Al-Anfaal
Wannan tafsiri ne da wani harshe ba Larabci ba, kamar yadda yake a Quranic Universal Library (QUL, ta Tarteel), wanda aka ɗauka ta kwafin buɗaɗɗen bayanan QUL da spa5k/tafsir_api ke riƙewa. Bayanan QUL ba su faɗi wanda ya rubuta ko ya fassara shi ba, ko wane bugu da aka buga yake bi, kuma ba su bayyana lasisi ga rubutun ba, saboda haka ba a tabbatar da haƙƙin nuna shi ba. Babu wanda ya kwatanta shi da littafin da aka buga, kuma babu malami da ya duba shi. Kowane sashe yana kusa da ayoyin da yake bayani a kansu, waɗanda rubutun Alƙur’ani ne na Tanzil, kamar yadda yake a can. Sabīl bai rubuta ko ɗaya daga cikinsa ba, kuma bai fassara shi ba.
Rubutu dagaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITan ɗauka 2026-10-21
قُل لِّلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِن يَنتَهُوا۟ يُغْفَرْ لَهُم مَّا قَدْ سَلَفَ وَإِن يَعُودُوا۟ فَقَدْ مَضَتْ سُنَّتُ ٱلْأَوَّلِينَ 38 وَقَـٰتِلُوهُمْ حَتَّىٰ لَا تَكُونَ فِتْنَةٌ وَيَكُونَ ٱلدِّينُ كُلُّهُۥ لِلَّهِ ۚ فَإِنِ ٱنتَهَوْا۟ فَإِنَّ ٱللَّهَ بِمَا يَعْمَلُونَ بَصِيرٌ 39 وَإِن تَوَلَّوْا۟ فَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ مَوْلَىٰكُمْ ۚ نِعْمَ ٱلْمَوْلَىٰ وَنِعْمَ ٱلنَّصِيرُ 40
38- Kâfirlere de ki eğer vazgeçerlerse onların geçmiş (günahları) bağışlanır, eğer dönerlerse işte önceki (ümmet)lerin başından geçenler ortadadır. 39- Fitne kalmayıncaya ve din bütünüyle Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse şüphe yok ki Allah yaptıklarını çok iyi görendir. 40- Eğer yüz çevirirlerse bilin ki Allah, sizin mevlânızdır. O ne güzel mevlâdır ve ne güzel yardımcıdır.
38. Bu, Yüce Allah’ın kullarına olan bir lütfudur. Kulların inkârı da inatlarını sürdürmeleri de bu lütfunu engellemez. O, yine de onları doğruluk ve hidâyet yoluna çağırır, kendilerini helake ve azgınlığa götüren yollardan uzak kalmalarını ister ve bunları onlara yasaklar. Bu yüzden Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Kâfirlere de ki eğer” hiçbir şeyi ortak koşmaksızın yalnızca Allah’a teslim olmak sureti ile küfürlerinden “vazgeçerlerse, onların geçmiş” günahları “bağışlanır, eğer” küfür ve inatlarına geri “dönerlerse kendilerinden önceki (ümmet)lerin başından geçenler” peygamberleri yalanlayan ümmetlerin helak edilişleri “ortadadır.” Bunlar da işte o inatçıların başına gelenleri beklesinler! Zira onlara da alay etmekte oldukları şeylerin haberi elbette gelecektir. Yüce Allah’ın yalanlayıcılara yönelik hitabı işte budur. Kâfirlere karşı davranışları ile ilgili olarak mü’minlere yönelik hitabına gelince şöyle buyurmaktadır:
39. “Fitne” yani şirk ve Allah’ın yolundan alıkoyuş “kalmayıncaya” ve kafirler İslâm’ın hükümlerine boyun eğip de “din bütünüyle Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın.” İşte din düşmanlarına karşı savaşmanın ve cihadın maksadı budur. Yani düşmanların dine verecekleri kötülüklerin önlenmesi ve Allah’ın, insanları bağlansınlar diye yarattığı hak dinin himaye edilerek onun, diğer bütün dinlerin üzerinde galip ve üstün olmasının sağlanmasıdır. “Eğer” işlemekte oldukları zulümlerden “vazgeçerlerse şüphe yok ki Allah yaptıklarını çok iyi görendir.” Onların hiçbir halleri ve niyetleri O’na gizli kalmaz.
40. “Eğer” Allah’a itaatten “yüz çevirirlerse” ve Allah’ın hükümlerine uymazlarsa “bilin ki Allah, sizin mevlânızdır. O ne güzel mevlâdır” mü’min kullarının dostudur, onları gözetip kollar, onların menfaatine olan şeyleri onlara ihsan eder, dinî ve dünyevî faydalarını gerçekleştirmelerini kolaylaştırır. “ve ne güzel yardımcıdır!” onlara yardım eder de günahkârların onlara kurdukları tuzakları ve kötülerin onlara karşı saldırılarını boşa çıkartır. Yardımcısı ve mevlâsı Allah olan için korkacak hiçbir şey yoktur. Hasmı Allah olan kimsenin ise hiçbir zaman aziz olması, güçlenmesi ve ayakta durması mümkün olmaz.