İçeriğe geç
Tafsir As-Saadi - Turkish · Yunus
Sure 10

Yunus

Bu, Arapçadan başka bir dilde bir tefsirdir; Quranic Universal Library’de (QUL, Tarteel’e ait) bulunduğu hâliyle, spa5k/tafsir_api’nin tuttuğu QUL verilerinin açık kopyası üzerinden alınmıştır. QUL’un kaydı kimin yazdığını ya da çevirdiğini veya hangi basılı neşri izlediğini söylemez ve metin için bir lisans belirtmez; bu yüzden bunu gösterme hakkı doğrulanmamıştır. Kimse bunu basılı bir kitapla karşılaştırmadı ve hiçbir âlim gözden geçirmedi. Her bölüm, yorumladığı âyetlerin yanında durur; bu âyetler Tanzil’in Kur’ân metnidir, orada olduğu gibi gösterilir. Sabīl bunun hiçbirini yazmamış ve çevirmemiştir.

Metin kaynağı:Quranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMIT2026-10-21 tarihinde alındı

Ayet 27

وَٱلَّذِينَ كَسَبُوا۟ ٱلسَّيِّـَٔاتِ جَزَآءُ سَيِّئَةٍۭ بِمِثْلِهَا وَتَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌ ۖ مَّا لَهُم مِّنَ ٱللَّهِ مِنْ عَاصِمٍ ۖ كَأَنَّمَآ أُغْشِيَتْ وُجُوهُهُمْ قِطَعًا مِّنَ ٱلَّيْلِ مُظْلِمًا ۚ أُو۟لَـٰٓئِكَ أَصْحَـٰبُ ٱلنَّارِ ۖ هُمْ فِيهَا خَـٰلِدُونَ 27

27- Kötülük işleyenlere gelince bir kötülüğün cezası kendisi kadardır ve onları bir zillet kaplayacaktır. Onları Allah’tan kurtaracak hiçbir kimse yoktur. Yüzlerini sanki karanlık gecenin parçaları bürümüştür. İşte bunlar cehennemliktir ve orada ebedi kalacaklardır.

27. Yüce Allah cennetlikleri söz konusu ettikten sonra, cehennemlikleri de söz konusu etmekte ve onların dünya hayatında kazandıkları şeylerin, Yüce Allah’ı gazaplandıran çeşitli küfür, yalanlama ve türlü masiyetlerden oluşan kötü ameller olduğunu zikretmektedir. Onlaırn işledikleri “bir kötülüğün cezası kendisi kadardır.” Yani onlara verilecek ve hoşlarına gitmeyecek olan ceza -değişik hallerine uyun olarak- işledikleri kötülüklere göre olacaktır. “ve onları bir zillet kaplayacaktır.” Kalplerinde de Allah’ın azabından yana bir korku yer edecektir. Bu korkuyu onlardan hiç kimse uzaklaştıramayacak ve bu azaptan da kimse onları koruyamayacaktır. İçlerinde yer eden bu zillet dışlarına da yansıyacak ve yüzlerinde bir siyahlığa dönüşecektir. “Yüzlerini sanki karanlık gecenin parçaları bürümüştür. İşte bunlar cehennemliktir ve orada ebedi kalacaklardır.” Bu iki kesim arasında ne kadar büyük bir fark vardır! Bunların derecelerinin arası ne kadar da uzaktır! “O günde yüzler var ki apaydınlıktır ve Rablerine bakarlar. O günde asık nice suratlar vardır ki kendilerine bel kemiklerini kıran çok belalı işler yapılacağını anlarlar.”(el-Kıyâme, 75/22-25)“O günde apaydınlık yüzler vardır, gülmekte, sevinmektedir. Yine o günde üzerlerini toz toprak kaplamış yüzler de vardır. Bunları da karanlık ve siyahlık kaplayacaktır. İşte bunlar kâfirlerin ve facirlerin ta kendileridir.”(Abese, 80/38-42)