İçeriğe geç
Sahîh-i Buhârî

No. 4339

No. 4339Kitap 64, no. 368
حَدَّثَنِي مَحْمُودٌ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، وَحَدَّثَنِي نُعَيْمٌ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَالِمٍ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ بَعَثَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم خَالِدَ بْنَ الْوَلِيدِ إِلَى بَنِي جَذِيمَةَ، فَدَعَاهُمْ إِلَى الإِسْلاَمِ فَلَمْ يُحْسِنُوا أَنْ يَقُولُوا أَسْلَمْنَا‏.‏ فَجَعَلُوا يَقُولُونَ صَبَأْنَا، صَبَأْنَا‏.‏ فَجَعَلَ خَالِدٌ يَقْتُلُ مِنْهُمْ وَيَأْسِرُ، وَدَفَعَ إِلَى كُلِّ رَجُلٍ مِنَّا أَسِيرَهُ، حَتَّى إِذَا كَانَ يَوْمٌ أَمَرَ خَالِدٌ أَنْ يَقْتُلَ كُلُّ رَجُلٍ مِنَّا أَسِيرَهُ فَقُلْتُ وَاللَّهِ لاَ أَقْتُلُ أَسِيرِي، وَلاَ يَقْتُلُ رَجُلٌ مِنْ أَصْحَابِي أَسِيرَهُ، حَتَّى قَدِمْنَا عَلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَذَكَرْنَاهُ، فَرَفَعَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَدَهُ فَقَالَ ‏ "‏ اللَّهُمَّ إِنِّي أَبْرَأُ إِلَيْكَ مِمَّا صَنَعَ خَالِدٌ ‏"‏‏.‏ مَرَّتَيْنِ‏.‏
Salim, babasından rivayetle dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Halid b. Velid'i Cezime oğullarına gönderdi. Onları İslama davet etti. Fakat onlar: Eslemna: Teslim olduklMüslüman olduk, demeyi güzel bir şekilde beceremediler. Bu sebeple: Saba'na (dinimizi terk ettik) demeye koyuldular. Halid b. elVelid de onlardan kimisini öldürmeye, kimisini esir almaya koyuldu. Bizden her birisine de esirini teslim etti. Nihayet bir gün Halid bizden her bir adamın esirini öldürmesini emretti. Ben: Allah'a yemin ederim kendi esirimi öldürmeyeceğim. Arkadaşlarımdan hiçbir kimse de kendi esirini öldürmeyecek, dedim. Nihayet Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in huzuruna vardık. Olanı ona anlattık. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ellerini kaldırarak iki defa: Allahlım, ben Halid'in yaptıklarından uzak olduğumu sana arzediyorum, diye buyurdu." Bu Hadis 7189 numara ile gelecektir. Fethu'l-Bari Açıklaması: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in Halid b. Velid'i Cezime oğullarına göndermesi" Onlara göndermesi Mekke fethinden sonra ve Huneyn'e çıkmadan önce şewal ayında gerçekleşmiştir. Bütün megazi bilginlerine göre bu böyledir. Cezime oğulları Yelemlem cihetinden Mekke'nin alt tarafında bulunuyorlardı. İbn Sa'd dedi ki: Nebi (s.a.v.) onlara Halid b. Velid'i muhacir ve ensardan oluşan üçyüzelli kişi ile birlikte savaşmak için değil, İslama davet etmek üzere göndermişti. "Onlar eslemna demeyi güzel bir şekilde beceremediklerinden saba'na saba'na demeye başladılar." Bu, hadisi bize rivayet eden İbn Ömer yolu ile gelen rivayettir. Bu da onun gerçek anlamda İslamı kastettiklerini anlamış olduğunu göstermektedir. Onun bu anlamasını destekleyen hususlardan birisi de Kureyş'in İslama giren herkes hakkında: Sabae: Dininden döndü, demesi de vardır. Nihayet bu söz oldukça yaygınlık kazanmış ve bunu (hakkında kullandıkları kimseyi) yermek makamında kullanmaya koyuldular. "Allah'ım, Halid'in yaptıklarından uzak olduğumu sana arzederim." el-Hattabi der ki: Nebi (s.a.v.) onların: Saba'na sözleri ile neyi kastettiklerini bilmeden önce onlar hakkında işi sağlam tutmayı terk ederek aceleci davranmasını reddetmiş olmaktadır. "İki defa" İbn Asakir, Abdurrezzak'tan: "Ya da üç defa" fazlalığını zikretmiş bulunmaktadır. Bunu da el-İsmaili rivayet etmiştir, diğerlerinin rivayetlerinde ise "üç defa" şeklindedir. el-Bakır naklettiği rivayetinde: "Daha sonra Resulullah s.a.v. Ali'yi çağırdı ve: Sen bunların yanına çık git ve cahiliye dönemi işlerini ayaklarının altına al dedi. Ali de beraberinde mal bulunduğu halde çıkıp onların yanına gitti. Aralarından diyetini ödemedik hiçbir kimse bırakmadı" fazlahğını da kaydetmiş bulunmaktadır

Kaynak, bu rivayet için derece kaydetmiyor.

Her rivayetin altında, veri kümesinin kendi çevirisi olduğu gibi gösterilir. Bu çeviri bir çevirmen adı belirtmez, hakları doğrulanmamıştır ve kimse onu Arapçasıyla karşılaştırmamıştır; bazı rivayetlerin çevirisi yoktur. Asıl metin Arapçadır.

Kitap 64 · Military Expeditions led by the Prophet (pbuh) (Al-Maghaazi)

Arapça metin, numaralandırma, kitap adları ve dereceler, açık bir veri kümesinde (hadith-api) nasıl yer alıyorsa aynen öyle gösteriliyor. Sabīl bu verinin doğruluğunu da haklarını da henüz doğrulamadı; ilmî incelemesi de başlamadı. O zamana kadar bir rivayete dayanmadan önce onu basılı bir nüshayla karşılaştırın.