At-Tawba
Hii ni tafsiri kwa lugha isiyo Kiarabu kama ilivyo katika Quranic Universal Library (QUL, ya Tarteel), iliyochukuliwa kupitia nakala huria ya data ya QUL inayohifadhiwa na spa5k/tafsir_api. Rekodi ya QUL haisemi ni nani aliyeiandika au kuitafsiri kwa lugha nyingine wala inafuata toleo gani lililochapishwa, na haitaji leseni kwa matini hiyo, kwa hiyo haki ya kuionyesha haijathibitishwa. Hakuna aliyeilinganisha na kitabu kilichochapishwa, na hakuna mwanazuoni aliyeihakiki. Kila kifungu kipo kando ya aya inazozifafanua, ambazo ni matini ya Qur’ani ya Tanzil, inavyoonekana huko. Sabīl haikuandika wala kutafsiri kwa lugha nyingine chochote kati yake.
Maandishi kutokaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITilichukuliwa 2026-10-21
قُلْ هَلْ تَرَبَّصُونَ بِنَآ إِلَّآ إِحْدَى ٱلْحُسْنَيَيْنِ ۖ وَنَحْنُ نَتَرَبَّصُ بِكُمْ أَن يُصِيبَكُمُ ٱللَّهُ بِعَذَابٍ مِّنْ عِندِهِۦٓ أَوْ بِأَيْدِينَا ۖ فَتَرَبَّصُوٓا۟ إِنَّا مَعَكُم مُّتَرَبِّصُونَ 52
52- De ki:“Siz, bizim başımıza iki güzel (akıbetten) birinin gelmesinden başka neyi bekleyebilirsiniz ki? Halbuki biz, Allah’ın sizi ya kendi katından yahut da bizim ellerimizle bir azaba uğratmasını bekliyoruz. Öyleyse bekleyin, şüphesiz biz de sizinle beraber bekliyoruz.”
52. Başınıza türlü musibetlerin gelmesini bekleyen münafıklara “de ki:” Sizin başımıza gelmesini beklediğiniz şey nedir? Sizler ancak bizim için son derece faydalı bir şey beklemektesiniz ki bu da şu iki güzel şeyden birisidir: Ya düşmana karşı zafer kazanıp onlara karşı ilahî yardıma mazhar olmak ve böylelikle dünyevî ve uhrevî mükâfaatı elde etmek yahut da insanların ulaşabilecekleri en üstün derece ve Allah nezdindeki en yüce mevki olan şehadete kavuşmak. Bizim sizin başınıza gelmesini beklediğimiz şeye gelince ey münafıklar, biz Yüce Allah’ın sizi ya kendi nezdinden bizim sebep olmayacağımız bir azaba çarptırmasını yahut da bizim ellerimizle yani bizi size musallat kılarak ve böylece sizi öldürmemizi sağlayarak başınıza bir musibet getirmesini bekliyoruz. “Öyleyse” siz bizim hakkımızda hayır “bekleyin, şüphesiz biz de sizinle beraber” başınıza gelecek kötülükleri “bekliyoruz.”