Hud
Bu, Arapçadan başka bir dilde bir tefsirdir; Quranic Universal Library’de (QUL, Tarteel’e ait) bulunduğu hâliyle, spa5k/tafsir_api’nin tuttuğu QUL verilerinin açık kopyası üzerinden alınmıştır. QUL’un kaydı kimin yazdığını ya da çevirdiğini veya hangi basılı neşri izlediğini söylemez ve metin için bir lisans belirtmez; bu yüzden bunu gösterme hakkı doğrulanmamıştır. Kimse bunu basılı bir kitapla karşılaştırmadı ve hiçbir âlim gözden geçirmedi. Her bölüm, yorumladığı âyetlerin yanında durur; bu âyetler Tanzil’in Kur’ân metnidir, orada olduğu gibi gösterilir. Sabīl bunun hiçbirini yazmamış ve çevirmemiştir.
Metin kaynağı:Quranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMIT2026-10-21 tarihinde alındı
وَمَا كَانَ رَبُّكَ لِيُهْلِكَ ٱلْقُرَىٰ بِظُلْمٍ وَأَهْلُهَا مُصْلِحُونَ 117
117- Rabbin, halkı ıslaha çalışırken ülkeleri haksız yere helâk edecek değildir.
117. “Rabbin, halkı ıslaha çalışırken ülkeleri haksız yere helâk edecek değildir.” Yani onlar ıslah ediciler oldukları halde, salah üzere olup ıslah ederlerken Allah, onlara zulmederek o ülke ahalisini helâk etmez. Zulmetmedikleri ve onlara karşı da Allah’ın delili ortaya konmadığı sürece Allah onları helâk etmez. Bu buyruğun şu anlama gelme ihtimali de vardır: Rabbin, o ülkeler ahalisini geri dönüp de amellerini ıslah etmeleri halinde önceki zulümleri sebebi ile helâk etmez. Çünkü Yüce Allah, bu durumda onları affeder, onların geçmişteki zulümlerini de siler.