Aal-i-Imraan
Bu, Arapçadan başka bir dilde bir tefsirdir; Quranic Universal Library’de (QUL, Tarteel’e ait) bulunduğu hâliyle, spa5k/tafsir_api’nin tuttuğu QUL verilerinin açık kopyası üzerinden alınmıştır. QUL’un kaydı kimin yazdığını ya da çevirdiğini veya hangi basılı neşri izlediğini söylemez ve metin için bir lisans belirtmez; bu yüzden bunu gösterme hakkı doğrulanmamıştır. Kimse bunu basılı bir kitapla karşılaştırmadı ve hiçbir âlim gözden geçirmedi. Her bölüm, yorumladığı âyetlerin yanında durur; bu âyetler Tanzil’in Kur’ân metnidir, orada olduğu gibi gösterilir. Sabīl bunun hiçbirini yazmamış ve çevirmemiştir.
Metin kaynağı:Quranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMIT2026-10-21 tarihinde alındı
رَبَّنَآ إِنَّكَ جَامِعُ ٱلنَّاسِ لِيَوْمٍ لَّا رَيْبَ فِيهِ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُخْلِفُ ٱلْمِيعَادَ 9
9- “Rabbimiz; kendisinde hiçbir şüphe olmayan bir günde insanları toplayacak olan muhakkak Sensin. Elbette Allah sözünden dönmez.”
9. “Rabbimiz; kendisinde hiçbir şüphe olmayan bir günde insanları toplayacak olan muhakkak Sensin…” Bu, ilimde derinleşmiş onların sözlerinin bir devamıdır. Bu dua öldükten sonra dirilişin ve amellerin karşılığının verilmesinin ikrarı, tam bir yakîni ve Yüce Allah’ın mutlaka vaad ettiği şeyi gerçekleştireceğine imanı ihtiva etmektedir. Böyle bir iman ise bunun gereği olan ameli ve böyle bir güne tam bir hazırlığı beraberinde getirir. Öldükten sonra diriliş ve amellerin karşılığının görüleceğine dair iman kalplerin ıslahının esasıdır. Hayra rağbet edip ona yönelmenin, şerden kaçınmanın da temelidir. Bunlar ise bütün hayırların başını teşkil etmektedir.