İçeriğe geç
Sahîh-i Buhârî

No. 5007

No. 5007Kitap 66, no. 29
حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا وَهْبٌ، حَدَّثَنَا هِشَامٌ، عَنْ مُحَمَّدٍ، عَنْ مَعْبَدٍ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَ كُنَّا فِي مَسِيرٍ لَنَا فَنَزَلْنَا فَجَاءَتْ جَارِيَةٌ فَقَالَتْ إِنَّ سَيِّدَ الْحَىِّ سَلِيمٌ، وَإِنَّ نَفَرَنَا غُيَّبٌ فَهَلْ مِنْكُمْ رَاقٍ فَقَامَ مَعَهَا رَجُلٌ مَا كُنَّا نَأْبُنُهُ بِرُقْيَةٍ فَرَقَاهُ فَبَرَأَ فَأَمَرَ لَهُ بِثَلاَثِينَ شَاةً وَسَقَانَا لَبَنًا فَلَمَّا رَجَعَ قُلْنَا لَهُ أَكُنْتَ تُحْسِنُ رُقْيَةً أَوْ كُنْتَ تَرْقِي قَالَ لاَ مَا رَقَيْتُ إِلاَّ بِأُمِّ الْكِتَابِ‏.‏ قُلْنَا لاَ تُحْدِثُوا شَيْئًا حَتَّى نَأْتِيَ ـ أَوْ نَسْأَلَ ـ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَلَمَّا قَدِمْنَا الْمَدِينَةَ ذَكَرْنَاهُ لِلنَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ ‏ "‏ وَمَا كَانَ يُدْرِيهِ أَنَّهَا رُقْيَةٌ اقْسِمُوا وَاضْرِبُوا لِي بِسَهْمٍ ‏"‏‏.‏ وَقَالَ أَبُو مَعْمَرٍ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ حَدَّثَنَا هِشَامٌ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سِيرِينَ حَدَّثَنِي مَعْبَدُ بْنُ سِيرِينَ عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ بِهَذَا
Ebu Said el-Hudrı'den rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir: "Bir yolculuk sırasında mola vermiştik. Bu esnada bir cariye yanımıza gelip 'kabilenin reisini (akrep) soktu. Adamlarımız da burada yok. Sizden rukye yapacak kimse var mı? diye sordu. Onunla birlikte daha önce rukye yaptığını bilmediğimiz biri kalkıp gitti. Kabile reisine rukye yaptı, o da iyileşti. Adam, bize otuz koyun verilmesini emretti. Koyunların sütünü içtik. Geri döndüğümüz zaman onu iyileştiren arkadaşımıza 'sen rukyeyi iyi yapar mıydın, sen rukye bilir miydin?' diye sorduk. O da, 'hayır ona sadece Ümmü'l-kitab'ı okuyarak rukye yaptım' dedi. Biz de 'Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e varana veya ona bu durumu sorana kadar bu koyunlar hakkında hiçbir işlem yapmayın!' dedik. Medıne'ye gelince olayı Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e anlattık. O da şöyle buyurdu: Fatiha suresinin rukye olduğunu nereden öğrenmiş! Koyunları pay edin! Bu.arada bana da bir pay ayırın!" Fethu'l-Bari Açıklaması: İmam Buharı "Fatiha Suresinin Fazileti" hakkında iki hadis zikretti. İlkini Ebu Said İbnu'I-Mualla'dan nakletti. Buna göre Fatiha, Kur'an'ın en büyük suresidir. Buradaki büyüklükten maksat, her ne kadar diğer sureler daha uzun olsa da, bu surenin okunuşu sayesinde elde edilecek sevabın çok olmasıdır. Çünkü bu surenin ihtiva ettiği konular bu büyüklüğe uygundur. İkincisini ise, Ebu Said el-Hudri'den nakletmiştir. Bu da Fatiha suresini okuyarak hastaları tedavi etmekle ilgilidir. Bu hadisin detaylı açıklaması İcare Bölümü'nde geçti. Bu durum, Fatiha'nın faziletini gösterme hususunda son derece açıktır. Kurtubi şöyle demiştir: "Kur'an'ın başlangıcı olma ve bütün Kur'an ilimierini ihtiva etme sadece Fatiha suresinin özelliğidir. Çünkü bu sure şu konuları içerir: 1- Allah'a övgü. 2- O'na yapılan kulluğu ikrar. 3- O'na karşı ihlaslı hareket etmek. 4- O'ndan hidayet dilemek. 5- Nimetlerinin karşılığını yerine getirmekten aciz olduğumuzu itiraf. 6- Ahiret inancı. 7 - İnkarcıların akıbeti. Daha buna benzer saymadığımız bir çok konuyu ihtiva eder. İşte bütün bunlar bu surenin, okunarak tedavide kullanılmasını gerektirir

Kaynak, bu rivayet için derece kaydetmiyor.

Her rivayetin altında, veri kümesinin kendi çevirisi olduğu gibi gösterilir. Bu çeviri bir çevirmen adı belirtmez, hakları doğrulanmamıştır ve kimse onu Arapçasıyla karşılaştırmamıştır; bazı rivayetlerin çevirisi yoktur. Asıl metin Arapçadır.

Kitap 66 · Virtues of the Qur'an

Arapça metin, numaralandırma, kitap adları ve dereceler, açık bir veri kümesinde (hadith-api) nasıl yer alıyorsa aynen öyle gösteriliyor. Sabīl bu verinin doğruluğunu da haklarını da henüz doğrulamadı; ilmî incelemesi de başlamadı. O zamana kadar bir rivayete dayanmadan önce onu basılı bir nüshayla karşılaştırın.