Al-An'aam
Hii ni tafsiri kwa lugha isiyo Kiarabu kama ilivyo katika Quranic Universal Library (QUL, ya Tarteel), iliyochukuliwa kupitia nakala huria ya data ya QUL inayohifadhiwa na spa5k/tafsir_api. Rekodi ya QUL haisemi ni nani aliyeiandika au kuitafsiri kwa lugha nyingine wala inafuata toleo gani lililochapishwa, na haitaji leseni kwa matini hiyo, kwa hiyo haki ya kuionyesha haijathibitishwa. Hakuna aliyeilinganisha na kitabu kilichochapishwa, na hakuna mwanazuoni aliyeihakiki. Kila kifungu kipo kando ya aya inazozifafanua, ambazo ni matini ya Qur’ani ya Tanzil, inavyoonekana huko. Sabīl haikuandika wala kutafsiri kwa lugha nyingine chochote kati yake.
Maandishi kutokaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITilichukuliwa 2026-10-21
قُل لَّآ أَقُولُ لَكُمْ عِندِى خَزَآئِنُ ٱللَّهِ وَلَآ أَعْلَمُ ٱلْغَيْبَ وَلَآ أَقُولُ لَكُمْ إِنِّى مَلَكٌ ۖ إِنْ أَتَّبِعُ إِلَّا مَا يُوحَىٰٓ إِلَىَّ ۚ قُلْ هَلْ يَسْتَوِى ٱلْأَعْمَىٰ وَٱلْبَصِيرُ ۚ أَفَلَا تَتَفَكَّرُونَ 50
50- De ki:“Ben size Allah’ın hazineleri benim yanımdadır, demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Size: Ben bir meleğim de demiyorum. Ben ancak bana vahyolunana uyarım.” De ki: “Hiç körle gören bir olur mu? Hiç düşünmüyor musunuz?”
50. Yüce Allah, Peygamberine kendisinden mucizeler göstermesini isteyen yahut da ona: Sen bizi seni de Allah ile birlikte bir ilah edinelim diye davet ediyorsun, diyen kimselere hitap etmesini ve şöyle demesini emretmektedir:“Ben size Allah’ın hazineleri” rızık ve rahmetinin anahtarları “benim yanımdadır, demiyorum. Ben gaybı da bilmem.” Çünkü gayb bütünü ile Allah nezdindedir. “Allah insanlara herhangi bir rahmeti açacak olursa onu tutacak kimse olamaz. Tuttuğunu da ondan başka salıverecek olmaz.”(Fatır, 35/2) Gaybı da görüneni de bilen yalnızca O’dur: “O kendi gaybına hiçbir kimseyi muttali kılmaz. Ancak beğenip seçtiği bir peygamber olması hariç.”(el-Cin, 72/26-27)“Size: Ben bir meleğim de demiyorum”, tasarrufu geçerli ve güçlü bir kimse de değilim. Ben Allah’ın beni yerleştirmiş olduğu gerçek konumumdan daha üstün bir konumda olduğum iddiasında değilim. “Ben ancak bana vahyolunana uyarım.” İşte benim nihai durumum, vardığım son nokta ve en yüksek mevki budur. Ben ancak bana vahyolunana uyarım ve kendi hakkımda onun gereğini yerine getirir, bütün insanları da ona davet ederim. Benim gerçek konumumun ne olduğunu anlaşıldığına göre, bana karşı bir takım şeyleri araştıran neyi araştırmakta yahut da niçin benden iddia etmediğim bir konumun gereğini istemektedir ? İnsan hiç sözünü ettiği şeyin başkasından sorumlu tutulur mu? Ben sizleri bana vahyolunan şeye davet ettiğime göre sizler benim mertebem dışında sahip olduğumu iddia etmediğim şeyleri benden neye dayanarak istemektesiniz? Bu sizin yaptığınız bir haksızlık, bir inat ve bir ayak diretmeden başka bir şey değildir. Şimdi davetini kabul edip sana vahyolunan şeye bağlılık gösteren kimse ile bu şekilde olmayan kimse arasındaki farkı açıklamak üzere onlara “de ki: hiç körle gören bir olur mu? Hiç düşünmüyor musunuz?” Keşke düşünseniz de her şeyi yerli yerince oturtabilseniz ve seçilip tercih edilmeye daha layık olanı seçebilseniz.