Hiketli dinimiz, hakkın ve adaletin yerini bulması, şer ve zararı def etmek için gelmiştir. Bundan dolayı emlak ortaklığında zararın çok olması, şerrinin dallanıp budaklanması ve taksimatının meşakkatli olmasından dolayı hikmet sahibi Allah -Azze ve Celle- şuf’ayı ortak için kesinleştirmiştir. Buradan kasıt; bir kimse, ortağı olduğu arazideki hakkını satmak istediğinde, diğer ortak, ortaklıktan doğacak zararı def etmek için ortağının hissesini sattığı fiyattan alır. Bu durum taksim edilmeyen, sınırları çizilmemiş ve yolları tayin edilmemiş ortak araziler için sabittir. Ancak sınırlar belli olduktan, iki ortağın hakkı ayırt edildikten ve yolları tayin edildikten sonra şuf’a yoktur. Çünkü arazideki ortaklıktan kaynaklanacak bir zarar ve satılan malın müşteriden geri alınmasını gerektirecek bir durum söz konusu değildir.
- صحيح البخاري، للإمام أبي عبد الله محمد بن إسماعيل البخاري، عناية محمد زهير الناصر، دار طوق النجاة، الطبعة الأولى، 1422هـ. - صحيح مسلم، للإمام مسلم بن الحجاج، حققه ورقمه محمد فؤاد عبد الباقي، دار عالم الكتب - الرياض، الطبعة الأولى، 1417هـ. -الإلمام بشرح عمدة الأحكام، للشيخ إسماعيل الأنصاري، مطبعة السعادة، الطبعة الثانية، 1392هـ. -تيسير العلام شرح عمدة الأحكام، عبد الله البسام، تحقيق محمد صبحي حسن حلاق -مكتبة الصحابة- الشارقة، الطبعة العاشرة، 1426هـ.