İçeriğe geç
Sahîh-i Buhârî

No. 5132

No. 5132Kitap 67, no. 68
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ الْمِقْدَامِ، حَدَّثَنَا فُضَيْلُ بْنُ سُلَيْمَانَ، حَدَّثَنَا أَبُو حَازِمٍ، حَدَّثَنَا سَهْلُ بْنُ سَعْدٍ، كُنَّا عِنْدَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم جُلُوسًا فَجَاءَتْهُ امْرَأَةٌ تَعْرِضُ نَفْسَهَا عَلَيْهِ فَخَفَّضَ فِيهَا النَّظَرَ وَرَفَعَهُ فَلَمْ يُرِدْهَا، فَقَالَ رَجُلٌ مِنْ أَصْحَابِهِ زَوِّجْنِيهَا يَا رَسُولَ اللَّهِ‏.‏ قَالَ ‏"‏ أَعِنْدَكَ مِنْ شَىْءٍ ‏"‏‏.‏ قَالَ مَا عِنْدِي مِنْ شَىْءٍ‏.‏ قَالَ ‏"‏ وَلاَ خَاتَمًا مِنْ حَدِيدٍ ‏"‏‏.‏ قَالَ وَلاَ خَاتَمًا مِنَ حَدِيدٍ وَلَكِنْ أَشُقُّ بُرْدَتِي هَذِهِ فَأُعْطِيهَا النِّصْفَ، وَآخُذُ النِّصْفَ‏.‏ قَالَ ‏"‏ لاَ، هَلْ مَعَكَ مِنَ الْقُرْآنِ شَىْءٌ ‏"‏‏.‏ قَالَ نَعَمْ‏.‏ قَالَ ‏"‏ اذْهَبْ فَقَدْ زَوَّجْتُكَهَا بِمَا مَعَكَ مِنَ الْقُرْآنِ ‏"‏‏.‏
Sehl İbn Sa'd r.a.'dan, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanında oturuyorduk. Yanına bir kadın gelerek ona kendisini arz etti (evlenmeyi teklif etti). Allah Rasulü yukarıdan aşağıya ona baktl. Fakat onu istemedi. Ashabından bir adam: Ey Allah'ın Rasulü, beni onunla evlendir, dedi. Allah Rasulü: Yanında (mehir olarak vereceğin) bir şey var mı, diye buyurdu. Adam: Hiçbir şeyim yok, dedi. Allah Rasulü: Demirden bir yüzük de mi yok, diye sordu. Adam: Bir yüzük dahi yok. Fakat şu üstümdeki burdemi böler, ona yarısını veririm, yarısını da kendim alınm, dedi. Allah Rasulü: Hayır, Kur'an'dan ezber bildiğin yerler var mı, diye sordu. Adam: Evet deyince, Allah Rasulü: Git, ezbere bildiğin Kur'anCı ona öğretmen) karşılığında seni onunla evlendirdim, buyurdu." Fethu'l-Bari Açıklaması: Nikahta "velinin kendisi evlenme talebinde bulunan kişi olursa" kendisini evlendirebilir mi yoksa bir başka veliye gerek var mı? İbnu'l-Müneyyir dedi ki: Tercümede (bab başlığında) hem caiz olduğuna, hem de olmadığına delil teşkil eden hususlar zikrediimiş bulunmaktadır. Böylelikle bu hususta işi müçtehidin görüşüne havale etmek istemiştir. Evet, İbnu'l-Müneyyir böyle demiştir. O bu sonucu Buhari'nin konu ile ilgili kesin bir hüküm vermeyişinden çıkarmış gibidir. Ancak onun bu yaptıklarından caiz olduğu kanaatini taşıdığı görülmektedir. Çünkü velinin bir başkasına kendisini (velayeti altında bulunan ile) evlendirmesine dair emir ihtiva eden rivayetler de kendi kendisini onunla evlendirmesini yasaklayan açık ifadeler de bulunmamaktadır. Üstelik tercümede (bab başlığında) bunun caiz olduğuna delilolan, Ata yoluyla gelen rivayet i kaydetmiş bulunmaktadır. Her ne kadar ona göre veli akdin iki tarafından birisini üstlenemiyor olsa dahi bu böyledir. Bu hususta selef farklı görüşlere sahiptir. el-Evzaı, Rabia, es-Sevrl, Malik, Ebu Hanife, ashabın çoğunluğu ve Leys, veli kendi kendisini evlendirebilir, demişlerdir. Ebu Sevr de bu hususta onlara muvafakat etmiştir. Malik'ten gelen bir rivayete göre: Eğer dulolan kadın, velisine: Beni uygun gördüğün kimse ile evlendir diyecek olursa, o da kadını kendisi ile yahut seçtiği kimse ile evlendirecek olursa, kadının bunu kabul etmesi gerekir. Kocanın muayyen olarak kim olduğunu bilmese dahi. .. Şafii der ki: Onları birbirleriyle sultan (hakim ya da yetkili kişi) yahut onun gibi bir başka veli ya da velayette ondan daha yetkili kimse evlendirir. Züfer ile Davud da ona uygun kanaat belirtmişlerdir. Delilleri de velayetin akitte şart oluşudur. Buna göre, nikahlayan ile nikahlanan aynı kişi olamaz. Tıpkı bir kimsenin kendi kendisinden bir şey satın alamayışı gibi

Kaynak, bu rivayet için derece kaydetmiyor.

Her rivayetin altında, veri kümesinin kendi çevirisi olduğu gibi gösterilir. Bu çeviri bir çevirmen adı belirtmez, hakları doğrulanmamıştır ve kimse onu Arapçasıyla karşılaştırmamıştır; bazı rivayetlerin çevirisi yoktur. Asıl metin Arapçadır.

Kitap 67 · Wedlock, Marriage (Nikaah)

Arapça metin, numaralandırma, kitap adları ve dereceler, açık bir veri kümesinde (hadith-api) nasıl yer alıyorsa aynen öyle gösteriliyor. Sabīl bu verinin doğruluğunu da haklarını da henüz doğrulamadı; ilmî incelemesi de başlamadı. O zamana kadar bir rivayete dayanmadan önce onu basılı bir nüshayla karşılaştırın.