İçeriğe geç
Sahîh-i Buhârî

No. 3184

No. 3184Kitap 58, no. 26
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عُثْمَانَ بْنِ حَكِيمٍ، حَدَّثَنَا شُرَيْحُ بْنُ مَسْلَمَةَ، حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ يُوسُفَ بْنِ أَبِي إِسْحَاقَ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، قَالَ حَدَّثَنِي الْبَرَاءُ ـ رضى الله عنه أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم لَمَّا أَرَادَ أَنْ يَعْتَمِرَ أَرْسَلَ إِلَى أَهْلِ مَكَّةَ يَسْتَأْذِنُهُمْ لِيَدْخُلَ مَكَّةَ، فَاشْتَرَطُوا عَلَيْهِ أَنْ لاَ يُقِيمَ بِهَا إِلاَّ ثَلاَثَ لَيَالٍ، وَلاَ يَدْخُلَهَا إِلاَّ بِجُلُبَّانِ السِّلاَحِ، وَلاَ يَدْعُوَ مِنْهُمْ أَحَدًا، قَالَ فَأَخَذَ يَكْتُبُ الشَّرْطَ بَيْنَهُمْ عَلِيُّ بْنُ أَبِي طَالِبٍ، فَكَتَبَ هَذَا مَا قَاضَى عَلَيْهِ مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللَّهِ‏.‏ فَقَالُوا لَوْ عَلِمْنَا أَنَّكَ رَسُولُ اللَّهِ لَمْ نَمْنَعْكَ وَلَبَايَعْنَاكَ، وَلَكِنِ اكْتُبْ هَذَا مَا قَاضَى عَلَيْهِ مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ أَنَا وَاللَّهِ مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ وَأَنَا وَاللَّهِ رَسُولُ اللَّهِ ‏"‏‏.‏ قَالَ وَكَانَ لاَ يَكْتُبُ قَالَ فَقَالَ لِعَلِيٍّ ‏"‏ امْحُ رَسُولَ اللَّهِ ‏"‏‏.‏ فَقَالَ عَلِيٌّ وَاللَّهِ لاَ أَمْحَاهُ أَبَدًا‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَأَرِنِيهِ ‏"‏‏.‏ قَالَ فَأَرَاهُ إِيَّاهُ، فَمَحَاهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بِيَدِهِ، فَلَمَّا دَخَلَ وَمَضَى الأَيَّامُ أَتَوْا عَلِيًّا فَقَالُوا مُرْ صَاحِبَكَ فَلْيَرْتَحِلْ‏.‏ فَذَكَرَ ذَلِكَ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ ‏"‏ نَعَمْ ‏"‏ ثُمَّ ارْتَحَلَ‏.‏
(El-Bera' bin Azib r.a.'den nakledilmiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem umre yapmak isteyince Müşriklere bir elçi göndererek Mekke'ye girmek için izin istedi. Onlar da şu şartlarla Mekke'ye girmesine izin verdiler: 1) Üç geceden fazla Mekke'de kalınmayacak. 2) Mekke'ye silahsız olarak girilecek. 3) Mekkelilerden hiç kimse dine davet edilmeyecek. Mekkelilerle yapılan bu anlaşmanın metnini Ali İbn Ebi Talib yazmaya başladı. Ali: "Bu, Allah'ın Resulü Muhammed'in üzerinde anlaşmaya vardığı hususlardır" diye yazmıştı. Bunun üzerine Mekkeli müşrikler itiraz ettiler: "Biz senin Allah'ın Resulü olduğunu bilip kabul etseydik zaten sana engel olmazdık ve kesinlikle sana tabi olurduk. Bu yüzden anlaşma metnine "Bu, Abdullah'ın oğlu Muhammed'in üzerinde anlaşmaya vardığı hususlardır" diye yazmalısın!" Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem onların bu itirazına: "Ben, Allah'a yemin ederim ki, Abdullah'ın oğlu Muhammedim ve ben, yine Allah'a yemin ederim ki Allah'ın Resulüyüm!" diye cevap verdi ve bu ifadeyi yazmamakta direnen Hz. Aliiye dönerek: "Metindeki Allah'ın Resulü ifadesini sil!" dedi. Hz. Ali ise: "Allah'a yemin ederim ki, bu ifadeyi asla silmeyeceğim!" dedi. Bunun üzerine Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Bu ifadenin yerini bana göster!" buyurdu. Hz. Ali gösterince de Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem kendi eliyle Allah'ın Resulü ifadesini sildi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem anlaşmanın ardından Mekke'ye girip anlaşma süresini doldurunca Mekkeliler Hz. Ali'nin yanına gelerek: "Adamına söyle, süre doldu. Artık burayı terk edip gitsin!" dediler. Hz. Ali de bu durumu Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e anlattı. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem da: "Tamam, olur!" dedi ve Mekke'den ayrıldı

Kaynak, bu rivayet için derece kaydetmiyor.

Her rivayetin altında, veri kümesinin kendi çevirisi olduğu gibi gösterilir. Bu çeviri bir çevirmen adı belirtmez, hakları doğrulanmamıştır ve kimse onu Arapçasıyla karşılaştırmamıştır; bazı rivayetlerin çevirisi yoktur. Asıl metin Arapçadır.

Kitap 58 · Jizyah and Mawaada'ah

Arapça metin, numaralandırma, kitap adları ve dereceler, açık bir veri kümesinde (hadith-api) nasıl yer alıyorsa aynen öyle gösteriliyor. Sabīl bu verinin doğruluğunu da haklarını da henüz doğrulamadı; ilmî incelemesi de başlamadı. O zamana kadar bir rivayete dayanmadan önce onu basılı bir nüshayla karşılaştırın.