İçeriğe geç
Sahîh-i Buhârî

No. 6212

No. 6212Kitap 78, no. 236
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ شُعْبَةَ، قَالَ حَدَّثَنِي قَتَادَةُ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ كَانَ بِالْمَدِينَةِ فَزَعٌ فَرَكِبَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَرَسًا لأَبِي طَلْحَةَ فَقَالَ ‏ "‏ مَا رَأَيْنَا مِنْ شَىْءٍ، وَإِنْ وَجَدْنَاهُ لَبَحْرًا ‏"‏‏.‏
Enes İbn Malik'ten, dedi ki: "Medine'de korkulacak bir hadise oldu. Hemen Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Ebu Talha'ya ait bir at'a bindi. (Bakıp döndükten) sonra: Hiçbir şey görmedik. Şüphesiz biz bu atı bir deniz gibi gördük, buyurdu." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Bir kurtuluş." Yani bir genişlik, bir rahatlıktır. İbn Battal dedi ki: (6212 nolu hadiste) Allah Rasulü atın koşmasını denize benzeterek kesintisiz koştuğunu anlatmak istemiştir. Daha sonra da mecaz yoluyla yürümenin niteliği olan lafzı, atın kendisi hakkında kullanmıştır. İşte mearız (denilen üstü kapalı, kinayeli) ifadelerin kullanılmasının caiz oluşunun esası budur. Bunun caiz olduğu yerler ise, zulümden bu yolla kurtulmanın yahut hakkın elde edilmesinin sözkonusu olduğu hallerdir. Bunun aksi yerlerde hakkı iptal etmek yahut batılın gerçekleşmesini sağlamak için kullanılması ise caiz değildir. Taberi, Muhammed İbn Sirin yoluyla şöyle dediğini rivayet etmektedir: "Bahilelilerden nazarı başkasına çokça değen bir adam vardı. Şureyh'in bir katırını gördü, onu çok beğendi. Şureyh katırına zarar geleceğinden korkunca: Bu öyle bir katırdır ki çöktü mü kaldırılmadıkça kalkmaz, dedi. Nazarı değen bu şahıs bu sefer: Üf üf dedi, katır da onun nazarının değmesinden kurtuldu. Şureyh de: "Kaldırılmadıkça" sözü ile yüce Allah onu kaldırmadıkça demek istemişti

Kaynak, bu rivayet için derece kaydetmiyor.

Her rivayetin altında, veri kümesinin kendi çevirisi olduğu gibi gösterilir. Bu çeviri bir çevirmen adı belirtmez, hakları doğrulanmamıştır ve kimse onu Arapçasıyla karşılaştırmamıştır; bazı rivayetlerin çevirisi yoktur. Asıl metin Arapçadır.

Kitap 78 · Good Manners and Form (Al-Adab)

Arapça metin, numaralandırma, kitap adları ve dereceler, açık bir veri kümesinde (hadith-api) nasıl yer alıyorsa aynen öyle gösteriliyor. Sabīl bu verinin doğruluğunu da haklarını da henüz doğrulamadı; ilmî incelemesi de başlamadı. O zamana kadar bir rivayete dayanmadan önce onu basılı bir nüshayla karşılaştırın.