Tsallaka zuwa abin da ke ciki
Tafsir As-Saadi - Turkish · Al-Anfaal
Sura ta 8

Al-Anfaal

Wannan tafsiri ne da wani harshe ba Larabci ba, kamar yadda yake a Quranic Universal Library (QUL, ta Tarteel), wanda aka ɗauka ta kwafin buɗaɗɗen bayanan QUL da spa5k/tafsir_api ke riƙewa. Bayanan QUL ba su faɗi wanda ya rubuta ko ya fassara shi ba, ko wane bugu da aka buga yake bi, kuma ba su bayyana lasisi ga rubutun ba, saboda haka ba a tabbatar da haƙƙin nuna shi ba. Babu wanda ya kwatanta shi da littafin da aka buga, kuma babu malami da ya duba shi. Kowane sashe yana kusa da ayoyin da yake bayani a kansu, waɗanda rubutun Alƙur’ani ne na Tanzil, kamar yadda yake a can. Sabīl bai rubuta ko ɗaya daga cikinsa ba, kuma bai fassara shi ba.

Rubutu dagaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITan ɗauka 2026-10-21

Aya ta 35

وَمَا كَانَ صَلَاتُهُمْ عِندَ ٱلْبَيْتِ إِلَّا مُكَآءً وَتَصْدِيَةً ۚ فَذُوقُوا۟ ٱلْعَذَابَ بِمَا كُنتُمْ تَكْفُرُونَ 35

35- Onların, Beytullah’ın yanındaki namazları, ıslık çalmaktan ve el çırpmaktan başka bir şey değildir. Öyleyse (ey müşrikler) küfrünüzden dolayı azabı tadın!

35. Yüce Allah Beyt-i Haram’ı, orada dininin emirleri dosdoğru uygulansın ve yalnızca O’na ihlasla ibadet edilsin diye var etmiştir. Bu emri yerine getirenler ise mü’minlerdir. Bu Mescidden insanları alıkoyan şu müşriklere gelince, onların oradaki namazları -ki o ibadet türlerinin en büyüğüdür- sadece “ıslık çalmaktan ve el çırpmaktan” ibaretti. Bu ise kalplerinde Rablerini tazimden eser bulunmayan, O’nun haklarını tanımayan, en faziletli ve en şerefli o bölgenin saygınlığını bilmeyen cahil ve ahkamakların işidir. Onların oradaki dua ve namazları bu şekilde olursa ya diğer ibadetlerine ne demeli? O halde onlar, hangi sebepten ve hangi özellikleri dolayısı ile bu Beyt’e mü’minlerden daha layık olabilirlerdi? O müminler ki namazlarında Rablerinin huzurunda huşu içinde dururlar, boş işlerden yüz çevirirler ve Yüce Allah’ın kendilerini nitelediği daha nice güzel sıfatlara, doğru fiil ve davranışlara sahiptirler. Hiç şüphesiz Yüce Allah, Beyt-i Haram’ını o mü’minlere miras vermiş ve onları orada iktidar sahibi kılmıştır. Zira O, Beyt-i Haram üzerindeki iktidarı mü’minlere ihsan ettikten sonra şöyle buyurmuştur:“Ey iman edenler! Müşrikler ancak bir pisliktir. Onun için bu yıllarından sonra artık onlar Mescid-i Haram’a yaklaşmasınlar.”(et-Tevbe, 9/26) Yüce Allah burada da: “Öyleyse (ey müşrikler) küfrünüzden dolayı azabı tadın!” buyurmaktadır.