No. 2240Kitap 35, no. 3
حَدَّثَنَا صَدَقَةُ، أَخْبَرَنَا ابْنُ عُيَيْنَةَ، أَخْبَرَنَا ابْنُ أَبِي نَجِيحٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ كَثِيرٍ، عَنْ أَبِي الْمِنْهَالِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ قَدِمَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم الْمَدِينَةَ، وَهُمْ يُسْلِفُونَ بِالتَّمْرِ السَّنَتَيْنِ وَالثَّلاَثَ، فَقَالَ " مَنْ أَسْلَفَ فِي شَىْءٍ فَفِي كَيْلٍ مَعْلُومٍ وَوَزْنٍ مَعْلُومٍ، إِلَى أَجَلٍ مَعْلُومٍ ".
İbn Abbas r.a. şöyle anlatır: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Medine'ye geldiği zaman Medineliler iki veya üç yıl vade ile hurma konusunda selem yapıyorlardı. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Herhangi bir şey (mal) için selem akdi yapan, miktarını ölçü ve tartı olarak belirleyip; malın teslim vadesini de tayin ederek yapsın" buyurmuştur
Kaynak, bu rivayet için derece kaydetmiyor.