Al-Kahf
Hii ni tafsiri kwa lugha isiyo Kiarabu kama ilivyo katika Quranic Universal Library (QUL, ya Tarteel), iliyochukuliwa kupitia nakala huria ya data ya QUL inayohifadhiwa na spa5k/tafsir_api. Rekodi ya QUL haisemi ni nani aliyeiandika au kuitafsiri kwa lugha nyingine wala inafuata toleo gani lililochapishwa, na haitaji leseni kwa matini hiyo, kwa hiyo haki ya kuionyesha haijathibitishwa. Hakuna aliyeilinganisha na kitabu kilichochapishwa, na hakuna mwanazuoni aliyeihakiki. Kila kifungu kipo kando ya aya inazozifafanua, ambazo ni matini ya Qur’ani ya Tanzil, inavyoonekana huko. Sabīl haikuandika wala kutafsiri kwa lugha nyingine chochote kati yake.
Maandishi kutokaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITilichukuliwa 2026-10-21
وَلَا تَقُولَنَّ لِشَا۟ىْءٍ إِنِّى فَاعِلٌ ذَٰلِكَ غَدًا 23 إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ ۚ وَٱذْكُر رَّبَّكَ إِذَا نَسِيتَ وَقُلْ عَسَىٰٓ أَن يَهْدِيَنِ رَبِّى لِأَقْرَبَ مِنْ هَـٰذَا رَشَدًا 24
23- Hiçbir şey hakkında sakın:“Ben yarın mutlaka şunu yapacağım” deme! 24- Ancak Allah dilerse (yapacağım de!) Unuttuğun zaman da Rabbini an ve: “Umulur ki Rabbim beni doğruya bundan daha yakın olana erdirir” de.
23. Her ne kadar buradaki yasağın özel bir sebebi var ve bu, Allah Rasûlüne yönelik ise de buradaki yasak, diğerleri gibi umumî olup bütün mükellefleri kapsar. Yüce Allah, kulun geleceğe dair hususlar hakkında “Ben yarın mutlaka şunu yapacağım” ifadesini “Allah dilerse (İnşaallah)” ile birlikte söz konusu etmedikçe söylemesini yasaklamaktadır. Çünkü bu, sakıncalı bir husustur. Zira bu, kişinin yapıp yapamayacağını, olup olmayacağını bilemeyeceği, geleceğe dönük ve gayba ait bir sözdür. Ayrıca böyle bir ifadede söz konusu fiili bağımsız olarak kulun kendi meşîetine/dilemesine bağlaması anlamı da çıkar ki bu da sakıncalı ve yasaktır. Zira bütün meşîet ve irade yalnız Allah’ındır:“Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.”(et-Tekvîr, 81/29) Diğer taraftan Yüce Allah’ın meşîeti/dilemesini söz konusu etmek (inşaallah demek), işleri kolaylaştırır, o işlerde bereketin hasıl olmasına ve kulun da Rabbinin yardımına mazhar olmasına vesile olur.
24. Kul, bir beşer olduğundan dolayı “inşaallah” demeyi unutması kaçınılmaz bir şeydir. O bakımdan Yüce Allah, arzulananın gerçekleşmesi ve sakıncalı durumun bertaraf edilmesi için hatırlandığı vakit adının anılmasını ve “inşaallah” denmesini emretmektedir. “Unuttuğun zaman da Rabbini an” buyruğunun umum ifadesinden unutma anında Allah'ın anılması gerektiği de anlaşılmaktadır. Çünkü Allah’ın adını anmak, unutmayı ortadan kaldırır ve kulun yanıldığı şeyi hatırlamasına vesile olur. Aynı şekilde Yüce Allah’ın adını anmayı unutup gaflete düşen kimseye de Rabbini anması ve gafillerden olmaması emredilir. ul, hem hakka isabet ettirmek hem de söz ve fiillerinde unutmamak için Yüce Allah’a muhtaç olduğundan dolayı ona:“Umulur ki Rabbim beni doğruya bundan daha yakın olana erdirir” demesi emredilmektedir. Bu buyruğuyla Allah, dua etmeyi, O’nun rahmetini ummayı, doğruya ulaştıran en kestirme yola iletmesi hususunda O’na güvenmeyi emretmektedir. Bu hale ulaşan, hidâyeti ve doğruyu bulmak yolunda bütün gayretini ortaya koyan bir kul, bu gayesinde muvaffak kılınmaya ve Rabbi tarafından yardıma mazhar olmaya layık olur.