İçeriğe geç
Tafsir As-Saadi - Turkish · Al-Baqara
Sure 2

Al-Baqara

Bu, Arapçadan başka bir dilde bir tefsirdir; Quranic Universal Library’de (QUL, Tarteel’e ait) bulunduğu hâliyle, spa5k/tafsir_api’nin tuttuğu QUL verilerinin açık kopyası üzerinden alınmıştır. QUL’un kaydı kimin yazdığını ya da çevirdiğini veya hangi basılı neşri izlediğini söylemez ve metin için bir lisans belirtmez; bu yüzden bunu gösterme hakkı doğrulanmamıştır. Kimse bunu basılı bir kitapla karşılaştırmadı ve hiçbir âlim gözden geçirmedi. Her bölüm, yorumladığı âyetlerin yanında durur; bu âyetler Tanzil’in Kur’ân metnidir, orada olduğu gibi gösterilir. Sabīl bunun hiçbirini yazmamış ve çevirmemiştir.

Metin kaynağı:Quranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMIT2026-10-21 tarihinde alındı

Ayet 212

زُيِّنَ لِلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ٱلْحَيَوٰةُ ٱلدُّنْيَا وَيَسْخَرُونَ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ۘ وَٱلَّذِينَ ٱتَّقَوْا۟ فَوْقَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَـٰمَةِ ۗ وَٱللَّهُ يَرْزُقُ مَن يَشَآءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ 212

212- Dünya hayatı küfre saplananlara pek süslü gösterilmiştir. (O nedenle) onlar mü’minlerle alay ederler. Hâlbuki takva sahipleri Kıyamet gününde onların üstündedirler. Allah dilediğine hesapsız rızık verir.

212. Yüce Allah, Allah’a, âyetlerine ve peygamberlerine küfreden ve O’nun şeriatına boyun eğmeyen kimselere dünya hayatının süslü gösterildiğini haber vermektedir. Bu hayat gözlerine ve kalplerine süslü ve güzel gösterilmiş, onlar da bu hayata razı olmuşlar, onunla yetinmişlerdir. Böylelikle onların bütün arzuları, istekleri ve çalışmaları dünya hayatına yönelik olmuştur. Bu hayata yönelmişler, bütün gayretleri ile onu elde etmeye koyulmuşlar ve o hayatı ta’zim etmişlerdir. Bu yaptıklarında kendilerine ortak olanları da büyük kimseler bellemişlerdir. Buna karşılık mü’minleri küçümseyerek, onlarla alay ederek:“İçimizde Allah (biz dururken) bunlara mı lütufta bulundu?” demişlerdir. Onların bu tutumlarının sebebi akıllarının zayıf, görüşlerinin kısır olmasıdır. Çünkü dünya sınama ve imtihan yurdudur. Bu yurtta mü’minlere de kâfirlere de zorluk ve sıkıntı isabet edecektir. Ama dünya hayatında mü’min hoşlanmadığı şeylerle karşı karşıya kalsa bile sabreder ve ecrini Allah’tan bekler. İman ve sabrı sayesinde Allah başkasının karşı karşıya kalmadığı şekilde onun musibetlerinin yükünü hafifletir. Bütün mesele ve gerçek üstünlük kalıcı yurt olan âhirettedir. O bakımdan Yüce Allah:“Hâlbuki takva sahipleri Kıyamet gününde onların üstündedirler” buyurmaktadır. Takva sahipleri en üstün derecelerde olacaklar, çeşitli nimetlerden yararlanacaklar, sevinç içerisinde bulunacaklardır. Kâfirler ise onların aşağılarında, Cehennemin alt tabakalarında yer alacaklar, çeşitli azaplar görecek, küçümsenecek ve sonu gelmeyecek ebedi bedbahtlıkla karşı karşıya kalacaklardır. Bu âyet-i kerimede mü’minlere bir teselli, kâfirlere ise bir musibetin haber verilmesi söz konusudur. Dünyevî ve uhrevî rızıklar ancak Allah’ın takdiri ile elde edildiğinden ve ancak Yüce Allah’ın meşieti ile onlara nail olmak söz konusu olduğundan Allah:“Allah dilediğine hesapsız rızık verir” buyurmaktadır. Dünya rızkı mü’mine de kâfire de verilir. Fakat ilim, iman, Allah sevgisi, Allah korkusu, O’nun rahmetini ummak vb. kalbî rızıkları ise Allah ancak sevdiği kimselere verir.