İçeriğe geç
Sahîh-i Buhârî

No. 4091

No. 4091Kitap 64, no. 135
حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا هَمَّامٌ، عَنْ إِسْحَاقَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي طَلْحَةَ، قَالَ حَدَّثَنِي أَنَسٌ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم بَعَثَ خَالَهُ أَخٌ لأُمِّ سُلَيْمٍ فِي سَبْعِينَ رَاكِبًا، وَكَانَ رَئِيسَ الْمُشْرِكِينَ عَامِرُ بْنُ الطُّفَيْلِ خَيَّرَ بَيْنَ ثَلاَثِ خِصَالٍ فَقَالَ يَكُونُ لَكَ أَهْلُ السَّهْلِ، وَلِي أَهْلُ الْمَدَرِ، أَوْ أَكُونُ خَلِيفَتَكَ، أَوْ أَغْزُوكَ بِأَهْلِ غَطَفَانَ بِأَلْفٍ وَأَلْفٍ، فَطُعِنَ عَامِرٌ فِي بَيْتِ أُمِّ فُلاَنٍ فَقَالَ غُدَّةٌ كَغُدَّةِ الْبَكْرِ فِي بَيْتِ امْرَأَةٍ مِنْ آلِ فُلاَنٍ ائْتُونِي بِفَرَسِي‏.‏ فَمَاتَ عَلَى ظَهْرِ فَرَسِهِ، فَانْطَلَقَ حَرَامٌ أَخُو أُمِّ سُلَيْمٍ هُوَ ‏{‏وَ‏}‏ رَجُلٌ أَعْرَجُ وَرَجُلٌ مِنْ بَنِي فُلاَنٍ قَالَ كُونَا قَرِيبًا حَتَّى آتِيَهُمْ، فَإِنْ آمَنُونِي كُنْتُمْ، وَإِنْ قَتَلُونِي أَتَيْتُمْ أَصْحَابَكُمْ‏.‏ فَقَالَ أَتُؤْمِنُونِي أُبَلِّغْ رِسَالَةَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم‏.‏ فَجَعَلَ يُحَدِّثُهُمْ وَأَوْمَئُوا إِلَى رَجُلٍ، فَأَتَاهُ مِنْ خَلْفِهِ فَطَعَنَهُ ـ قَالَ هَمَّامٌ أَحْسِبُهُ حَتَّى أَنْفَذَهُ ـ بِالرُّمْحِ، قَالَ اللَّهُ أَكْبَرُ فُزْتُ وَرَبِّ الْكَعْبَةِ‏.‏ فَلُحِقَ الرَّجُلُ، فَقُتِلُوا كُلُّهُمْ غَيْرَ الأَعْرَجِ كَانَ فِي رَأْسِ جَبَلٍ، فَأَنْزَلَ اللَّهُ عَلَيْنَا، ثُمَّ كَانَ مِنَ الْمَنْسُوخِ إِنَّا قَدْ لَقِينَا رَبَّنَا فَرَضِيَ عَنَّا وَأَرْضَانَا‏.‏ فَدَعَا النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم عَلَيْهِمْ ثَلاَثِينَ صَبَاحًا، عَلَى رِعْلٍ وَذَكْوَانَ وَبَنِي لَحْيَانَ وَعُصَيَّةَ، الَّذِينَ عَصَوُا اللَّهَ وَرَسُولَهُ صلى الله عليه وسلم‏.‏
Enes'ten rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem --Ümmü Süleym'in bir kardeşi olan-- dayısını da yetmiş süvari ile birlikte gönderdi. Müşriklerin başında Amir b. et-Tufeyl vardı. (Nebi efendimizi) şu üç husustan birisini seçmekte serbest bırakarak dedi ki: Çöı ahalisi senin olsun, şehir halkı da benim olsun yahut ben senden sonraki halife olayım ya da bini böyle diğer bini böyle olan Gatafanlılar ile üzerine gelip gazada bulunacağım. Fakat Amir Ümmü Fulan'ın evinde bir tauna yakalanınca: Filan oğullarına mensup bir kadının evinde bir devenin guddesi gibi bir gudde ile musibete uğradım. Haydi bana atımı getirin, dedi ve atının üzerinde öldü. Ümmü Suleym'in kardeşi olan Haram -ki o da topa! birisi idi- ile filan oğullarından bir adam (Haram) dedi ki: Ben onların yanına gideceğim. Siz de yakında durunuz. Eğer bana em an verirlerse siz de (yakınımda bulunmuş) olursunuz. Eğer beni öldürürlerse siz de arkadaşlarınızın yanına gidersiniz. (Haram) dedi ki: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in risaletini size tebliğ edeyim diye bana em an veriyor musunuz? Onlarla konuşmaya koyuldu. Bir adama bir işaret verdiler. O da bunun üzerine arkasından dolanarak ona (silahını) sapladı. Hemmam: -Zannederim ön tarafından çıkıncaya kadar mızrağını sapladı, dedi.- (Haram): Allahuekber Ka'be'nin Rabbine yemin ederim ki kurtuldum, dedi. Bunun üzerine (Haram ile beraber bulunan) o adam (diğer arkadaşlarına) yetişti. O sakat adam dışında hepsi öldürüldü. O da bir dağın tepesinde bulunuyordu. Bunun üzerine yüce Allah üzerimize -ki sonra neshedilen buyruklardan oldu- şunu indirdi: "Şüphesiz biz Rabbimize kavuştuk. O bizden razı olduğu gibi bizi de razı ettL" Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de otuz gün boyunca sabahleyin Ri'l, Zekvan, Lihyan oğulları ve Allah'a ve Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e isyan eden Usayya'ya beddua etti

Kaynak, bu rivayet için derece kaydetmiyor.

Her rivayetin altında, veri kümesinin kendi çevirisi olduğu gibi gösterilir. Bu çeviri bir çevirmen adı belirtmez, hakları doğrulanmamıştır ve kimse onu Arapçasıyla karşılaştırmamıştır; bazı rivayetlerin çevirisi yoktur. Asıl metin Arapçadır.

Kitap 64 · Military Expeditions led by the Prophet (pbuh) (Al-Maghaazi)

Arapça metin, numaralandırma, kitap adları ve dereceler, açık bir veri kümesinde (hadith-api) nasıl yer alıyorsa aynen öyle gösteriliyor. Sabīl bu verinin doğruluğunu da haklarını da henüz doğrulamadı; ilmî incelemesi de başlamadı. O zamana kadar bir rivayete dayanmadan önce onu basılı bir nüshayla karşılaştırın.