنه عن النبي صلى الله عليه وسلم قال: «لاَ تُصَاحِب إِلاَّ مُؤْمِنًا، وَلاَ يَأْكُل طَعَامَكَ إِلاَّ تَقِي».
Ebû Saîd el-Hudrî -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Mümin'den başkasını arkadaş edinme, yemeğini de Allah'tan hakkıyla korkanlardan başkası yemesin.»
Tirmizî rivayet etmiştir - Ebû Dâvûd rivayet etmiştir - Ahmed rivayet etmiştirDereceHasen Hadis
Açıklama

Ebû Saîd -radıyallahu anh-'ın rivayet ettiği hadis, Müslüman kimsenin her daim salah ehli ile arkadaşlık yapmasının gerekliliğini ifade etmektedir. Aynı zamanda hadis, müminlerle dostluk kurmanın gerekliliğini, kâfir ve münafıklardan da uzak durmanın gerekliliğini içermektedir. Çünkü kâfir ve münafıklar ile arkadaşlık yapmak dine zarar verir. Müminden kasıt; mümin olan kimselerdir. Salihlerle beraber olmayı şu sözüyle açıklamıştır: «Yemeğini de Allah'tan hakkıyla korkanlardan başkası yemesin.» Vera sahibi olan kimse yemeğini Allah'a ibadette sarf eder. Manası, yemeğini de Allah'tan hakkıyla korkanlardan başkasına yedirmemelidir. Bu kapsama düğün yemeğine vb. şeylere davet etmek de girer. Davet edilen kimsenin, iman ve salah ehli olmasına dikkat edilmesi gerekir.

Kaynakça

بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، لسليم الهلالي، ط1، دار ابن الجوزي، الدمام، 1415هـ. تطريز رياض الصالحين، للشيخ فيصل المبارك، ط1، تحقيق: عبد العزيز بن عبد الله آل حمد، دار العاصمة، الرياض، 1423هـ. رياض الصالحين للنووي، ط1، تحقيق: ماهر ياسين الفحل، دار ابن كثير، دمشق، بيروت، 1428هـ. رياض الصالحين، ط4، تحقيق: عصام هادي، وزارة الأوقاف والشؤون الإسلامية القطرية، دار الريان، بيروت، 1428هـ. نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين، ط14، مؤسسة الرسالة، 1407هـ. عون المعبود شرح سنن أبي داود، ومعه حاشية ابن القيم، للعظيم آبادي، دار الكتب العلمية – بيروت، الطبعة: الثانية، 1415هـ. مسند الإمام أحمد بن حنبل، تحقيق: شعيب الأرنؤوط و عادل مرشد، وآخرون، تحت إشراف: د عبد الله بن عبد المحسن التركي، ط1، مؤسسة الرسالة، 1421هـ. سنن أبي داود، تحقيق: محمد محيي الدين عبد الحميد، المكتبة العصرية، بيروت. سنن الترمذي، للإمام الترمذي، تحقيق: أحمد محمد شاكر وآخرون، الناشر: شركة مكتبة ومطبعة مصطفى البابي الحلبي، مصر، الطبعة: الثانية، 1395 هـ - 1975م. تحفة الأحوذي بشرح جامع الترمذي، للمباركفورى، الناشر: دار الكتب العلمية - بيروت. مشكاة المصابيح، للتبريزي، تحقيق الألباني، الناشر: المكتب الإسلامي - بيروت، الطبعة: الثالثة - 1405 - 1985.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

«Şüphesiz şeytan Adem oğlunun içinde kanın aktığı yerden (damarın içinde) akar. Ben onun kalbinize bir şer bırakmasından korktum.» Yahut da «(Böyle) bir şey» buyurdu.

عن صَفِيَّةُ بِنْتُ حُيَيٍّ رضي الله عنها قالت: «كان النبي صلى الله عليه وسلم مُعْتَكِفًا، فَأَتَيْتُهُ أَزُورُهُ ليلا، فَحَدَّثْتُهُ، ثمَّ قُمْتُ لِأَنْقَلِبَ، فقام معي لِيَقْلِبَنِي -وكان مسكنها في دار أُسَامَةَ بن زَيْدٍ-، فَمَرَّ رَجُلاَنِ من الأنصار، فلما رأيا رسول الله صلى الله عليه وسلم أسرعا، فقال النبي صلى الله عليه وسلم : على رِسْلِكُمَا، إنها صَفِيَّةَ بِنْتُ حُيَيٍّ، فقالا: سبحان الله يا رسول الله، فقال: إن الشَّيْطَانَ يَجْرِي من ابن آدم مَجْرَى الدَّمِ، وإني خَشِيتُ أن يَقْذِفَ في قُلُوبِكُمَا شرا -أو قال شيئا-». وفي رواية: «أنها جاءَت تَزُورُهُ في اعْتِكَافِهِ في الْمَسْجِدِ، فِي العَشْرِ الأوَاخِرِ من رمضان، فتَحدَّثَتْ عنده ساعة، ثم قامت تَنقَلِبُ، فقام النبي صلى الله عليه وسلم معها يَقْلِبُهَا ، حتى إذا بَلَغَتْ باب المسجد عند باب أم سلمة...» ثم ذكره بمعناه.
Safiyye binti Huyey –radıyallahu anhâ-’dan merfû olarak rivayet edildiğine göre Peygamber –sallallahu aleyhi ve sellem- itikafta idi. Akşam vakti yanına uğradım. Bir müddet konuştuktan sonra gitmek üzere ayağa kalktım. O da beni yolculamak üzere benimle birlikte kalktı. Safiye’nin yaşadığı yer Usâme b. Zeyd’in evinde idi. O esnada Ensar’dan iki adam geçti. Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem-’i görünce hızlandılar. Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem-: «Acele etmeyin. Bu Huyey kızı Safiye’dir.» buyurdu. İki adam: ‘’Subhanallah! Ey Allah’ın Rasûlü’ dediler Bunun üzerine onlara «Şüphesiz şeytan Adem oğlunun içinde kanın aktığı yerden (damarın içinde) akar. Ben onun kalbinize bir şer bırakmasından korktum.» Yahut da «(Böyle) bir şey» buyurdu. Başka bir rivayette; "Ramazanın son on gününde mescitteki itikafı esnasında onu ziyaret etmek üzere gelmişti. Yanında bir süre konuştuktan sonra gitmek üzere kalktı. Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- de onu uğurlamak için kalktı. Mescidin Ümmü Seleme’nin kapısının yanındaki kapısına ulaştı…’’ Sonra da hadisi aynı manada zikretti.
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- ramazanın son on gününde itikafta idi. Hanımı Safiye Onu bir gece ziyaret etti ve biraz konuştu. Sonra da evine dönmek için kalktı. Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- onu yolcu etmek ve arkadaşlık etmek için kalktı. Ensar’dan iki adam geçtiler. Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem-’i görünce hayâ ettiklerinden ve onunla beraber hanımını gördüklerinden dolayı hızlandılar. Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem-: «Acele etmeyin. Yani yavaş yürüyün. Bu benim eşim Safiye’dir.» buyurdu. İkisi de subhanallah dediler. Senin hakkında kötü zan etmemiz düşünülebilir mi? dediler. Onlara şeytanın ademoğlunu saptırmak için hırslı ve onun bunu yapmak için büyük bir gücü olduğundan haber verdi. Giriş kolaylığı sebebiyle içinde kanın aktığı yerden (damardan) akar. Böylece onların kalplerine bir şey bırakmasından korkup, endişe duydu.

Kaynakça

عمدة الأحكام، تأليف: عبد الغني بن عبد الواحد المقدسي، تحقيق: محمود الأرناؤوط، دار الثقافة العربية ومؤسسة قرطبة، الطبعة الثانية، 1408هـ. تيسير العلام، تأليف: عبد الله بن عبد الرحمن البسام، تحقيق محمد صبحي بن حسن حلاق، مكتبة الصحابة ومكتبة التابعين، الطبعة العاشرة، 1426 هـ. تأسيس الأحكام شرح عمدة الأحكام، تأليف: أحمد بن يحي النجمي: نسخة إلكترونية لا يوجد بها بيانات نشر. تنبيه الأفهام شرح عمدة الإحكام، تأليف: محمد بن صالح العثيمين، مكتبة الصحابة ومكتبة التابعين، الطبعة الأولى: 1426هـ. صحيح البخاري ، تأليف: محمد بن إسماعيل البخاري ، تحقيق: محمد زهير الناصر، الناشر: دار طوق النجاة الطبعة: الأولى، 1422هـ صحيح مسلم ، تأليف: مسلم بن الحجاج النيسابوري، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي - الناشر: دار إحياء التراث العربي – بيروت.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Abdullah b. Mes'ud -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivayet olunan bir hadiste şöyle buyrulmuştur: "Üç kişi bir arada bulunduğunuz vakit, başka insanlara karışıncaya kadar,(içinizden) iki kişi, diğerini bırakıp fısıldaşmasın. Çünkü bu fısıldaşma, o kişiyi üzer.”

عن عبد الله بن مسعود رضي الله عنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : "إذا كنتم ثلاثة فلا يتناجى اثنان دون الآخَر، حتى تختلطوا بالناس؛ من أجل أن ذلك يحُزنه".
Üç kişi bir arada bulunduğunuz vakit, başka insanlara karışıncaya kadar,(içinizden) iki kişi, diğerini bırakıp fısıldaşmasın. Çünkü bu fısıldaşma, o kişiyi üzer."
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

İslam kalpleri onarmayı, güzel konuşma ve oturma adabını emreder, Müslümana kötülük eden, onu korkutan ve onu şüphe içine sokacak her şeyi yasaklar. Bundan dolayı üç kişi olunduğunda iki kişinin birbiri ile fısıldaşıp sanki üçüncü kişi yokmuş gibi davranmalarını yasaklar. Şüphesiz ki bu durum onun kendisini kötü hissetmesine sebep olur, onu üzer ve dışlandığını hissedip onların sohbetlerine iştirak edemez. Kendini yapayalnız hisseder. Bu yüzden İslam dini bu tür fısıldaşmayı yasaklamıştır.

Kaynakça

صحيح البخاري, تحقيق: محمد زهير بن ناصر الناصر, دار طوق النجاة ترقيم محمد فؤاد عبدالباقي, ط 1422. صحيح مسلم, تحقيق: محمد فؤاد عبدالباقي, دار إحياء التراث العربي. منحة العلام في شرح بلوغ المرام، لعبد الله الفوزان. دار ابن الجوزي. ط1 1428ه. توضِيحُ الأحكَامِ مِن بُلوُغ المَرَام، للبسام. مكتَبة الأسدي، مكّة المكرّمة.الطبعة: الخامِسَة، 1423 هـ - 2003 م. رياض الصالحين، للنووي، تحقيق : ماهر الفحل. دار ابن كثير - بيروت. الطبعة الأولى 1428ه - 2007م. تسهيل الإلمام بفقه الأحاديث من بلوغ المرام، للشيخ الفوزان. الناشر : الرسالة. الطبعة الأولى : 1427– 2006م.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

«Bir kimse, başka bir kimseyi oturduğu yerden kaldırıp sonra onun yerine kendisi oturmasın. Fakat açılarak halkayı genişletiniz.»

عن عبد الله بن عمر رضي الله عنهما قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : «لا يُقِيمُ الرجلُ الرجلَ من مَجْلِسِهِ، ثم يجلس فيه، ولكن تَفَسَّحُوا، وتَوَسَّعُوا».
Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma-’dan merfu olarak rivâyet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Bir kimse, başka bir kimseyi oturduğu yerden kaldırıp sonra onun yerine kendisi oturmasın. Fakat açılarak halkayı genişletiniz.»
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Bu hadis meclis adabından iki hususa değinmektedir: Birincisi: Bir kişinin meclise gelip kendisinden önce oturan başka bir kimseyi kaldırıp sonra da onun yerine oturması helal olmaz. İkincisi: Mecliste hazır bulunanlar sonradan gelenlerin yer bulması için açılarak halkayı geniş tutmaları gerekir. Ayet-i kerimede Allah Teâlâ: "Ey iman edenler! Size, “Meclislerde yer açın!” denildiği zaman açın ki, Allah da size genişlik versin."buyurmuştur.

Kaynakça

تسهيل الالمام، للشيخ الفوزان، طبعة الرسالة، الطبعة الأولى 1427هـ - 2006 م. منحة العلام في شرح بلوغ المرام، لعبد الله الفوزان، دار ابن الجوزي، ط1، 1428هـ. توضِيحُ الأحكَامِ مِن بُلوُغ المَرَام، للبسام، مكتَبة الأسدي، مكّة المكرّمة، الطبعة الخامِسَة، 1423 هـ - 2003 م. صحيح البخاري، نشر: دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم محمد فؤاد عبد الباقي)، الطبعة الأولى، 1422هـ. صحيح مسلم، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي، نشر: دار إحياء التراث العربي، بيروت.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

'Kim bir topluluğun gizli konuşmasını, onlar istemedikleri halde dinlerse, kıyamet günü kulaklarına kurşun dökülür.''

عن عبد الله بن عباس رضي الله عنهما أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال: «من تَسَمَّع حديث قوم وهم له كارهون؛ صُبَّ في أذنيه الآنُكُ يوم القيامة».
Abdullah b. Abbâs -radıyallahu anhumâ-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:''Kim bir topluluğun gizli konuşmasını, onlar istemedikleri halde dinlerse, kıyamet günü kulaklarına kurşun dökülür.''
Buhârî buna benzer bir şekilde rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama

Hadiste kendilerinin konuşmalarını dinlemelerini istemedikleri bir kişinin onların konuşmalarını dinlediğinde onun için kuvvetli bir tehdit vardır.O da büyük günahlardan olan kötü ahlaktandır.Karşılık yapılan amelin türündendir.Çünkü o kulağıyla dinlediği için onunla cezalandırıldı.O ceza da kulağına eritilmiş kurşun dökülmesidir.Onların bu dinlemeyi hoş görmemeleri doğru ya da doğru olmayan bir maksat olması arasında bir fark yoktur.Çünkü bazı insanlar onları başkalarının dinlemesini istemezler.Sözde ayıp,sakınca ve sövme olmasa dahi bu böyledir.Ancak onu kimsenin dinlemesini istememektedir.

Kaynakça

صحيح البخاري، المحقق: محمد زهير بن ناصر الناصر، الناشر: دار طوق النجاة، الطبعة: الأولى 1422هـ. صحيح مسلم، المحقق: محمد فؤاد عبد الباقي، الناشر: دار إحياء التراث العربي، بيروت. نزهة المتقين، تأليف: جمعٌ من المشايخ، الناشر: مؤسسة الرسالة، الطبعة الأولى: 1397 هـ الطبعة الرابعة عشر 1407 هـ. رياض الصالحين، محيي الدين يحيى بن شرف النووي، تحقيق: د. ماهر بن ياسين الفحل، الطبعة: الأولى، 1428 هـ. شرح رياض الصالحين، تأليف: محمد بن صالح العثيمين، الناشر: دار الوطن للنشر، الطبعة: 1426 هـ. فتح ذي الجلال والإكرام شرح بلوغ المرام، محمد بن صالح بن محمد العثيمين، تحقيق: صبحي بن محمد رمضان، وأُم إسراء بنت عرفة، المكتبة الإسلامية، القاهرة، الطبعة الأولى، 1427هـ. توضيح الأحكام من بلوغ المرام، عبد الله بن عبد الرحمن البسام، مكتبة الأسدي، مكة، الطبعة الخامسة، 1423.

Bu hadis HadeethEnc.com’da
8 / 12
12 hadis
  1. «Allah’a ve âhiret gününe iman eden kimse komşusuna iyilik etsin, ikramda bulunsun.» Sahabeler: Ey Allah'ın Rasûlü! Misafirin (caizesi) ikramı nedir? diye sordular. O (sallallahu aleyhi ve sellem) da şöyle buyurdu: «Misafiri, bir gün ve bir gece ağırlamaktır. Misafirlik üç gün gündür. Bundan sonrası da ona sadakadır.»
  2. Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yanına geldiğimizde bizden birisi meclisin son kesiminde (boş olan yerde) otururdu
  3. "Meclislerin en hayırlısı geniş olanıdır."
  4. «Mümin'den başkasını arkadaş edinme, yemeğini de Allah'tan hakkıyla korkanlardan başkası yemesin.»
  5. «Şüphesiz şeytan Adem oğlunun içinde kanın aktığı yerden (damarın içinde) akar. Ben onun kalbinize bir şer bırakmasından korktum.» Yahut da «(Böyle) bir şey» buyurdu.
  6. Abdullah b. Mes'ud -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivayet olunan bir hadiste şöyle buyrulmuştur: "Üç kişi bir arada bulunduğunuz vakit, başka insanlara karışıncaya kadar,(içinizden) iki kişi, diğerini bırakıp fısıldaşmasın. Çünkü bu fısıldaşma, o kişiyi üzer.”
  7. «Bir kimse, başka bir kimseyi oturduğu yerden kaldırıp sonra onun yerine kendisi oturmasın. Fakat açılarak halkayı genişletiniz.»
  8. 'Kim bir topluluğun gizli konuşmasını, onlar istemedikleri halde dinlerse, kıyamet günü kulaklarına kurşun dökülür.''
  9. "Her kime güzel koku ikram edilirse onu geri çevirmesin! Zira güzel kokunun kokusu hoş, taşınması da kolaydır."
  10. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- güzel kokuyu geri çevirmezdi
  11. «Oruçlular yanınızda iftar etsin. Yemeğinizi iyiler yesin ve melekler sizin için dua etsin.»
  12. “Biriniz yemeğe davet edildiği zaman gitsin; şayet oruçluysa yemek sahibine dua etsin; oruçlu değilse yesin.

Buradaki her hadis, derece, açıklama ve fayda, HadeethEnc.com’un yayımladığı şekliyle, yeniden yayım şartlarına uygun olarak gösterilir. Derece, hükmü vereni belirtmez. Çeviriler ve açıklamalar yazarlarına aittir ve bazıları hüküm bildirir; Sabīl’in inceleyenleri bunları gözden geçirmemiştir. Asıl metin Arapça hadistir. Kaynak: HadeethEnc.com