Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-, sözle veya amelle insanları, içinde hak ve hayır bulunan bir yola çağıran, yönelten ve teşvik eden kimseye bu yolda onu takip edenlerin sevabından verileceğini ve ona tabi olanların da sevaplarından hiçbir şeyin eksilmeyeceğini, söylediği söz veya işlediği amelle, günah ve hatalar içeren ya da helal olmayan batıl ve kötü bir yola insanları davet edip yönelten kimsenin de, bu yolda onu takip edenlerin günahlarından verileceğini ve ona tabi olanların da günahlarından hiçbir şeyin eksilmeyeceğini beyan etmiştir.
- Az ya da çok dosdoğru yola çağırmanın fazileti ifade edilmiştir. Davet eden kişiye o ameli yapan kimsenin sevabı verilir. Bu da Yüce Allah'ın lütfunun ne kadar büyük, cömertliğinin ne kadar mükemmel olduğunu gösterir.
- Az ya da çok sapıklığa davet edip çağırmanın tehlikesi ifade edilmiştir. Buna davet edip çağıran kişiye o ameli yapan kimsenin günahından yazılır.
- Karşılık, işlenen amelin türünden olur. Kim; hayra davet ederse, o hayrı yapanın sevabı kadar sevap alır, kim de kötülüğü çağırırsa, o kötülüğü işleyenin günahı gibi günah kazanır.
- Bir Müslüman, insanlar kendisini görürken açıkça günah işleyerek kendisinin örnek alınmasından sakınmalıdır. Çünkü işlemiş olduğu günaha onları çağırmasa bile kendisini taklit eden kimselerden dolayı günah işlemiş olur.
صحيح مسلم (4/ 2060) (2674). بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، لسليم الهلالي (1/ 262). تطريز رياض الصالحين، لفيصل آل مبارك (ص141). شرح رياض الصالحين، لابن عثيمين (2/ 360). كنوز رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين (3/ 554). نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، مجموعة من الباحثين (1/ 199).