Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- duanın, ibadetin ta kendisi olduğunu haber vermiştir. İster dünyada ve ahirette kendisine fayda sağlayacak şeyleri istemek ve kendisine zarar verecek şeyleri uzaklaştırmak gibi istek duası olsun, isterse de Yüce Allah'ın sevdiği ve razı olduğu açık ve gizli olan bütün söz ve amelleri kapsayan kalbi, bedeni ve mali ibadet duası olsun hepsi ihlasla Yüce Allah'a yapılmalıdır. Sonra Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bu konu hakkında Allah Teâlâ'nın şu buyruğunu delil getirmiştir: {Bana dua edin de size icabet edeyim. Doğrusu bana ibadet etmekten büyüklenenler, Cehennem'e alçalmış kimseler olarak gireceklerdir.}
- Dua, ibadetin aslıdır. Allah'tan başkasına yapılması caiz değildir.
- Dua; kulluk gerçeğini, Yüce Allah'ın zenginlik ve kudretini itiraf etmeyi, kulun O'na muhtaç olduğunu içerir.
- Allah'a ibadet etmekten kibirlenmek ve O'na dua etmeyi terk etmenin cezası en şiddetli tehdittir. Yüce Allah'a dua etmede kibirlenenler aşağılanmış ve hakir olarak Cehennem'e gireceklerdir.
سنن أبي داود (2/ 603) (1479). سنن الترمذي (5/ 292) (3247). سنن ابن ماجه (5/ 5) (3828). مسند أحمد (30/ 297) (18352). توضيح الأحكام من بلوغ المرام، للبسام (7/ 546). منحة العلام في شرح بلوغ المرام، لعبد الله الفوزان (10/ 416). فتح ذي الجلال والإكرام، لابن عثيمين (6/ 480). سبل السلام بشرح بلوغ المرام، للصنعاني (2/ 707).