İçeriğe geç
Açıklamalı hadisler

Yol ve Çarşı Adabı

3 hadis

«Yanında ok varken mescidlerimize veya çarşı-pazarımıza uğrayan kimse, müslümanlardan herhangi birine onlardan bir zarar gelmemesi için, okunun ucundaki demiri eliyle tutsun.»

عن أبي موسى الأشعري رضي الله عنه قال: قال رسول اللَّه -صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم-: «من مرَّ في شيء من مساجدنا، أو أسواقنا، ومعه نَبْلٌ فَلْيُمْسِكْ، أو لِيَقْبِضْ على نِصَالِهَا بكفِّه؛ أنْ يصيب أحدا من المسلمين منها بشيء».
Ebû Mûsâ el-Eş'arî -radıyallahu anh-’dan merfû olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Yanında ok varken mescidlerimize veya çarşı-pazarımıza uğrayan kimse, müslümanlardan herhangi birine onlardan bir zarar gelmemesi için, okunun ucundaki demiri eliyle tutsun.»
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Kim mescid ve çarşı pazar gibi müslümanların toplandığı yerlere uğrarsa ve yanında ok vb. gibi savaş aleti varsa sıkıca o zarar verecek kısımdan tutması gerekir ki müslümanlardan birisine zarar vermesin.

Kaynakça

دليل الفالحين لطرق رياض الصالحين، لابن علان، نشر دار الكتاب العربي. نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، لمجموعة باحثين، نشر: مؤسسة الرسالة، الطبعة: الرابعة عشر، 1407ه 1987م. بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، للهلالي، نشر: دار ابن الجوزي. صحيح البخاري، نشر: دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم ترقيم محمد فؤاد عبد الباقي)، الطبعة: الأولى، 1422ه. صحيح مسلم، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي، نشر: دار إحياء التراث العربي – بيروت. بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين لسليم الهلالي، ط1، دار ابن الجوزي، الدمام، 1415ه. دليل الفالحين لطرق رياض الصالحين لمحمد علي بن محمد بن علان، ط4، اعتنى بها: خليل مأمون شيحا، دار المعرفة، بيروت، 1425 ه.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

«Sakın yollarda oturmayın!» buyurdu. Bunun üzerine; "Ya Rasûlullah! Oturmadan edemeyiz, oralarda (oturup) konuşuyoruz, dediler." Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Mutlaka oturacaksınız, bari yola hakkını verin!» buyurdu. Bunun üzerine: "Ey Allah`ın Rasûlü, onun hakkı nedir?" diye sordular. Şöyle buyurdu: «Gözlerinizi kısmak (harama bakmamak), (gelip geçeni) rahatsız etmemek, selamı almak ve emr bi`l-ma'ruf nehy-i ani`l-münker yapmak (iyiliği emredip kötülükten alıkoymak) tır!»

عن أبي سعيد الخدري رضي الله عنه مرفوعًا: "إياكم والجلوسَ على الطُّرُقَاتِ". قالوا: يا رسول الله، ما لنا بُدٌّ من مجالسنا، نتحدث فيها. قال: "فأما إذا أَبَيْتُمْ فأعطوا الطريق حَقَّهُ". قالوا: وما حَقُّهُ؟ قال: "غَضُّ البصر، وكَفُّ الأذى، ورد السلام، والأمر بالمعروف، والنهي عن المنكر".
Ebû Saîd el-Hudrî -radıyallahu anh-'tan merfû olarak rivayet edildiğine göre Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- (bir gün): «Sakın yollarda oturmayın!» buyurdu. Bunun üzerine; "Ya Rasûlullah! Oturmadan edemeyiz, oralarda (oturup) konuşuyoruz, dediler." Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Mutlaka oturacaksınız, bari yola hakkını verin!» buyurdu. Bunun üzerine: "Ey Allah`ın Rasûlü, onun hakkı nedir?" diye sordular. Şöyle buyurdu: «Gözlerinizi kısmak (harama bakmamak), (gelip geçeni) rahatsız etmemek, selamı almak ve emr bi`l-ma'ruf nehy-i ani`l-münker yapmak (iyiliği emredip kötülükten alıkoymak) tır!»
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- sahabesini yollarda oturmamaları konusunda uyardı. Dediler ki: Oturmamız gerekiyor. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu ki: «Eğer mutlaka oturacaksanız yolun hakkını verin.» Bu hakkın, gözlerini kapatarak önlerinden geçen kadınlara bakmamaları, önlerinden geçenlere sözlü yada fiili eziyet vermemeleri, kendilerine selam verenin selamlarını almaları ve iyiliği emretmeleri ve şayet önlerinde bir münker görürlerse onu inkar etmeleri -bunu yapmalarının gerekli olduğunu- haber verdi.

Kaynakça

صحيح البخاري، طبعة مصورة عن النسخة السلطانية، موافقة لترقيم محمد فؤاد عبد الباقي. صحيح مسلم، تحقيق محمد فؤاد عبد الباقي، ط دار إحياء التراث العربي، بيروت. توضيح الأحكام من بلوغ المرام، للشيخ عبد الله بن عبد الرحمن البسام، ط مكتبة الأسد الإسلامية، الطبعة الخامسة. منحة العلام في شرح بلوغ المرام، للشيخ عبد الله بن صالح الفوزان، ط دار ابن الجوزي، الطبعة الأولى. تسهيل الإلمام بفقه الأحاديث من بلوغ المرام، للشيخ صالح الفوزان بن عبد الله الفوزان، اعتنى بها عبد السلام بن عبد الله السليمان، طبعة الرسالة، الطبعة الأولى.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

«Size ne oluyor ki, böyle sokaklarda oturuyorsunuz. Buralarda oturmaktan kaçının!»

عن أبي طلحة زيد بن سهل رضي الله عنه قال: كُنَّا قعودا بالأفْنِيَةِ نتحدَّث فيها فجاء رسول الله صلى الله عليه وسلم فقام علينا، فقال: «ما لكم ولمجالس الصُّعُدَاتِ؟ اجتنبوا مجالس الصُّعُدَاتِ». فقُلنا: إنما قَعَدْنَا لغير ما بأس، قَعَدْنَا نتذَاكَر، ونتحدث. قال: «إما لا فأدُّوا حقَها: غَضُّ البَصَر، وردُّ السلام، وحُسْن الكلام».
Ebu Talha Zeyd b. Sehl -radıyallahu anh- şöyle dedi: Biz sokak başlarında, evlerin önlerinde oturup konuşurduk. Bir keresinde Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- geldi, başımızda durdu ve: «Size ne oluyor ki, böyle sokaklarda oturuyorsunuz. Buralarda oturmaktan kaçının!» buyurdu. Biz: Sakıncasız şeyler için oturduk, müzâkerede bulunuyor, konuşuyoruz dedik. «Eğer sokaklarda oturmaktan vazgeçmeyecekseniz, hiç değilse hakkını verin. Buraların hakkı gözü haramdan sakınmak, selâm almak ve güzel şeyler söylemektir.» buyurdu.
Müslim rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama

Ebu Talha -radıyallahu anh- sokak başlarında, evlerin önlerinde oturup konuştuklarını haber vermiştir. Kendi işleri hakkında sohbet ediyorlardı. Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- geldi ve yanlarında durdu. Yani Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- başlarında dikildi. Onlara niçin yol kenarlarında oturduklarını sordu ve onları yolların kenarında oturmaktan yasakladı. “Sakıncasız şeyler için oturduk, müzâkerede bulunuyor, konuşuyoruz, dedik.” Ey Allah’ın Rasûlü burada oturmamız şeri olarak bir sakıncası olmayan, mübah olan bir husus içindir. O da kendimize has meseleleri müzakere etmek ve konuşmak içindir. «Hiç değilse hakkını verin.» Eğer sokaklarda oturmaktan vazgeçmeyecekseniz, hiç değilse hakkını verin. Başka bir rivayette, «Bu meclislerde oturmaktan vazgeçmeyecekseniz yolun hakkını verin.» Bir başka rivayette ise; «Yolun hakkının ne olduğunu sordular. Onlara önüne bakmak, selam almak, güzel söz söylemektir.» dedi. Başka bir rivayette «Önüne bakmak, eziyet vermekten kaçınmak, selamı almak, iyiliği emredip kötülükten de sakındırmaktır.» buyurdu. Sokaklarda oturmaktan vazgeçmeyecekseniz ibaresinin manası üzerinize vacip olan ne ise onu yerine getirin demektir. Allah Rasûlü –sallallahu aleyhi ve sellem- onlara sokaklarda oturmanın neden yasak olduğunun sebebini açıklamıştır. İnsan belki genç bayanların olmasından dolayı onlara bakarak fitneye düşmesinden korkulur. İnsan evinde olsa yalnız olur ve kendisi için gerekli olan şeyleri yapar. Allah’ın ve Müslümanların hakkına girmemiş olur. Eğer münker olan bir şey görürse iyiliği emredip kötülükten sakındırması üzerine vaciptir. Eğer bunu terk ederse günaha girmiş olur. Aynı şekilde yanından geçip ona selam veren kimselerin sayısı çok ise onların selamını alma hususunda aciz kalabilir. Selamı almak farzdır ve bundan dolayı günah kazanır. O yüzden kişi, kendisini fitne olacak şeylere sunmaması ve hakkını veremeyeceği hususlardan da uzak durması gerekir.

Kaynakça

نزهة المتقين، تأليف: مصطفى الخن وآخرون، الناشر: مؤسسة الرسالة، الطبعة الأولى: 1397 هـ الطبعة الرابعة عشر 1407 هـ كنوز رياض الصالحين، تأليف: حمد بن ناصر بن العمار ، الناشر: دار كنوز أشبيليا، الطبعة الأولى: 1430 هـ بهجة الناظرين، تأليف: سليم بن عيد الهلالي، الناشر: دار ابن الجوزي ، سنة النشر: 1418 هـ- 1997م صحيح مسلم، تأليف: مسلم بن الحجاج النيسابوري، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي الناشر: دار إحياء التراث العربي – بيروت. رياض الصالحين، تأليف : محيي الدين يحيى بن شرف النووي ، تحقيق: د. ماهر بن ياسين الفحل ، الطبعة: الأولى، 1428 هـ إكمال المعلم بفوائد مسلم، تأليف: عياض بن موسى بن عياض، تحقيق: د/ يحي بن اسماعيل، الناشر: دار الوفاء للطباعة والنشر والتوزيع - الطبعة: الأولى، 1419 هـ شرح رياض الصالحين، تأليف: محمد بن صالح العثيمين، الناشر: دار الوطن للنشر، الطبعة: 1426 هـ.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Buradaki her hadis, derece, açıklama ve fayda, HadeethEnc.com’un yayımladığı şekliyle, yeniden yayım şartlarına uygun olarak gösterilir. Derece, hükmü vereni belirtmez. Çeviriler ve açıklamalar yazarlarına aittir ve bazıları hüküm bildirir; Sabīl’in inceleyenleri bunları gözden geçirmemiştir. Asıl metin Arapça hadistir. Kaynak: HadeethEnc.com