Saba
Bu, as-Saʿdī’nin tefsirinin, IslamHouse.com’un saadi.islamenc.com adresinde yayımladığı hâliyle bir çevirisidir; o sitenin sayfalarından okunmuştur. Site, kimin çevirdiğini ya da hangi basılı neşri izlediğini söylemez ve metnini almak için hiçbir şart belirtmez; bu yüzden bunu gösterme hakkı doğrulanmamıştır. Kimse bunu basılı bir kitapla karşılaştırmadı ve hiçbir âlim gözden geçirmedi. Her bölüm, yorumladığı âyetlerin yanında durur; bu âyetler Tanzil’in Kur’ân metnidir, orada olduğu gibi gösterilir; sitenin kendine ait bir yorum vermediği bir âyet kendisinden önceki bölümle birlikte durur ve dizin böyle her âyeti adıyla anar. Sabīl bunun hiçbirini yazmamış ve çevirmemiştir.
Metin kaynağı:saadi.islamenc.comIslamHouse.comnone stated (the site names no licence and no terms for taking its text)2026-10-22 tarihinde alındı
وَكَذَّبَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ وَمَا بَلَغُوا۟ مِعْشَارَ مَآ ءَاتَيْنَـٰهُمْ فَكَذَّبُوا۟ رُسُلِى ۖ فَكَيْفَ كَانَ نَكِيرِ 45
(45) Аллах обратился к мекканским многобожникам и предостерег их от наказания, которое постигло их неверующих предшественников. Мекканцы не обрели и десятой доли того, что Аллах даровал прежним народам. Однако они не признавали Божьих посланников, и поэтому Божье обличение было ужасным. Аллах предал их порицанию и подверг мучительному наказанию. Одних из них Господь потопил в море, других поразил сокрушительным ураганом, третьих — оглушительным воплем, четвертых — землетрясением, пятых — шквалистым ветром. О неверующие! Не смейте упорствовать в своем неверии, дабы не постигло вас то, что постигло прежние народы.