An-Nisaa
Bu, Arapçadan başka bir dilde bir tefsirdir; Quranic Universal Library’de (QUL, Tarteel’e ait) bulunduğu hâliyle, spa5k/tafsir_api’nin tuttuğu QUL verilerinin açık kopyası üzerinden alınmıştır. QUL’un kaydı kimin yazdığını ya da çevirdiğini veya hangi basılı neşri izlediğini söylemez ve metin için bir lisans belirtmez; bu yüzden bunu gösterme hakkı doğrulanmamıştır. Kimse bunu basılı bir kitapla karşılaştırmadı ve hiçbir âlim gözden geçirmedi. Her bölüm, yorumladığı âyetlerin yanında durur; bu âyetler Tanzil’in Kur’ân metnidir, orada olduğu gibi gösterilir. Sabīl bunun hiçbirini yazmamış ve çevirmemiştir.
Metin kaynağı:Quranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMIT2026-10-21 tarihinde alındı
وَمَاذَا عَلَيْهِمْ لَوْ ءَامَنُوا۟ بِٱللَّهِ وَٱلْيَوْمِ ٱلْـَٔاخِرِ وَأَنفَقُوا۟ مِمَّا رَزَقَهُمُ ٱللَّهُ ۚ وَكَانَ ٱللَّهُ بِهِمْ عَلِيمًا 39
39- Onlar Allah’a ve âhiret gününe iman edip de Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiğinden infak etselerdi ne kaybederlerdi ki? Allah onları çok iyi bilendir.
39. Eğer onlar ihlâsın tâ kendisi olan Allah’a imana sarılsalardı, Allah’ın kendilerine rızık ve nimet olarak bağışladığı mallarından infak erselerdi, böylece hem ihlâslı olsalardı, hem de infak etselerdi, bundan ne zarar görürlerdi, hangi sıkıntıyla karşılaşırlardı ki? İhlâs kul ile Rabbi arasında bir sırdır. Ona Allah’tan başka kimse muttali olmaz. Bundan dolayı Yüce Allah bütün halleri bildiğini haber vererek devamla:“Allah onları çok iyi bilendir.” buyurmuştur.