U bood nuxurka
Tafsir As-Saadi - Turkish · Fussilat
Suuradda 41

Fussilat

Kani waa tafsiir ku qoran luqad aan Carabi ahayn sida uu ugu jiro Quranic Universal Library (QUL, ee Tarteel), oo laga qaaday nuqulka furan ee xogta QUL ee spa5k/tafsir_api haysto. Diiwaanka QUL ma sheegayo cidda qortay ama tarjumay ama daabacaadda la daabacay ee uu raacayo, mana caddaynayo shatiga qoraalka, sidaas darteed xaqa muujintiisa lama xaqiijin. Qofna ma barbardhigin buug la daabacay, aqoonyahanna ma dib u eegin. Qayb kasta waxay ag taagan tahay aayadaha ay ka hadlayso, kuwaas oo ah qoraalka Quraanka ee Tanzil, sida uu ugu yaal halkaas. Sabīl wax ka mid ah ma qorin, mana tarjumin.

Qoraalka waxaa laga helayQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITla qaaday 2026-10-21

Aayadaha 47–48

إِلَيْهِ يُرَدُّ عِلْمُ ٱلسَّاعَةِ ۚ وَمَا تَخْرُجُ مِن ثَمَرَٰتٍ مِّنْ أَكْمَامِهَا وَمَا تَحْمِلُ مِنْ أُنثَىٰ وَلَا تَضَعُ إِلَّا بِعِلْمِهِۦ ۚ وَيَوْمَ يُنَادِيهِمْ أَيْنَ شُرَكَآءِى قَالُوٓا۟ ءَاذَنَّـٰكَ مَا مِنَّا مِن شَهِيدٍ 47 وَضَلَّ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يَدْعُونَ مِن قَبْلُ ۖ وَظَنُّوا۟ مَا لَهُم مِّن مَّحِيصٍ 48

47- Kıyametin bilgisi ona havale edilir. O’nun ilmi dışında hiçbir meyve tomurcuğundan çıkmaz, hiçbir dişi de gebe kalmaz ve doğurmaz. O gün O:“Hani (iddia ettiğiniz) ortaklarım nerede?” diye onlara seslenir. Onlar da:“Bizden (böyle bir şeye) tanıklık edecek hiç kimse olmadığını Sana arzederiz” derler. 48- Önceden dua/ibadet ettikleri şeyler kaybolur gider ve artık kaçacak bir yerlerinin bulunmadığını anlarlar.

47. Bu buyrukla Yüce Allah, ilminin genişliğini ve kendisinden başka hiçbir kimsenin muttali olmadığı bilginin yalnızca kendisine has olduğunu haber vermekte ve şöyle buyurmaktadır:“Kıyametin bilgisi ona havale edilir.” Yani bütün mahlukat, bu bilgiyi O’na havale ederler. Bu hususta bilgi sahibi olmaktan aciz olduklarını rasûller de melekler de başkaları da ikrar ve itiraf ederler. “O’nun ilmi dışında hiçbir meyve tomurcuğundan” içinde bulunduğu ve etrafını saran kılıfından “çıkmaz.” Bu, hem şehirlede hem de kırlarda bulunan bütün ağaçların meyvelerini kapsar. Hangi ağaçtan hangi meyve çıkarsa çıksın mutlaka O, onu bütün tafsilatı ile bilir. İster Âdemoğullarından olsun, ister diğer canlı türlerinden olsun “hiçbir dişi de” O’nun bilgisi olmadan “gebe kalmaz ve doğurmaz.” Bunların hepsini O bilir. O halde müşrikler nasıl olur da bilgi sahibi olmayan, işitmeyen ve görmeyen varlıkları O’na eş koşarlar? “O gün O: “Hani ortaklarım” olduklarını iddia ettiğiniz, kendilerine tapındığınız, bu hususta mücadele ettiğiniz ve kendileri adına peygamberlere düşmanlık ettiğiniz uydurma ilâhlar “nerede? diye onlara” yani Kıyamet günü kendisine şirk koşanlara, onları azarlamak ve yalan söylediklerini ortaya çıkarmak için bu şekilde “seslenir. Onlar da” ortak koştukları varlıkların ulûhiyetlerinin batıl olduğunu, Allah ile ortaklıklarının bulunmadığını ikrar ve itiraf ederek:“Bizden (böyle bir şeye) tanıklık edecek hiç kimse olmadığını sana arzederiz, derler” yani Rabbimiz, sen de şahit ol, biz sana şöylece bildiririz ki onların ilâhlıklarının, Sana ortaklıklarının doğru olduğuna bizden şahitlik edecek hiçbir kimse yoktur. Şu anda hepimiz onlara tapınmanın batıl olduğunu kabul ediyoruz. Onlardan uzaklaştığımızı ilan ediyoruz. Bundan dolayı bir sonraki âyet-i kerimede şöyle buyurulmaktadır: 48. “Önceden” Allah’tan başka “dua/ibadet ettikleri şeyler kaybolur gider.” Yani ömür boyu Allah’tan başkasına ibadet ederek bu konuda sahip oldukları inanç ve amelleri, batıl mabudların kendilerine fayda sağlayacaklarına ve onlardan azabı uzaklaştırıp Allah nezdinde şefaat edeceklerine dair kanaatleri ve inançları yok olup gidecektir. Bunun sonucunda çalışmaları boşa gitmiş ve zanları çürütülmüş olacak, Allah’a koştukları ortakların kendilerine hiçbir faydasının olmadığı ortaya çıkacaktır. Bu halde iken “artık kaçacak bir yerlerinin” bir kurtarıcının, bir sığınağın, bir barınağın “bulunmadığını” kesin olarak “anlarlar.” İşte Allah'a başkalarını ortak koşanların akıbeti budur. Allah, kendisine şirk koşmaktan sakınsınlar diye bunu kullarına açıklamaktadır.