Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-, bir Müslümanın hakkını gasp etmek için bile bile Allah'a yalan yere yemin etmekten sakındırmıştır. Çünkü bunun cezası Cehennem ateşi ve Cennet'ten mahrumiyettir. Bu, büyük günahlardandır. Bir adam: ''Ey Allah'ın Rasûlü! Eğer yemin edilen şey küçük bir şey olsa bile mi?'' diye sordu. Bunun üzerine Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: "Erâk/Misvak ağacından alınan bir misvak dalı olsa bile."
- Başkalarının haklarını almaktan sakının ve ne kadar küçük olursa olsun, onları hak sahiplerine geri vermeye dikkat edin. Bir hükümdarın hatalı hükmü, bir kimsenin kendisine ait olmayan bir şeyi almasını ona mübah kılmaz.
- Nevevî -rahimehullah- şöyle demiştir: Müslümanların haklarını ihlal etmenin haramlığı (günahının ağırlığı) kesin bir dille vurgulanmıştır. Bu hakkın küçük veya büyük olması arasında bir fark yoktur. Çünkü Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Erâk/Misvak ağacından bir dal parçası olsa bile.»
- Nevevî -rahimehullah- yine şöyle demiştir: Bu ceza, bir Müslümanın hakkını gasp edip tövbe etmeden ölen kimse içindir. Ancak kim tövbe eder, yaptığından pişman olur, hakkı sahibine iade eder, onunla helalleşir ve bir daha yapmamaya karar verirse, günahı ondan silinir.
- el-Kâdî İyâz -rahimehullah- şöyle demiştir: Burada özellikle Müslümanın zikredilmesi, şeriatın muhatapları ve toplumda en çok muamele içinde bulunanların onlar olması sebebiyledir. Yoksa gayrimüslimin hükmü bundan farklı değildir. Bilakis bu konuda onun hükmü de Müslümanın hükmü gibidir.
- Nevevî -rahimehullah- şöyle demiştir: Yalan, bir şey hakkında gerçeğe aykırı haber vermektir. Bu, ister kasten olsun ister yanılarak olsun fark etmez. Haber verilen şey geçmişe ait olsun veya geleceğe ait olsun yine hüküm aynıdır.
صحيح مسلم (1/ 122) (137). نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين (1/ 239). بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، لسليم الهلالي (1/ 309).