İçeriğe geç
Sahîh-i Buhârî

No. 5970

No. 5970Kitap 78, no. 1
حَدَّثَنَا أَبُو الْوَلِيدِ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ الْوَلِيدُ بْنُ عَيْزَارٍ أَخْبَرَنِي قَالَ سَمِعْتُ أَبَا عَمْرٍو الشَّيْبَانِيَّ، يَقُولُ أَخْبَرَنَا صَاحِبُ، هَذِهِ الدَّارِ ـ وَأَوْمَأَ بِيَدِهِ إِلَى دَارِ عَبْدِ اللَّهِ ـ قَالَ سَأَلْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم أَىُّ الْعَمَلِ أَحَبُّ إِلَى اللَّهِ قَالَ ‏"‏ الصَّلاَةُ عَلَى وَقْتِهَا ‏"‏‏.‏ قَالَ ثُمَّ أَىُّ قَالَ ‏"‏ ثُمَّ بِرُّ الْوَالِدَيْنِ ‏"‏‏.‏ قَالَ ثُمَّ أَىّ قَالَ ‏"‏ الْجِهَادُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ ‏"‏‏.‏ قَالَ حَدَّثَنِي بِهِنَّ وَلَوِ اسْتَزَدْتُهُ لَزَادَنِي‏.‏
Ebu Amr eş-Şeybani diyor ki: "Bize bu evin sahibi haber verdi -deyip, eliyle Abdullah (İbn Mes'ud)'un evini işaret ederek dedi ki: Ben Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e: Aziz ve Celil olan Allah'ın en sevdiği amel hangisidir, diye sordum. O: Vaktinde kılınan namazdır, diye buyurdu. Sonra hangisidir, de.dim. O: Sonra anne-babaya iyi davranmaktır, buyurdu. Sonra hangisidir, dedim. O, Allah yolunda cihaddır, buyurdu. İbn Mes'ud dedi ki: Bana bunları Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem söyledi. Eğer daha fazlasını sorsaydım, elbette o da bana daha fazlasını söylerdi." Fethu'l-Bari Açıklaması: Edeb: Söz ve davranış itibariyle övülen şeyleri yapmak demektir. Bazıları edebi, ahlakın üstün değerlerini yerine getirmek, onlara bağlı kalmak diye açıklamıştır. Edeb güzel görülen şeylerle birlikte bulunmak yahut senden yukarıda olanı tazim etmek, senden aşağıda olanlara da yumuşak davranmak diye de tanımlanmıştır. Edeb lafzının, yemeğe davet demek olan "el-me'dube"den alındığı da söylenmiştir. Ona bu adın veriliş sebebi ise kendisine davet olunmasından dolayıdır. Başlıktaki •. ayet, bu lafız ile Ankebut ve Ahkaf surelerinde bulunmakla birlikte bu başlıkta kasıt, Ankebut'taki ayet-i kerimedir. İbn Battal dedi ki: Tefsir ailmlerinin belirttiklerine göre Lukman suresindeki bu ayet-i kerime Said İbn Ebi Vakkas hakkında nazil olmuştur. Evet, İbn Batta! bu şekilde "Lukman suresindeki bu ayet" demiş ama ayet bu surede değildir. Müslim, Mus'ab İbn Sa'd yoluyla babasından şöyle dediğini rivayet etmiştir: Sa'd'ın annesi dinine kafir oluncaya kadar ebediyen onunla konuşmayacağına dair yemin etti ve şöyle dedi: Sen Allah'ın sana anne-babana itaat etmeni tavsiye ettiğini iddia ediyorsun. İşte ben senin annenim ve ben sana bunu emrediyorum. Bunun üzerine: "Biz insana ana-babasını tavsiye ettik. .. Eğer onlar bilmediğin şeyi bana ortak koşman için seni zorlarlarsa sen onlara itaat etme' Bununla beraber dünyada onlarla iyi geçin." (Lukman,14-15) buyruğu nazil oldu. Evet, İbn Battal'da bu şekilde kaydedilmiştir ama burada bir ayetten diğerine geçiş vardır. Çünkü el-Ankebut suresindeki ayet-i kerime: "Eğer onlar hakkında bilgin olmayan bir şeyi bana ortak koşman için seni zorlarlarsa onlara itaat etme, dönüşünüz yalnız banadır."(Ankebut, 8) şeklindedir, ama İbn Battal'da: "eğer seninle ... mücadele ederlerse" buyruğundan sonra zikredilen ifadeler Lukman suresindedir. Tirmizi'deki rivayette ise sadece "iyi davranmasını tavsiye ettik" buyruğuna kadar zikredilmiştir. İbnu't-Tın der ki: Anne-babaya iyilik yapmanın cihaddan önce sözkonusu edilmesi, iki ihtimal ile açıklanır: Başkasına faydanın sözkonusu olması, ikincisi ise anne-babaya iyilik yapan kimsenin yaptığı bu işin, onların yaptıklarına bir mükafat olduğunu kabul etmesidir. 0, bu hali ile başkasının kendisinden faydalandığını zanneder gibidir. Bu sebeple anne-babaya iyilik yapmakta faziletin bulunduğuna dikkat çekilmektedir. Derim ki: Birinci sebep açık değildir. Muhtemelen cihad, ona bağlı olduğundan ötürü öne alınmıştır. Çünkü anne-babaya iyi davranan bir kimse cihad etmek için onlardan izin ister. Zira biraz sonra geleceği üzere onların izni olmaksızın cihada gitmenin nehyedildiği sabit bir husustur

Kaynak, bu rivayet için derece kaydetmiyor.

Her rivayetin altında, veri kümesinin kendi çevirisi olduğu gibi gösterilir. Bu çeviri bir çevirmen adı belirtmez, hakları doğrulanmamıştır ve kimse onu Arapçasıyla karşılaştırmamıştır; bazı rivayetlerin çevirisi yoktur. Asıl metin Arapçadır.

Kitap 78 · Good Manners and Form (Al-Adab)

Arapça metin, numaralandırma, kitap adları ve dereceler, açık bir veri kümesinde (hadith-api) nasıl yer alıyorsa aynen öyle gösteriliyor. Sabīl bu verinin doğruluğunu da haklarını da henüz doğrulamadı; ilmî incelemesi de başlamadı. O zamana kadar bir rivayete dayanmadan önce onu basılı bir nüshayla karşılaştırın.