İçeriğe geç
Sahîh-i Buhârî

No. 4811

No. 4811Kitap 65, no. 333
حَدَّثَنَا آدَمُ، حَدَّثَنَا شَيْبَانُ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَبِيدَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ جَاءَ حَبْرٌ مِنَ الأَحْبَارِ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا مُحَمَّدُ، إِنَّا نَجِدُ أَنَّ اللَّهَ يَجْعَلُ السَّمَوَاتِ عَلَى إِصْبَعٍ وَالأَرَضِينَ عَلَى إِصْبَعٍ، وَالشَّجَرَ عَلَى إِصْبَعٍ، وَالْمَاءَ وَالثَّرَى عَلَى إِصْبَعٍ، وَسَائِرَ الْخَلاَئِقِ عَلَى إِصْبَعٍ، فَيَقُولُ أَنَا الْمَلِكُ‏.‏ فَضَحِكَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم حَتَّى بَدَتْ نَوَاجِذُهُ تَصْدِيقًا لِقَوْلِ الْحَبْرِ ثُمَّ قَرَأَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏{‏وَمَا قَدَرُوا اللَّهَ حَقَّ قَدْرِهِ وَالأَرْضُ جَمِيعًا قَبْضَتُهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَالسَّمَوَاتُ مَطْوِيَّاتٌ بِيَمِينِهِ سُبْحَانَهُ وَتَعَالَى عَمَّا يُشْرِكُونَ‏}‏
Abdullah r.a.'dan rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir: Yahudi alimlerinden biri Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelip "Ey Muhammed! Bizim sahip olduğumuz bilgiye göre Allah Teala gökleri bir parmağına, yerleri diğer parmağına, ağaçları öteki parmağına, suyu ve toprağı bir başka parmağına ve diğer bütün mahlukatı da bir parmağına yerleştirip 'Ben kralım!' der." dedi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem O alimin bu sözünü doğrulayıp arka dişleri gözükecek kadar güldü. Sonra şu ayeti okudu: Onlar Allah'! hakkıyla tanıyıp bilemediler. Kıyamet günü bütün yeryüzü O'nun tasarrufundadır. Gökler O'nun kudret eliyle dürülmüş olacaktır. 0, müşriklerin ortak koşmalarından yüce ve münezzehtir. Hadisin geçtiği diğer yerler: 7414, 7415, 7451, 7513. Fethu'l-Bari Açıklaması: Bu hadisin açıklaması Allah'ın izni ile Tevhid Bölümü'nde gelecektir. (4714. hadis) İmam Nevevı şöyle demiştir: "Hadisten ilk başta akla gelen manaya göre, Nebi s.a.v. O alimi tasdik etmek için gülmüştür. O alimin söylediğini doğrulayan ayeti okuması bunu göstermektedir. Bu tür meselelerde en idealolanı, Allah'ın noksan sıfatlardan uzak olduğunu bilerek tevilden kaçın maktır. Çünkü ilk başta, insanın aklına noksanlık getiren her türlü lafızia, zahiri mana kastedilmemiştir

Kaynak, bu rivayet için derece kaydetmiyor.

Her rivayetin altında, veri kümesinin kendi çevirisi olduğu gibi gösterilir. Bu çeviri bir çevirmen adı belirtmez, hakları doğrulanmamıştır ve kimse onu Arapçasıyla karşılaştırmamıştır; bazı rivayetlerin çevirisi yoktur. Asıl metin Arapçadır.

Kitap 65 · Prophetic Commentary on the Qur'an (Tafseer of the Prophet (pbuh))

Arapça metin, numaralandırma, kitap adları ve dereceler, açık bir veri kümesinde (hadith-api) nasıl yer alıyorsa aynen öyle gösteriliyor. Sabīl bu verinin doğruluğunu da haklarını da henüz doğrulamadı; ilmî incelemesi de başlamadı. O zamana kadar bir rivayete dayanmadan önce onu basılı bir nüshayla karşılaştırın.