İçeriğe geç
Sahîh-i Buhârî

No. 4142

No. 4142Kitap 64, no. 186
حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالَ أَمْلَى عَلَىَّ هِشَامُ بْنُ يُوسُفَ مِنْ حِفْظِهِ أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ قَالَ لِي الْوَلِيدُ بْنُ عَبْدِ الْمَلِكِ أَبَلَغَكَ أَنَّ عَلِيًّا، كَانَ فِيمَنْ قَذَفَ عَائِشَةَ قُلْتُ لاَ‏.‏ وَلَكِنْ قَدْ أَخْبَرَنِي رَجُلاَنِ مِنْ قَوْمِكِ أَبُو سَلَمَةَ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ وَأَبُو بَكْرِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْحَارِثِ أَنَّ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ قَالَتْ لَهُمَا كَانَ عَلِيٌّ مُسَلِّمًا فِي شَأْنِهَا‏.‏ فَرَاجَعُوهُ فَلَمْ يَرْجِعْ وَقَالَ مُسَلِّمًا بِلَا شَكٍّ فِيهِ وَعَلَيْهِ كَانَ فِي أَصْلِ الْعَتِيقِ كَذَلِكَ
Zühri Velid b. Abdulmelik'ten rivayetle dedi ki: Ali'nin Aişe'ye iftira eden kimseler arasında bulunduğuna dair sana bir haber ulaştı mı? Ben: Hayır dedim. Fakat senin kavminden iki kişi -Ebu Seleme b. Abdurrahman ile Ebu Bekir b. Abdurrahman b. el-Haris'in- bana haber verdiklerine göre Aişe r.anha bu ikisine şunları söylemiştir: Ali onun ile ilgili durumda selamete kavuşturulmuş idi. Bu hususta ez-Zühri'ye defalarca soru sordukları (ve farklı bir şey söylemesini istedikleri) halde o başka türlü cevap vermedi. Burada "müsellem" lafzında şüphe sözkonusu olmaksızın böylece olduğu söylenmiştir. el-Atik'in asıl nüsnasında da bu şekilde idi

Kaynak, bu rivayet için derece kaydetmiyor.

Her rivayetin altında, veri kümesinin kendi çevirisi olduğu gibi gösterilir. Bu çeviri bir çevirmen adı belirtmez, hakları doğrulanmamıştır ve kimse onu Arapçasıyla karşılaştırmamıştır; bazı rivayetlerin çevirisi yoktur. Asıl metin Arapçadır.

Kitap 64 · Military Expeditions led by the Prophet (pbuh) (Al-Maghaazi)

Arapça metin, numaralandırma, kitap adları ve dereceler, açık bir veri kümesinde (hadith-api) nasıl yer alıyorsa aynen öyle gösteriliyor. Sabīl bu verinin doğruluğunu da haklarını da henüz doğrulamadı; ilmî incelemesi de başlamadı. O zamana kadar bir rivayete dayanmadan önce onu basılı bir nüshayla karşılaştırın.