Az-Zumar
Bu, as-Saʿdī’nin tefsirinin, IslamHouse.com’un saadi.islamenc.com adresinde yayımladığı hâliyle bir çevirisidir; o sitenin sayfalarından okunmuştur. Site, kimin çevirdiğini ya da hangi basılı neşri izlediğini söylemez ve metnini almak için hiçbir şart belirtmez; bu yüzden bunu gösterme hakkı doğrulanmamıştır. Kimse bunu basılı bir kitapla karşılaştırmadı ve hiçbir âlim gözden geçirmedi. Her bölüm, yorumladığı âyetlerin yanında durur; bu âyetler Tanzil’in Kur’ân metnidir, orada olduğu gibi gösterilir; sitenin kendine ait bir yorum vermediği bir âyet kendisinden önceki bölümle birlikte durur ve dizin böyle her âyeti adıyla anar. Sabīl bunun hiçbirini yazmamış ve çevirmemiştir.
Metin kaynağı:saadi.islamenc.comIslamHouse.comnone stated (the site names no licence and no terms for taking its text)2026-10-22 tarihinde alındı
لَهُم مَّا يَشَآءُونَ عِندَ رَبِّهِمْ ۚ ذَٰلِكَ جَزَآءُ ٱلْمُحْسِنِينَ 34
(34) ﴾ لَهُم مَّا يَشَآءُونَ عِندَ رَبِّهِمۡۚ ﴿ "Mereka memperoleh apa yang mereka kehendaki pada sisi Rabb mereka," berupa pahala yang belum pernah dilihat mata, tidak pernah didengar telinga dan tidak pula pernah terlintas di dalam hati manusia. Semua yang digandrungi oleh kemauan dan kehendaknya dari berbagai jenis kelezatan dan hal-hal yang menggiurkan, semuanya pasti mereka peroleh dan telah disiapkan untuk mereka. ﴾ ذَٰلِكَ جَزَآءُ ٱلۡمُحۡسِنِينَ ﴿ "Demikianlah balasan orang-orang yang berbuat baik," yaitu orang-orang yang beribadah kepada Allah sekan-akan mereka melihatNya, dan jika mereka tidak bisa melihatNya, maka (mereka meyakini) bahwa Dia melihat mereka, dan orang-orang yang berbuat baik kepada sesama hamba-hamba Allah.