İçeriğe geç
Sahîh-i Buhârî

No. 6787

No. 6787Kitap 86, no. 16
حَدَّثَنَا أَبُو الْوَلِيدِ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ أُسَامَةَ، كَلَّمَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فِي امْرَأَةٍ فَقَالَ ‏ "‏ إِنَّمَا هَلَكَ مَنْ كَانَ قَبْلَكُمْ أَنَّهُمْ كَانُوا يُقِيمُونَ الْحَدَّ عَلَى الْوَضِيعِ، وَيَتْرُكُونَ الشَّرِيفَ، وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ لَوْ فَاطِمَةُ فَعَلَتْ ذَلِكَ لَقَطَعْتُ يَدَهَا ‏"‏‏.‏
Aişe r.anhs-'nın nakline göre Usame, Kureyş'in Mahzum soyuna mensup olup, hırsızlık yapmış bir kadın hakkında (aracılık yapmak üzere) Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e konuşmuştu. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Sizden önceki ümmetler ancak şundan helak olmuşlardır: Onlar haddi (cezayı) sade ve sıradan kimseye uygularken, itibariz olan kimseyi bırakırlardı. Kudreti ile yaşadığım Allah'a yemin ederim ki eğer (Muhammed'in kızı) Fatıma bu işi yapmış olsaydı, muhakkak onun elini de keserdim." Hadiste geçen "vadi'" eksiklik ve noksanlık anlamınadır ki burada maksat sıradan, sade insanlar demektir

Kaynak, bu rivayet için derece kaydetmiyor.

Her rivayetin altında, veri kümesinin kendi çevirisi olduğu gibi gösterilir. Bu çeviri bir çevirmen adı belirtmez, hakları doğrulanmamıştır ve kimse onu Arapçasıyla karşılaştırmamıştır; bazı rivayetlerin çevirisi yoktur. Asıl metin Arapçadır.

Kitap 86 · Limits and Punishments set by Allah (Hudood)

Arapça metin, numaralandırma, kitap adları ve dereceler, açık bir veri kümesinde (hadith-api) nasıl yer alıyorsa aynen öyle gösteriliyor. Sabīl bu verinin doğruluğunu da haklarını da henüz doğrulamadı; ilmî incelemesi de başlamadı. O zamana kadar bir rivayete dayanmadan önce onu basılı bir nüshayla karşılaştırın.