İçeriğe geç
Sahîh-i Buhârî

No. 4191

No. 4191Kitap 64, no. 231
حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ هِشَامٍ أَبُو عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ، عَنْ أَبِي بِشْرٍ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي لَيْلَى، عَنْ كَعْبِ بْنِ عُجْرَةَ، قَالَ كُنَّا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِالْحُدَيْبِيَةِ وَنَحْنُ مُحْرِمُونَ، وَقَدْ حَصَرَنَا الْمُشْرِكُونَ ـ قَالَ ـ وَكَانَتْ لِي وَفْرَةٌ فَجَعَلَتِ الْهَوَامُّ تَسَّاقَطُ عَلَى وَجْهِي، فَمَرَّ بِي النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ ‏"‏ أَيُؤْذِيكَ هَوَامُّ رَأْسِكَ ‏"‏‏.‏ قُلْتُ نَعَمْ‏.‏ قَالَ وَأُنْزِلَتْ هَذِهِ الآيَةُ ‏{‏فَمَنْ كَانَ مِنْكُمْ مَرِيضًا أَوْ بِهِ أَذًى مِنْ رَأْسِهِ فَفِدْيَةٌ مِنْ صِيَامٍ أَوْ صَدَقَةٍ أَوْ نُسُكٍ‏}‏
Ka'b b. Ucre dedi ki: "Hudeybiye'de Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte -ihramlı halde- idik. Müşrikler bizi (Beyte ulaşmaktan) alıkoymuştu. (Ka'b) dedi ki: Benim de kulaklarımın yumuşaklarına kadar varan saçlarım vardı. Haşereler (bitler) yüzüme dökülmeye başladı. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem yanımdan geçince: Başındaki haşereler seni rahatsız ediyor mu, diye sordu. Ben: Evet dedim ve şu: "Artık içinizde her kim hasta olur yahut başında bir eziyet bulunursa ona oruç, sadaka yahut da kurbandan (biriyle) fidye gerekir. "[Bakara, 196] ayeti nazil oldu." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Kimse ona bir şey isabet ettirmesin diye." Bu kaza umresinde idi. Abdullah b. Ebi Evf€ı'nın ağaç altında beyTat edenlerden olduğu daha önce de geçmişti. Ayrıca o Hudeybiye umresinde de bulunmuştu. Çünkü Hudeybiye'de bulunan herkes ertesi sene Nebi sallallShu aleyhi ve sellem ile birlikte kaza umresini yapmak üzere umreye gitmişti. Bu hadis daha önce Cihad bölümünün sonlarında da geçmişti

Kaynak, bu rivayet için derece kaydetmiyor.

Her rivayetin altında, veri kümesinin kendi çevirisi olduğu gibi gösterilir. Bu çeviri bir çevirmen adı belirtmez, hakları doğrulanmamıştır ve kimse onu Arapçasıyla karşılaştırmamıştır; bazı rivayetlerin çevirisi yoktur. Asıl metin Arapçadır.

Kitap 64 · Military Expeditions led by the Prophet (pbuh) (Al-Maghaazi)

Arapça metin, numaralandırma, kitap adları ve dereceler, açık bir veri kümesinde (hadith-api) nasıl yer alıyorsa aynen öyle gösteriliyor. Sabīl bu verinin doğruluğunu da haklarını da henüz doğrulamadı; ilmî incelemesi de başlamadı. O zamana kadar bir rivayete dayanmadan önce onu basılı bir nüshayla karşılaştırın.