Al-Anfaal
Bu, Arapçadan başka bir dilde bir tefsirdir; Quranic Universal Library’de (QUL, Tarteel’e ait) bulunduğu hâliyle, spa5k/tafsir_api’nin tuttuğu QUL verilerinin açık kopyası üzerinden alınmıştır. QUL’un kaydı kimin yazdığını ya da çevirdiğini veya hangi basılı neşri izlediğini söylemez ve metin için bir lisans belirtmez; bu yüzden bunu gösterme hakkı doğrulanmamıştır. Kimse bunu basılı bir kitapla karşılaştırmadı ve hiçbir âlim gözden geçirmedi. Her bölüm, yorumladığı âyetlerin yanında durur; bu âyetler Tanzil’in Kur’ân metnidir, orada olduğu gibi gösterilir. Sabīl bunun hiçbirini yazmamış ve çevirmemiştir.
Metin kaynağı:Quranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMIT2026-10-21 tarihinde alındı
إِنَّ شَرَّ ٱلدَّوَآبِّ عِندَ ٱللَّهِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ 55 ٱلَّذِينَ عَـٰهَدتَّ مِنْهُمْ ثُمَّ يَنقُضُونَ عَهْدَهُمْ فِى كُلِّ مَرَّةٍ وَهُمْ لَا يَتَّقُونَ 56 فَإِمَّا تَثْقَفَنَّهُمْ فِى ٱلْحَرْبِ فَشَرِّدْ بِهِم مَّنْ خَلْفَهُمْ لَعَلَّهُمْ يَذَّكَّرُونَ 57
55- Allah katında canlıların en kötüsü, küfre saplananlardır ki onlar iman etmezler. 56- Onlar, kendilerinden birtakım kimselerle antlaşma yaptığın her seferinde ahitlerini bozan ve (Allah'tan) korkup sakınmayan kimselerdir. 57- Eğer onları savaşta yakalarsan onlara, arkalarında olanları dağıtacak bir ceza ver ki belki ibret alırlar.
55-56. İşte bu üç sıfatı kendinde toplayan, yani küfre saplanan, iman etmeyen ve verdikleri hiçbir sözde durmayan, hiçbir ahde sadakat göstermeyen kimseler “Allah katında canlıların en kötü” olanlarıdır. Bu yüzden onlar eşeklerden, köpeklerden ve diğer hayvanlardan da daha kötüdür. Çünkü onlarda hayır namına bir şey bulunmaz, aksine kötülük yapmaları her an için beklenen bir husustur.
57. O halde böylelerinin kökten imha edilmeleri, hastalıklarının başkasına bulaşmaması için kaçınılmaz bir şeydir. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır. “Eğer onları savaşta yakalarsan” savaş halinde seninle aralarında uyman gereken herhangi bir ahit ve antlaşmaları yokken onları ele geçirecek olursan “onlara, arkalarında olanları dağıtacak bir ceza ver ki belki ibret alırlar.” Yani onlara vereceğin ve uygulayacağın ibretli cezalar, geride kalanlara ibret olsun. Olur ki geride kalanlar, senin bunlara yaptıklarının benzeri başlarına gelmesin diye onların yaptıklarını yapmazlar. İşte bu, isyan ve günahlara karşılık verilen ceza ve hadlerin faydalarındandır. Çünkü bunlar günah işleyenlerin bu işten vazgeçmelerine sebep olurlar. Hatta bunları işleyen bir kimsenin aynı işi bir daha tekrarlamasını dahi önlerler. Ayetteki cezanın “savaşta” olması şeklindeki kayıt, kâfir bir kimseye bir ahit ve eman verilecek olursa -çokça hainlik eden ve ahdini çabukça bozan bir kimse olsa dahi- ona verilen bu ahde hainlik edip de cezalandırmanın caiz olmadığına delildir.