İçeriğe geç
Açıklamalı hadisler

Ehl-i Beyt'in -radıyallahu anhum- Faziletleri

8 hadis

"Ehl-i Beyt’ini sevip sayma konusunda Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in emrini tutunuz."

عن أبي بكر الصديق رضي الله عنه قال: ارْقَبُوا محمَّدًا -صلَّى اللهُ عليهِ وسلَّم- فِي أَهلِ بَيتِهِ.
Ebû Bekir -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: "Ehl-i Beyt’ini sevip sayma konusunda Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in emrini tutunuz."
Buhârî rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama

Ebû Bekir -radıyallahu anh-'dan rivayet edilen bu eser, sahabelerin Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in Ehl-i Beyti'nin haklarını bildiklerinin, onlara saygı gösterdiklerinin ve ihtiram ettiklerinin delilidir. Ehl-i Beyt'ten olup da dinine bağlı, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in sünnetine tabi olan herkesin (bu ümmet üzerinde) iki hakkı vardır. İslam kardeşliğinden doğan hak ve Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in akrabalığından doğan hakdır. Ebu Bekir -radıyallahu anh-'ın bu sözünde, onun ve sahabelerin Ehl-i Beyti sevdikleri ve onlara hayırla muamele etmeyi tavsiye ettikleri anlaşılmaktadır.

Kaynakça

بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين لسليم الهلالي، ط1، دار ابن الجوزي، الدمام، 1415هـ. تطريز رياض الصالحين، للشيخ فيصل المبارك، ط1، تحقيق: عبد العزيز بن عبد الله آل حمد، دار العاصمة، الرياض، 1423هـ. دليل الفالحين لطرق رياض الصالحين، لمحمد علي بن محمد بن علان، ط4، اعتنى بها: خليل مأمون شيحا، دار المعرفة، بيروت، 1425هـ. رياض الصالحين للنووي، ط1، تحقيق: ماهر ياسين الفحل، دار ابن كثير، دمشق، بيروت، 1428هـ. صحيح البخاري، تحقيق: محمد زهير بن ناصر الناصر، ط1، دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم: محمد فؤاد عبد الباقي)، 1422هـ. نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين، ط14، مؤسسة الرسالة، 1407هـ.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-’in hanımları onun yanında otururlarken Fâtıma tıpkı Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- gibi yürüyerek çıkageldi.

عن عائشة رضي الله عنها قالت: كُنَّ أزواجُ النبي صلى الله عليه وسلم عنده، فأقبلت فاطمة رضي الله عنها تمشي، ما تُخْطِئُ مِشْيَتُها من مِشْيَةِ رسول الله صلى الله عليه وسلم شيئًا، فلما رآها رَحَّبَ بها، وقال: «مَرْحَبًا بابنتي»، ثم أجلسها عن يمينه أو عن شماله، ثم سَارَّهَا فبكت بُكاءً شديدًا، فلما رأى جَزَعَهَا، سَارَّهَا الثانية فضحكت، فقلتُ لها: خَصَّكِ رسول الله صلى الله عليه وسلم من بين نسائه بالسِّرَارِ، ثم أنت تَبْكِينَ! فلما قام رسول الله صلى الله عليه وسلم سألتها: ما قال لك رسول الله صلى الله عليه وسلم ؟ قالت: ما كنت لأُفْشِيَ على رسول الله صلى الله عليه وسلم سِرَّهُ، فلما توفي رسول الله صلى الله عليه وسلم قلتُ: عَزَمْتُ عليك بما لي عليك من الحق، لما حَدَّثْتِنِي ما قال لك رسول الله صلى الله عليه وسلم ؟ فقالت: أما الآن فنعم، أما حين سَارَّنِي في المرة الأولى فأخبرني أن جبريل كان يُعارضه القرآن في كل سنة مرة أو مرتين، وأنه عارضه الآن مرتين، وإني لا أرى الأَجَلَ إلا قد اقترب، فاتقي الله واصبري، فإنه نِعْمَ السَّلَفُ أنا لك، فبكيت بكائي الذي رأيتِ، فلما رأى جَزَعِي سَارَّنِي الثانية، فقال: «يا فاطمة، أما تَرْضَينَ أن تكوني سيدة نساء المؤمنين، أو سيدة نساء هذه الأمة؟» فضحكتُ ضحكي الذي رأيتِ.
Âişe radıyallahu anhâ şöyle dedi: Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-’in hanımları onun yanında otururlarken Fâtıma tıpkı Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- gibi yürüyerek çıkageldi. Rasûllullah onu görünce sevindi ve “merhaba kızım” diyerek sağ veya sol yanına oturttu. Sonra Fâtıma’nın kulağına bir şeyler fısıldadı. Fâtıma yüksek sesle ağlamaya başladı. Onun aşırı üzüntüsünü görünce kulağına bir şey daha fısıldadı. Bu defa Fâtıma güldü. Fâtıma’ya: Hanımları yanındayken Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- sadece sana bir sır verdi; sen de ağladın, dedim ve Rasûlullah kalkıp gidince, ona: “Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- sana ne söyledi?” diye sordum. Fâtıma: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in sırrını kimseye söyleyemem, dedi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- vefat edince de: Senin üzerindeki analık hakkıma dayanarak Rasûlullah’ın sana verdiği sırrı bana söylemeni istiyorum, dedim. Fâtıma: Şimdi olabilir, dedi ve şunları söyledi: Resûlullah kulağıma ilk defa bir şey söylediğinde, Cebrâil’in nâzil olan Kur’an âyetlerini baştan sona okumak üzere her yıl bir -veya iki- defa geldiğini, fakat bu yıl aynı maksatla iki defa geldiğini söyledi ve “Ecelimin yaklaştığını anlıyorum; Allah’a karşı saygıda kusur etme ve sabırlı ol! Benim senden önce gitmem ne iyi!” buyurdu. Bunun üzerine gördüğün gibi çok ağladım. Benim çok üzüldüğümü görünce, kulağıma tekrar bir şeyler fısıldayarak: “Fâtıma! Mü’min hanımların -veya bu ümmetin kadınlarının- hanımefendisi olmak istemez misin?” buyurdu. O zaman da gördüğün gibi güldüm.
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Âişe radıyallahu anha- Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-’in hanımları yanında otururlarken Fâtıma -radıyallahu anha-'nın babasını vefat ettiği hastalığında ziyaret etmek için geldiğini haber vermiştir. Tıpkı Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- gibi yürüyerek geldiğini söylemiştir. Rasûllullah -sallallahu aleyhi ve sellem- genellikle kızı Fâtıma -radıyallahu anha- yanına geldiğinde onu ayakta karşılar, öper ve meclisine oturturdu. Bu seferde onu karşılamış ve yanına oturtmuştur. Sonra Âişe -radıyallahu anha- Fâtıma -radıyalahu anha-'nın kulağına bir şeyler fısıldadığını bundan dolayı Fâtıma'nın yüksek sesle ağlamaya başladığını haber vermiştir. Onun aşırı üzüntüsünü görünce kulağına bir şey daha fısıldamıştır. Bu defa Fâtıma gülmüştür. Âişe -radıyallahu anha- Fâtıma’ya Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- hanımlarına söylemeyip sadece ona söylediği ve ağlamasına sebebiyet veren sırrın ne olduğunu sormuştur. Bunun üzerine Fâtıma şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in sırrını kimseye söyleyemem. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- vefat edince Âişe -radıyallahu anha- yemin ederek Fâtıma -radıyallahu anha-'ya Rasûlullah’ın söylediği sırrı kendisine söylemesini istemiştir. Fâtıma: Şimdi sorduğuna cevap verebilirim, diyerek şunları söylemiştir: Rasûlullah kulağıma ilk defa bir şey söylediğinde beni ağlatan, Cebrâil’in nâzil olan Kur’an âyetlerini baştan sona okumak üzere her yıl bir -veya iki- defa geldiğini, fakat bu yıl aynı maksatla iki defa geldiğini söyledi ve Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ecelinin yaklaştığını anladı. Şüphesiz ki bu hayatının son bulacağının uyarısıydı. Bana takvalı ve sabırlı olmamı emretti. Bana en şerefli öncü olması ayrılığa katlanmamı sağlamıştır. Benim senden önce gitmem ne iyi!” buyurdu. Bunun üzerine beni gördüğü gibi çok ağladım. Benim çok üzüldüğümü görünce, kulağıma Mü’min hanımların -veya bu ümmetin kadınlarının- hanımefendisi olacağım müjdesini fısıldadı. O zaman da beni gördüğün gibi güldüm. Bu hadiste gülmesinin sebebi cennet kadınlarının hanımefendisi olacağı şeklinde beyan edilmiştir. Ancak ikinci kez kulağına fısıldayıp onu güldüren şeyin ne olduğu hususunda rivayetler farklılık göstermektedir. Bu konu hakkındaki görüşler şöyledir: 1- Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- Fâtıma'ya kendisine ailesinden ilk olarak ulaşacak kimsenin o olduğunu haber vermiştir. 2- Cennet kadınlarının hanımefendisi olacağını haber vermiştir. Ona ailesinden ilk ulaşacak kimsenin kendisi olacağı görüşü ile birlikte bu görüşün birlikte düşünülmesi racih olandır. 3- Nebî -sallallahu alehi ve sellem- Fatıma'ya Cebrail'in kendisine müslüman kadınların arasında senden daha büyük bir nesebe sahip başka kadın olmadığı haberini verdiğini söylemiştir. Sabır olarak onların en düşüğü olma demiştir. Âişe radıyallahu anha-'nın Fâtıma -radıyallahu anha-'ya sır olarak söylediği şeyin ne olduğunu bir an önce sorması ilme olan hırsını gösterir. Rasûlullah'ın kızı Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- verdiği sırrı işfa edemem demiştir. Hadisin şahit kısmı budur. Rasûlullah'ın vefatıyla mahzur ortadan kalkınca sırların ne olduğunu ona haber vermiştir. Hadiste -sallallahu aleyhi ve sellem-'in vuku bulacağı şeyin haber verdiği gibi vuku bulduğu faidesi vardır. İttifak edildiği gibi Fâtıma -aleyhasselam- Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in vefatından sonra hanımlarından -radıyallahu anhunne-'den önce ailesinden ilk vefat eden kimsedir.

Kaynakça

بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين لسليم الهلالي، ط1، دار ابن الجوزي، الدمام، 1415ه. تطريز رياض الصالحين للشيخ فيصل المبارك، ط1، تحقيق: عبد العزيز بن عبد الله آل حمد، دار العاصمة، الرياض، 1423 هـ. رياض الصالحين للنووي، ط1، تحقيق: ماهر ياسين الفحل، دار ابن كثير، دمشق، بيروت، 1428 هـ. رياض الصالحين، ط4، تحقيق: عصام هادي، وزارة الأوقاف والشؤون الإسلامية القطرية، دار الريان، بيروت، 1428هـ. كنوز رياض الصالحين، مجموعة من الباحثين برئاسة حمد بن ناصر العمار، ط1، كنوز إشبيليا، الرياض، 1430هـ. شرح رياض الصالحين للشيخ ابن عثيمين، دار الوطن للنشر، الرياض، 1426هـ. صحيح البخاري، تحقيق: محمد زهير بن ناصر الناصر، ط1، دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم: محمد فؤاد عبد الباقي)، 1422ه. صحيح مسلم، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء التراث العربي، بيروت. نزهة المتقين شرح رياض الصالحين لمجموعة من الباحثين، ط14، مؤسسة الرسالة، 1407هـ. فتح الباري شرح صحيح البخاري، لابن حجر العسقلاني، الناشر: دار المعرفة - بيروت، 1379 شرح العقيدة الواسطية، لابن عثيمين، دار ابن الجوزي، الطبعة السابعة، 1422ه.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hanımlarından hiçbirini Hatice -radıyallahu anha-’yı kıskandığım kadar kıskanmadım. Üstelik onu hiç görmedim. Fakat onu sık sık anardı.

عن عائشة رضي الله عنها قالت: «ما غِرْتُ على أحد من نساء النبي صلى الله عليه وسلم ما غِرْتُ على خديجة رضي الله عنها ، وما رأيتها قط، ولكن كان يُكثر ذِكْرَها، وربما ذبح الشَّاةَ، ثم يُقطعها أَعْضَاءً، ثم يَبْعَثُهَا في صَدَائِقِ خديجة، فربما قلت له: كأن لم يكن في الدنيا إلا خديجة! فيقول: «إنها كانت وكانت وكان لي منها وَلَدٌ». وفي رواية: وإن كان لَيَذْبَحُ الشَّاءَ، فيُهدي في خَلَائِلِهَا منها ما يَسَعُهُنَّ. وفي رواية: كان إذا ذَبَحَ الشَّاةَ، يقول: «أرسلوا بها إلى أصدقاء خديجة». وفي رواية: قالت: اسْتَأْذَنَتْ هالة بنت خويلد أخت خديجة على رسول الله صلى الله عليه وسلم فعرف استئذان خديجة، فارْتَاحَ لذلك، فقال: «اللهم هالة بنت خويلد».
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hanımlarından hiçbirini Hatice -radıyallahu anha-’yı kıskandığım kadar kıskanmadım. Üstelik onu hiç görmedim. Fakat onu sık sık anardı. Bir koyun kesip etini parçaladığında, çoğu zaman Hatice’nin dostlarına gönderirdi. Bazan (dayanamayıp) Rasûlullah'a: Sanki dünyada Hatice’den başka kadın kalmadı! derdim. “O şöyle şöyleydi” diye özelliklerini sayar ve “Çocuklarım ondan oldu”, derdi. Bir rivayette: Bir koyun kestiğinde Haticenin dostlarına yetecek kadar dağıtırdı. Başka bir rivayette: Rasûlullah koyun kestiği zaman, “Ondan Hatice’nin arkadaşlarına da gönderin” derdi. Bir diğer rivayette ise Âişe -radıyallahu anha- şöyle dedi: Hatice’nin kızkardeşi Hâle Binti Huveylid birgün Rasûlullah’ın huzuruna girmek için izin istemişti. Rasûlullah Hatice’nin sesini hatırladı ve bundan hoşnut oldu “Allahım, bu Huveylid kızı Hâle!” dedi.
Bütün rivayetleri ile Muttefekun Aleyh'dirDereceSahih Hadis
Açıklama

Âişe -radıyallahu anha- şöyle demiştir: Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hanımlarından Hatice -radıyallahu anha-’yı kıskandığım kadar hiç birini kıskanmadım. O Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ilk hanımıydı. Aişe onu görmeden vafat etmiştir. Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- Medine'de koyun kestiğinde etinden alır Hatice -radıyallahu anha'nın arkadaşlarına hediye ederdi. Âişe -radıyallahu anha- buna sabredemez Ya Rasûlallah! Dünyada Hatice'den başkası yok mu derdi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- o şöyle şöyle yapardı diye Hatice -radıyallahu anha'nın özelliklerini sayardı.Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- bu sevgi, muhabbet ve derin alakanın sırrı olarak "Çocuklarım ondan oldu" derdi. İbrahim -radıyallahu anh-'ın dışındaki bütün çocukları dört kızı ve üç oğlu ondan olmuştur. İbrahim, Kıbtilerin Meliki'nin hediye ettiği Mâriye el-Kıbtiyyeden olmuştur. Birgün Hatice’nin kızkardeşi Hâle Binti Huveylid Rasûlullah’ın huzuruna girmek için izin istemişti. Sesi Hatice benzediği için izin isteme şekli Hatice'nin izin istemesine benziyordu ve Hatice'yi hatırlattı ve bundan dolayı -sallallahu aleyhi ve sellem- hoşnut ve mutlu olmuştur.

Kaynakça

بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين لسليم الهلالي، ط1، دار ابن الجوزي، الدمام، 1415هـ. تحفة الأحوذي بشرح جامع الترمذي للمباركفورى، دار الكتب العلمية، بيروت. تطريز رياض الصالحين للشيخ فيصل المبارك، ط1، تحقيق: عبد العزيز بن عبد الله آل حمد، دار العاصمة، الرياض، 1423 هـ. دليل الفالحين لطرق رياض الصالحين لمحمد علي بن محمد بن علان، ط4، اعتنى بها: خليل مأمون شيحا، دار المعرفة، بيروت، 1425 هـ. رياض الصالحين للنووي، ط1، تحقيق: ماهر ياسين الفحل، دار ابن كثير، دمشق، بيروت، 1428 هـ. رياض الصالحين، ط4، تحقيق: عصام هادي، وزارة الأوقاف والشؤون الإسلامية القطرية، دار الريان، بيروت، 1428هـ. كنوز رياض الصالحين، مجموعة من الباحثين برئاسة حمد بن ناصر العمار، ط1، كنوز إشبيليا، الرياض، 1430هـ. شرح رياض الصالحين للشيخ ابن عثيمين، دار الوطن للنشر، الرياض، 1426هـ. صحيح البخاري، تحقيق: محمد زهير بن ناصر الناصر، ط1، دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم: محمد فؤاد عبد الباقي)، 1422هـ. صحيح مسلم، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء التراث العربي، بيروت. نزهة المتقين شرح رياض الصالحين لمجموعة من الباحثين، ط14، مؤسسة الرسالة، 1407هـ.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

«Fatıma benden bir parçadır. Kim onu kızdırırsa beni kızdırmış olur.»

عن المسور بن مخرمة رضي الله عنهما مرفوعًا: «فاطمة بَضْعة مني، فمَن أغضبها أغضبني».
el-Misvar b. Mahreme –radıyallahu anhumâ-’dan merfû olarak rivayet edildiğine göre; «Fatıma benden bir parçadır. Kim onu kızdırırsa beni kızdırmış olur.»
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- kızı Fatıma’nın kendisinden bir parça olduğunu haber veriyor. Kim onu kızdırırsa sanki Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem-’i kızdırmış olur.

Kaynakça

صحيح البخاري، محمد بن إسماعيل البخاري الجعفي، تحقيق: محمد زهير الناصر، دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم: محمد فؤاد عبد الباقي)، الطبعة: الأولى 1422هـ. صحيح مسلم، مسلم بن الحجاج القشيري النيسابوري، تحقيق محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء التراث العربي، بيروت، الطبعة: 1423هـ. عمدة القاري شرح صحيح البخاري، محمود بن أحمد بدر الدين العينى، الناشر: دار إحياء التراث العربي، بيروت. مرقاة المفاتيح شرح مشكاة المصابيح، علي بن سلطان الملا الهروي القاري، الناشر: دار الفكر، بيروت، لبنان، الطبعة: الأولى 1422هـ، 2002م. منار القاري شرح مختصر صحيح البخاري، حمزة محمد قاسم، راجعه: عبد القادر الأرناؤوط، عني بتصحيحه ونشره: بشير محمد عيون، الناشر: مكتبة دار البيان، دمشق، مكتبة المؤيد، الطائف، الطبعة: 1410هـ، 1990م.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Cebrâil (aleyhisselam), yeşil ipekten bir kumaş üzerinde Âişe radıyallahu anhâ'nın suretini Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem'e-’e getirdi ve: “İşte bu, dünyada ve ahirette senin hanımındır, dedi."

عن عائشة رضي الله عنها ، أنَّ جبريل جاء بصورتها في خِرْقَة حَرير خضراء إلى النبي صلى الله عليه وسلم ، فقال: «هذه زوجتُك في الدنيا والآخرة».
Âişe -radıyallahu anha’dan- rivayet edildiğine göre, Cebrâil, yeşil ipekten bir kumaş üzerinde kendisinin (yani Âişe radıyallahu anhâ'nın) suretini Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem'e-’e getirdi ve: “İşte bu, senin bu dünyada ve ahirette senin hanımındır” dedi.
Tirmizî rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama

Cebrâil aleyhisselam, Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem'e- O, uykuda iken yeşil ipekten bir kumaş üzerinde Âişe -radıyallahu anhâ'nın- resmini getirdi.Burada Cebrail aleyhisselamın gelişi ile kastedilen şey onun rüyada gelmesidir.Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem'e- şöyle dedi: İşte bu, dünyada ve ahirette senin hanımındır, dedi.

Kaynakça

سنن الترمذي، محمد بن عيسى الترمذي، تحقيق وتعليق: أحمد محمد شاكر، ومحمد فؤاد عبد الباقي، وإبراهيم عطوة عوض، شركة مكتبة ومطبعة مصطفى البابي الحلبي، مصر، الطبعة: الثانية، 1395هـ، 1975م. مشكاة المصابيح، محمد ناصر الدين الألباني، نشر: المكتب الإسلامي، بيروت، الطبعة: الثالثة 1985م. تحفة الأحوذي بشرح جامع الترمذي، محمد عبد الرحمن بن عبد الرحيم المباركفورى، دار الكتب العلمية، بيروت.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

«İbrâhim benim oğlumdur. O henüz annesini emerken öldü. Cennet'te iki süt anne, onun süt müddetini tamamlayacaklardır.» dedi.

عن أنس بن مالك رضي الله عنه قال: «ما رأيتُ أحدا كان أرحم بالعِيال من رسول الله صلى الله عليه وسلم »، قال: «كان إبراهيم مُسْتَرضَعًا له في عَوَالي المدينة، فكان ينطلق ونحن معه، فيدخل البيت وإنه ليُدَخَّن، وكان ظِئْره قَيْنًا، فيأخذه فيُقبِّله، ثم يرجع». قال عمرو: فلما تُوفي إبراهيم قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : «إن إبراهيم ابني، وإنه مات في الثَّدي، وإن له لظِئْرين تُكمِلان رضاعه في الجنة».
Enes b. Mâlik -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: Ailesine karşı Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'den daha fazla şefkat (ve merhamet) gösteren hiçbir kimse görmedim. (Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in oğlu) İbrahim, Medine'nin yaylasında süt anaya verilmişti. Biz Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in beraberinde giderdik. O, eve girerdi de evden dumanlar çıkardı. İbrahim'in süt babası demirci idi. Rasûlullah çocuğu alır, öper, sonra dönerdi. Amr -radıyallahu anh- şöyle demiştir: İbrahim vefat ettiğinde, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle demiştir: «İbrahim benim oğlumdur. O henüz annesini emerken öldü. Cennette iki süt anne, onun süt müddetini tamamlayacaklardır.»
Müslim rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama

Enes b. Mâlik -radıyallahu anh- Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'den ailesine ve küçük çocuklara daha merhametli birini görmediğini haber vermiştir. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-in oğlu İbrahim'i, Medine'nin köylerinde bir süt anne emziriyordu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- beraberinde ashabından bazı kimselerle gider ve eve girer, onu ziyaret ederdi. Evini dumanlı bir şekilde görürdü. Bunun sebebi süt annesinin kocasının demirci olmasıydı. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- İbrahim'i alır öper, koklar, sonra da geri dönerdi. İbrahim vefat ettiğinde Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: İbrahim benim oğlumdur. O emdiği bir yaşta vefat etti. Cennet'te iki süt anne, onun iki senelik süt müddetini tamamlayacaklardır. Çünkü İbrahim vefat ettiğinde on altı ya da on yedi aylıktı. Onu iki senenin geri kalan kısmını tamamlamak için bu iki süt anne emzirecektir. Çünkü emzirme müddetinin iki yıl ile tamamlandığı, Kur'an'daki delil ile sabittir. Bu yani iki süt annenin onu Cennet'te emzirmesi İbrahim'e ve onun babası Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e verilmiş bir değerdir.

Kaynakça

صحيح مسلم، مسلم بن الحجاج القشيري النيسابوري، تحقيق محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء التراث العربي، بيروت، الطبعة: 1423هـ. المنهاج شرح صحيح مسلم بن الحجاج، أبو زكريا محيي الدين النووي، دار إحياء التراث العربي، بيروت، الطبعة: الثانية 1392هـ. إكمال المعلم بفوائد مسلم، عياض بن موسى اليحصبي السبتي، المحقق: يحيى إسماعيل، الناشر: دار الوفاء للطباعة والنشر والتوزيع، مصر، الطبعة: الأولى، 1419هـ، 1998م.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Aişe -radıyallahu anha- şöyle demiştir: Zevde bint Zem'a gibi olmak istediğim ve bana onun kadar sevgili gelen başka bir kadın görmedim. O ayırt edici özelliğe sahip bir kadındı. Yaşlandığında Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile geçirdiği günü Aişe'ye vermiştir. Ya Rasûlullah! Benim seninle geçirdiğim günümü Aişe'ye verdim demiştir. "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Aişe'ye iki gün ayırırdı. Aişe'nin günü ve Sevdenin günü".

عن عائشة قالت: ما رأيتُ امرأةً أَحَبَّ إليَّ أنْ أكون في مِسْلَاخِها مِنْ سَوْدَة بنتِ زَمْعَة، مِنِ امرأةٍ فيها حِدَّةٌ، قالت: فلما كبِرتْ، جعلتْ يومَها مِنْ رسول الله صلى الله عليه وسلم لعائشة، قالت: يا رسول الله، قد جعلتُ يوْمِي مِنْكَ لعائشة، «فكان رسول الله صلى الله عليه وسلم ، يِقْسِمُ لعائشة يومين، يومَها ويومَ سَوْدَة».
Aişe -radıyallahu anha- şöyle demiştir: Zevde bint Zem'a gibi olmak istediğim ve bana onun kadar sevgili gelen başka bir kadın görmedim. O ayırt edici özelliğe sahip bir kadındı. Yaşlandığında Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile geçirdiği günü Aişe'ye vermiştir. Ya Rasûlullah! Benim seninle geçirdiğim günümü Aişe'ye verdim demiştir. "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Aişe'ye iki gün ayırırdı. Aişe'nin günü ve Sevdenin günü".
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Aişe -radıyallahu anha-'nın rivayet ettiği bu hadis, Müminlerin annesi Sevde bint Zem'a -radıyallahu anha-'dan haber vermektedir. Aişe onun kadınların seçkinlerinden olduğunu zikretmiştir. Aişe -radıyallahu anha- onun gibi olmayı temenni etmiş ve onun özelliklerinden bir tanesininde güçlü bir karakter sahibi olduğunu zikretmiştir. Aişe -radıyallahu anha- Sevde -radıyallahu anha-'nın yaşlandığında Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in kendisinden ayrılacağından korktuğunu, Onun nikahında kalmak, bu şeref ve fazileti kazanmak istediğini haber vermiştir. O müminlerin annesi, Rasullerin efendisi -sallallahu aleyhi ve sellem'in hanımlarından bir tanesidir. Sevde -radıyallahu anha- ben günümü Aişe'ye veriyorum demiş ve Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'de bunu kabul etmiştir. Rasûlullah, Aişe'nin yanında iki gece kalıyordu. Birisi Aişe'nin günü diğeride sevdenin günüdür.

Kaynakça

صحيح البخاري، تأليف: محمد بن إسماعيل البخاري، تحقيق: محمد زهير الناصر، الناشر: دار طوق النجاة الطبعة: الأولى، 1422هـ صحيح مسلم المحقق: محمد فؤاد عبد الباقي - الناشر: دار إحياء التراث العربي – بيروت, د ط, دت. توضيح الأحكام مِن بلوغ المرام، تأليف: عبد الله بن عبد الرحمن بن صالح البسام، الناشر: مكتبة الأسدي، مكة المكرّمة الطبعة: الخامِسَة، 1423 هـ - 2003 م إكمال المعلم بفوائد مسلم لعياض بن موسى بن عياض بن عمرون اليحصبي السبتي، المحقق: الدكتور يحيى إسماعيل، الناشر: دار الوفاء للطباعة والنشر والتوزيع، مصر، الطبعة: الأولى، 1419 هـ - 1998 م. مرقاة المفاتيح شرح مشكاة المصابيح، لعلي بن سلطان الملا الهروي القاري، الناشر: دار الفكر، بيروت – لبنان، الطبعة: الأولى، 1422هـ - 2002م. تسهيل الإلمام بفقه الأحاديث من بلوغ المرام، تأليف: صالح بن فوزان بن عبد الله الفوزان، الطبعة: الأولى، 1427 هـ 2006 م - بلوغ المرام من أدلة الأحكام، لابن حجر، دار القبس للنشر والتوزيع، الرياض - المملكة العربية السعودية الطبعة: الأولى، 1435 هـ - 2014 م.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ölümüne sebep olan hastalığa zamanında şöyle soruyurdu: " Ben yarın nerede olacağım, ben yarın nerede olacağım" Âişe'nin gününü kastediyordu. Nerde olmak istediği hususta hanımları ona izin verdi.

عن عائشة رضي الله عنها أن رسول الله صلى الله عليه وسلم كان يَسْأَلُ في مرضه الذي مات فيه، يقول: «أيْن أنا غَدًا، أيْن أنا غَدًا» يُريد يوم عائشة، فأَذِنَ له أزواجه يكون حيث شاء، فكان في بيْت عائشة حتى مات عندها، قالت عائشة: فمات في اليوم الذي كان يدور عليَّ فيه، في بيتي، فَقَبَضَه الله وإنَّ رأسه لَبَيْنَ نَحْري وسَحْري، وخَالَطَ رِيقُه رِيقِي، ثم قالت: دخَل عبد الرحمن بن أبي بكر ومعَه سِواك يَسْتَنُّ به، فنظر إليه رسول الله صلى الله عليه وسلم ، فقلت له: أعْطِني هذا السواك يا عبد الرحمن، فَأَعْطَانِيه، فَقَضَمْتُه، ثم مَضَغْتُه، فأعْطَيته رسول الله صلى الله عليه وسلم فاسْتَنَّ به، وهو مُسْتَنِد إلى صدري.
Âişe -radıyallahu anha-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ölümüne sebep olan hastalığı zamanında şöyle soruyurdu: " Ben yarın nerede olacağım, ben yarın nerede olacağım" Âişe'nin gününü kastediyordu. İstediği yerde kalma hususunda hanımları ona izin verdi. Âişe'nin evindeydi vefat edene kadar onun yanında kaldı. Âişe -radıyallahu anha- şöyle demiştir: Benim evimde, benim sıramın geldiği günde vefat etti. Allah O'nu, başı gerdan yerimle göğsüm ara­sında olduğu halde, ruhunu kabzedip aldı. Benim tükürüğüm onun tükürüğü ile bir araya geldi. Sonra sözüne şöyle devam etti: Abdurrahman b. Ebî Bekir yanıma girdi ve dişlerini misvakladığı misvağı da yanındaydı. Rasûlullâh -sallallahu aleyhi ve sellem- onun misvakına doğru bakıyordu. Ben, Abdurrahman bu misvağı bana ver dedim. O da bana verdi. Bunun üzerine ben dişlerimle onu ezerek ağzımda yumuşattıktan sonra Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e verdim. Oda misvakla dişlerini temizledi ve göğsüme yaslanmış bir haldeydi.
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Âişe -radıyallahu anha- Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in son günlerini anlatmıştır. Ölümüne sebep olan hastalığı zamanında şöyle soruyurdu: " Ben yarın nerede olacağım, ben yarın nerede olacağım" Bu soru, Âişe'nin yanında olmak için hanımlardan izin almayı ima ettiğini içermektedir. Bundan dolayı hanımları bunu anladığı için ona izin verdiler. Vefat edene kadar Âişe'nin evinde kalmıştır. Âişe -radıyallahu anha- kendi sırasının olduğu günde evinde vafat ettiğini haber vermiştir. Allah O'nu, başı gerdan yeriyle; akciğeri veya karnının alt kısmı ile göğsü ara­sında olduğu halde, ruhunu kabzedip aldı. Gerdanlık ise; boyunda kolyenin takıldığı yerdir. Sonra kendi tükürüğü ile Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in tükürüğünün misvak sebebi ile birbirine karıştığını zikretmiştir. Buda Âişe'nin erkek kardeşi Abdurrahman b. Ebî Bekir -radıyallahu anh- Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem'in ruhunun kabzedildiği zaman yanında taze misvakla yanlarına girmişti ve dişlerini misvaklıyordu. Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- Abdurrahman'ın elinde misvağı görünce gözleriyle ona bakmaya başladı. Sanki onu istiyordu. Âişe -radıyallahu anha- onu istediğini anlayınca kardeşinden misvağı aldı. Misvağın eskiyen ucunu koparttı. Yeniden misvağın ucunu dişleriyle açtı ve yumuşattıktan sonra Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- onu aldı ve dişlerini misvakladı. Âişe -radıyallahu anha- gıbta edilen birisiydi. Bunuda hak ediyordu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in başı Âişe -radıyallahu anha-'nın göğsünde vefat etti.

Kaynakça

صحيح البخاري، تأليف: محمد بن إسماعيل البخاري، تحقيق: محمد زهير الناصر، الناشر: دار طوق النجاة الطبعة: الأولى، 1422هـ صحيح مسلم المحقق: محمد فؤاد عبد الباقي - الناشر: دار إحياء التراث العربي – بيروت. إرشاد الساري لشرح صحيح البخاري, أحمد بن محمد بن أبى بكر بن عبد الملك القسطلاني القتيبي المصري, الناشر: المطبعة الكبرى الأميرية، مصر, الطبعة: السابعة، 1323 هـ الكواكب الدراري في شرح صحيح البخاري, محمد بن يوسف بن علي بن سعيد، شمس الدين الكرماني, دار إحياء التراث العربي، بيروت - لبنان, طبعة أولى: 1356هـ - 1937م. توضيح الأحكام مِن بلوغ المرام، تأليف: عبد الله بن عبد الرحمن بن صالح البسام، الناشر: مكتبة الأسدي، مكة المكرّمة الطبعة: الخامِسَة، 1423 هـ - 2003 م تيسير العلام شرح عمدة الأحكام, عبد الله بن عبد الرحمن البسام, تحقيق محمد صبحي حلاق, مكتبة الصحابة، الأمارات - مكتبة التابعين، القاهرة الطبعة- العاشرة، 1426 هـ - 2006 م فتح ذي الجلال والإكرام شرح بلوغ المرام لمحمد بن صالح بن محمد العثيمين، تحقيق: صبحي بن محمد رمضان، وأُم إسراء بنت عرفة، ط1، المكتبة الإسلامية، مصر، 1427هـ. بلوغ المرام من أدلة الأحكام لابن حجر ت: سمير بن أمين الزهيري, دار الفلق - ط: السابعة، 1424 هـ المصباح المنير في غريب الشرح الكبير للفيومي , المكتبة العلمية - بيروت.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Buradaki her hadis, derece, açıklama ve fayda, HadeethEnc.com’un yayımladığı şekliyle, yeniden yayım şartlarına uygun olarak gösterilir. Derece, hükmü vereni belirtmez. Çeviriler ve açıklamalar yazarlarına aittir ve bazıları hüküm bildirir; Sabīl’in inceleyenleri bunları gözden geçirmemiştir. Asıl metin Arapça hadistir. Kaynak: HadeethEnc.com