İçeriğe geç
Sahîh-i Buhârî

No. 4294

No. 4294Kitap 64, no. 327
حَدَّثَنَا أَبُو النُّعْمَانِ، حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ أَبِي بِشْرٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ كَانَ عُمَرُ يُدْخِلُنِي مَعَ أَشْيَاخِ بَدْرٍ، فَقَالَ بَعْضُهُمْ لِمَ تُدْخِلُ هَذَا الْفَتَى مَعَنَا، وَلَنَا أَبْنَاءٌ مِثْلُهُ فَقَالَ إِنَّهُ مِمَّنْ قَدْ عَلِمْتُمْ‏.‏ قَالَ فَدَعَاهُمْ ذَاتَ يَوْمٍ، وَدَعَانِي مَعَهُمْ قَالَ وَمَا رُئِيتُهُ دَعَانِي يَوْمَئِذٍ إِلاَّ لِيُرِيَهُمْ مِنِّي فَقَالَ مَا تَقُولُونَ ‏{‏إِذَا جَاءَ نَصْرُ اللَّهِ وَالْفَتْحُ * وَرَأَيْتَ النَّاسَ يَدْخُلُونَ‏}‏ حَتَّى خَتَمَ السُّورَةَ، فَقَالَ بَعْضُهُمْ أُمِرْنَا أَنْ نَحْمَدَ اللَّهَ وَنَسْتَغْفِرَهُ، إِذَا نُصِرْنَا وَفُتِحَ عَلَيْنَا‏.‏ وَقَالَ بَعْضُهُمْ لاَ نَدْرِي‏.‏ أَوْ لَمْ يَقُلْ بَعْضُهُمْ شَيْئًا‏.‏ فَقَالَ لِي يَا ابْنَ عَبَّاسٍ أَكَذَاكَ تَقُولُ قُلْتُ لاَ‏.‏ قَالَ فَمَا تَقُولُ قُلْتُ هُوَ أَجَلُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَعْلَمَهُ اللَّهُ لَهُ ‏{‏إِذَا جَاءَ نَصْرُ اللَّهِ وَالْفَتْحُ‏}‏ فَتْحُ مَكَّةَ، فَذَاكَ عَلاَمَةُ أَجَلِكَ ‏{‏فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَاسْتَغْفِرْهُ إِنَّهُ كَانَ تَوَّابًا‏}‏ قَالَ عُمَرُ مَا أَعْلَمُ مِنْهَا إِلاَّ مَا تَعْلَمُ‏.‏
İbn Abbas r.a. dedi ki: "Ömer beni Bedir'e katılmış yaşlılarla birlikte (meclisine) sokuyordu. Onlardan birisi: Bu genç delikanlıyı -bizim onun gibi oğullarımız varken- ne diye bizimle birlikte (meclisine) sokuyorsun, dedi. Ömer: Bu sizin de bildiğiniz bir sebepten dolayıdır, dedi. Bir gün onları çağırdı. Beni de onlarla birlikte çağırdı. (İbn Abbas) dedi ki: Kanaatime göre o günde beni çağırmasının tek sebebi benim durumumu onlara göstermekti. Sizler "Allah'ın yardımı ve fethi geldiğinde insanların da Allah'ın dinine fevc fevc girdiklerini gördüğünde ... " -diye sureyi sonuna kadar okuduktan sonra- buyruğu hakkında ne dersiniz, diye sordu. Onlardan birisi: Bize yardım edilip, zafer nasip edildiği takdirde Allah'a hamdetmemiz, ondan mağfiret dilememiz emredildi, dedi. Bir başkaları: Bilemiyoruz dedi -ya da onlardan kimisi bir şey demedi-o Bunun üzerine (Ömer) bana: Ey İbn Abbas, sen de böyle mi diyorsun, diye sordu. Ben: Hayır, dedim. Peki, sen ne diyorsun dedi. Ben: Bu Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ecelidir. Allah ecelini ona Allah'ın yardımı geldiği zaman diyerek (yaklaştığını) bildirmiş oldu dedim. Buradaki fetih ise Mekke'nin fethidir. Mekke'nin fethi onun ecelinin alameti idi. "Rabbini hamd ile tesbih et ve ondan mağfiret dile. Çünkü o tövbeleri pek çok kabul edendir." Ömer de: Ben de bunun hakkında senin bildiğinden başkasını bilmiyorum, dedi

Kaynak, bu rivayet için derece kaydetmiyor.

Her rivayetin altında, veri kümesinin kendi çevirisi olduğu gibi gösterilir. Bu çeviri bir çevirmen adı belirtmez, hakları doğrulanmamıştır ve kimse onu Arapçasıyla karşılaştırmamıştır; bazı rivayetlerin çevirisi yoktur. Asıl metin Arapçadır.

Kitap 64 · Military Expeditions led by the Prophet (pbuh) (Al-Maghaazi)

Arapça metin, numaralandırma, kitap adları ve dereceler, açık bir veri kümesinde (hadith-api) nasıl yer alıyorsa aynen öyle gösteriliyor. Sabīl bu verinin doğruluğunu da haklarını da henüz doğrulamadı; ilmî incelemesi de başlamadı. O zamana kadar bir rivayete dayanmadan önce onu basılı bir nüshayla karşılaştırın.