Aal-i-Imraan
Hii ni tafsiri kwa lugha isiyo Kiarabu kama ilivyo katika Quranic Universal Library (QUL, ya Tarteel), iliyochukuliwa kupitia nakala huria ya data ya QUL inayohifadhiwa na spa5k/tafsir_api. Rekodi ya QUL haisemi ni nani aliyeiandika au kuitafsiri kwa lugha nyingine wala inafuata toleo gani lililochapishwa, na haitaji leseni kwa matini hiyo, kwa hiyo haki ya kuionyesha haijathibitishwa. Hakuna aliyeilinganisha na kitabu kilichochapishwa, na hakuna mwanazuoni aliyeihakiki. Kila kifungu kipo kando ya aya inazozifafanua, ambazo ni matini ya Qur’ani ya Tanzil, inavyoonekana huko. Sabīl haikuandika wala kutafsiri kwa lugha nyingine chochote kati yake.
Maandishi kutokaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITilichukuliwa 2026-10-21
وَلِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ ۚ يَغْفِرُ لِمَن يَشَآءُ وَيُعَذِّبُ مَن يَشَآءُ ۚ وَٱللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ 129
129- Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. O, dilediğini bağışlar, dilediğine de azap eder. Allah çok bağışlayıcıdır, pek merhametlidir.
129. Yüce Allah göklerde ve yerde, yani bütün kâinatta yalnız kendisinin tasarruf sahibi olduğunu, dilediği kimselerin tevbesini kabul edip onu mağfiret ederek günahlarını bağışlayacağını, dilediği kimseyi de yardımsız bırakıp azaba düçar edeceğini haber vermektedir. “Allah çok bağışlayıcıdır, pek merhametlidir.” Mağfiret ve rahmetinin kemal derecesinde oluşu ve bunların gereklerinin yaratma ile emretmesinde mevcut oluşu O’nun zatının ayrılmaz sıfatlarındandır. O tevbe edenlere mağfiret eder. Rahmeti gerektirici sebepleri yerine getirenlere de merhamet eder. Nitekim O şöyle buyurmuştur:“Allah'a ve Rasul’e itaat edin ki rahmete nail olasınız.”(Âl-i İmran, 3/132)
***