Muhammad
Bu, Arapçadan başka bir dilde bir tefsirdir; Quranic Universal Library’de (QUL, Tarteel’e ait) bulunduğu hâliyle, spa5k/tafsir_api’nin tuttuğu QUL verilerinin açık kopyası üzerinden alınmıştır. QUL’un kaydı kimin yazdığını ya da çevirdiğini veya hangi basılı neşri izlediğini söylemez ve metin için bir lisans belirtmez; bu yüzden bunu gösterme hakkı doğrulanmamıştır. Kimse bunu basılı bir kitapla karşılaştırmadı ve hiçbir âlim gözden geçirmedi. Her bölüm, yorumladığı âyetlerin yanında durur; bu âyetler Tanzil’in Kur’ân metnidir, orada olduğu gibi gösterilir. Sabīl bunun hiçbirini yazmamış ve çevirmemiştir.
Metin kaynağı:Quranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMIT2026-10-21 tarihinde alındı
أَمْ حَسِبَ ٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ أَن لَّن يُخْرِجَ ٱللَّهُ أَضْغَـٰنَهُمْ 29 وَلَوْ نَشَآءُ لَأَرَيْنَـٰكَهُمْ فَلَعَرَفْتَهُم بِسِيمَـٰهُمْ ۚ وَلَتَعْرِفَنَّهُمْ فِى لَحْنِ ٱلْقَوْلِ ۚ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ أَعْمَـٰلَكُمْ 30 وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ حَتَّىٰ نَعْلَمَ ٱلْمُجَـٰهِدِينَ مِنكُمْ وَٱلصَّـٰبِرِينَ وَنَبْلُوَا۟ أَخْبَارَكُمْ 31
29- Yoksa kalplerinde hastalık bulunanlar, Allah’ın kinlerini meydana çıkarmayacağını mı sandılar? 30- Eğer dileseydik onları sana elbette gösterirdik ve sen de onları simalarından tanırdın. Bununla beraber sen onları konuşma üsluplarından da kesinlikle tanırsın. Allah (tüm) amellerinizi bilir. 31- Andolsun Biz, içinizden cihad edenlerle sabredenleri ortaya çıkarıncaya ve gerçek durumlarınızı meydana koyuncaya kadar sizi imtihan edeceğiz.
29. “Yoksa kalplerinde hastalık” kalbin sağlığını ve dengesini bozacak türden şüphe yahut şehvet hastalığı “bulunanlar, Allah’ın” kalplerinde bulunan “kinlerini” İslâm’a ve müslümanlara düşmanlıklarını “meydana çıkarmayacağını mı sandılar?” Bu, Yüce Allah’ın hikmetine yakışmayan bir yanlış kanaattir. Zira O’nun doğruyu yalancıdan ayırt etmesi kaçınılmazdır. Bu da birtakım sıkıntılarla imtihan etmek suretiyle olur. Onlara rağmen sebat gösteren ve imanını sürdüren kişi gerçek mü’mindir. Onlar dolayısı ile arkasını dönerek kaçan ve sebat göstermeyen, sıkıntılarla karşı karşıya kaldığı vakit tahammül edemeyip imanı zaafa uğrayan kimsenin ise kalbindeki kin açığa çıkar ve münafıklığı açıkça görülür. İşte bu iki sınıf birbirinden elbette ayırt edilecektir. Bu, ilâhi hikmetin bir gereğidir.
30. “Eğer dileseydik onları sana elbette gösterirdik ve sen de onları simalarından” yüzlerinde adeta bir resimmiş gibi duran alâmetlerinden “tanırdın. Bununla beraber sen onları konuşma üsluplarından da kesinlikle tanırsın.” Yani kalplerinde olan mutlaka açığa çıkar ve istemeyerek dillerinden kaçırdıkları sözlerle durumları açıkça anlaşılır. Çünkü diller, kalp kazanının kepçeleridir. Onlar vasıtası ile kalplerde bulunan hayır ve şer açığa çıkar. “Allah (tüm) amellerinizi bilir.” ve yaptıklarınızın karşılığını sizlere verecektir.
31. Yüce Allah, kullarını kendisi ile sınadığı en büyük imtihanı söz konusu etmektedir ki bu, Allah yolunda cihaddır. “Andolsun Biz, içinizden cihad edenlerle sabredenleri ortaya çıkarıncaya ve gerçek durumlarınızı meydana koyuncaya kadar sizi” iman ve sabrınızı sınayarak “imtihan edeceğiz.” Allah’ın emrine uyup O’nun dinine yardımcı olmak ve dinini yüceltmek üzere Allah yolunda cihad eden kimse, gerçek mü’mindir. Bu hususta tembellik gösterenin bu hali, imanındaki bir eksiklikten kaynaklanır.