Ruka hadi kwenye maudhui
Tafsir As-Saadi - Turkish · Saba
Sura ya 34

Saba

Hii ni tafsiri kwa lugha isiyo Kiarabu kama ilivyo katika Quranic Universal Library (QUL, ya Tarteel), iliyochukuliwa kupitia nakala huria ya data ya QUL inayohifadhiwa na spa5k/tafsir_api. Rekodi ya QUL haisemi ni nani aliyeiandika au kuitafsiri kwa lugha nyingine wala inafuata toleo gani lililochapishwa, na haitaji leseni kwa matini hiyo, kwa hiyo haki ya kuionyesha haijathibitishwa. Hakuna aliyeilinganisha na kitabu kilichochapishwa, na hakuna mwanazuoni aliyeihakiki. Kila kifungu kipo kando ya aya inazozifafanua, ambazo ni matini ya Qur’ani ya Tanzil, inavyoonekana huko. Sabīl haikuandika wala kutafsiri kwa lugha nyingine chochote kati yake.

Maandishi kutokaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITilichukuliwa 2026-10-21

Aya 10–11

وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا دَاوُۥدَ مِنَّا فَضْلًا ۖ يَـٰجِبَالُ أَوِّبِى مَعَهُۥ وَٱلطَّيْرَ ۖ وَأَلَنَّا لَهُ ٱلْحَدِيدَ 10 أَنِ ٱعْمَلْ سَـٰبِغَـٰتٍ وَقَدِّرْ فِى ٱلسَّرْدِ ۖ وَٱعْمَلُوا۟ صَـٰلِحًا ۖ إِنِّى بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ 11

10- Andolsun ki Davud’a katımızdan bir lütuf/üstünlük verdik. “Ey dağlar ve kuşlar! Onunla beraber tesbih edin.”(dedik). Ona demiri de yumuşattık. 11- “Bol ve uzun zırhlar yap ve dokumayı ölçülü tut. (Ailece) salih amel işleyin. Çünkü ben yaptıklarınızı çok iyi görmekteyim.”(dedik).

10-11. Yani bizler, kulumuz ve rasûlümüz Davud aleyhisselam’a lütuf ve ihsanda bulunmuş, ona faydalı ilimden, salih amelden, dinî ve dünyevî nimetlerden pek üstün şeyler vermiştik. Yüce Allah’ın onun üzerindeki nimetlerinden özel olarak ihsan ettiği bazıları, dağlar gibi cansızlara, kuşlar gibi birtakım hayvanlara emir vererek, onunla birlikte tesbihte bulunmaları, ona icabet ederek Rabbine hamd ve tesbihi tekrarlamalarıdır. Bu, ona verilen bir nimetti. Çünkü bu, ne kendisinden önce ne de kendisinden sonra kimseye nasip olmamış ve olmayacak olan özelliklerindendir. Ayrıca canlı ve cansız varlıkların Rablerinin tesbih edilmesine, şanının yüceltilmesine, tekbir ve hamd edilmesine cevap vermeleri hem onun için hem de başkası için bir teşviktir. Bu, Yüce Allah’ı anmak için kişiyi harekete geçiren bir husustur. Ona verilen nimetlerden bir diğeri de güzel sestir. Zira pek çok ilim adamının belirttiği gibi bu durum, Davud aleyhisselam’ın sesi dolayısı ile neşveye gelmeleri şeklinde oluyordu. Çünkü Yüce Allah, ona başkasına üstünlük sağlayacak şekilde güzel bir ses vermişti. O, bu oldukça güzel ve neşelendirici sesi ile yüksek bir şekilde tesbih, tehlil ve temcîd (Allah’ın şanını yüceltmek) yaptı mı insanlardan olsun, cinlerden olsun onu işiten herkes -hatta kuşlar ve dağlar bile- neşveye gelir ve Rabbini hamd ile tesbih ederdi. Yine bu ilâhî nimetlerden birisi şudur: Onların tesbih etmelerinin ecri de muhtemelen ona yazılıyordu. Çünkü o, buna vesile oluyor ve bu varlıklar da ona tâbi olarak tesbih ediyordu. Allah’ın ona olan lütuf ve ihsanlarından birisi de demiri ona yumuşatmış olması idi. Böylelikle vücudu boydan boya örten zırhlar yapabiliyordu. Ayrıca Yüce Allah, kendisine bu zırhları yapma sanatını da öğretmişti. Dokumada işi nasıl ölçülü tutacağını da bildirmişti. Yani o, bu zırhları halkalar halinde yapıyor, sonra da bunları birbirinin içine sokuyor ve böylece işliyordu. Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır:“Ve Biz ona, sizin faydanıza ve savaşlarınızda sizi korusun diye elbise/zırh yapma sanatını öğrettik. Acaba şükredecek misiniz?”(el-Enbiya, 21/80) Allah Davud aleyhisselam’a ve onun aile halkına ihsan ettiği lütufları söz konusu edince onlara kendisine şükretmelerini, salih amel işlemelerini, bu amellerini ıslah ederek ve amelleri bozucu şeylerden koruyarak Yüce Allah’ı gözetmelerini emretti. Çünkü O, amellerini görendir, amellerinden haberdardır. Amellerinden hiçbir şey O’na gizli ve saklı kalmaz.