Tsallaka zuwa abin da ke ciki
Tafsir As-Saadi - Turkish · Az-Zukhruf
Sura ta 43

Az-Zukhruf

Wannan tafsiri ne da wani harshe ba Larabci ba, kamar yadda yake a Quranic Universal Library (QUL, ta Tarteel), wanda aka ɗauka ta kwafin buɗaɗɗen bayanan QUL da spa5k/tafsir_api ke riƙewa. Bayanan QUL ba su faɗi wanda ya rubuta ko ya fassara shi ba, ko wane bugu da aka buga yake bi, kuma ba su bayyana lasisi ga rubutun ba, saboda haka ba a tabbatar da haƙƙin nuna shi ba. Babu wanda ya kwatanta shi da littafin da aka buga, kuma babu malami da ya duba shi. Kowane sashe yana kusa da ayoyin da yake bayani a kansu, waɗanda rubutun Alƙur’ani ne na Tanzil, kamar yadda yake a can. Sabīl bai rubuta ko ɗaya daga cikinsa ba, kuma bai fassara shi ba.

Rubutu dagaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITan ɗauka 2026-10-21

Ayoyi 81–83

قُلْ إِن كَانَ لِلرَّحْمَـٰنِ وَلَدٌ فَأَنَا۠ أَوَّلُ ٱلْعَـٰبِدِينَ 81 سُبْحَـٰنَ رَبِّ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ رَبِّ ٱلْعَرْشِ عَمَّا يَصِفُونَ 82 فَذَرْهُمْ يَخُوضُوا۟ وَيَلْعَبُوا۟ حَتَّىٰ يُلَـٰقُوا۟ يَوْمَهُمُ ٱلَّذِى يُوعَدُونَ 83

81- De ki:“Şayet Rahman’ın bir çocuğu olsaydı, ona ibadet edenlerin ilki ben olurdum.” 82- Hem göklerin ve yerin Rabbi hem de Arş’ın Rabbi (olan Allah) onların nitelendirmelerinden münezzehtir. 83- Bırak onları tehdit edildikleri güne kavuşuncaya kadar (batıl işlerine) dalıp oyalansınlar.

81. Yani ey şerefli Rasûl! Allah tek ve Samed (kimseye muhtaç olmayan, herkesin muhtaç olduğu), eş ve evlat edinmemiş ve hiç kimse O’na denk olmadığı halde O’na çocuk isnat edenlere “de ki: Şayet Rahman’ın bir çocuğu olsaydı ona” o çocuğa “ibadet edenlerin ilki ben olurdum.” Çünkü bu evlat da babasının bir parçası olurdu. Ayrıca ben, Allah’ın sevdiği emirlere sıkı sıkıya bağlanıp itaat etmeye en layık kişiyim. Fakat böyle bir şeyi inkâr edenlerin ilki benim. Böyle bir şeyi herkesten daha çok ben reddediyorum. O halde böyle bir şeyin batıl olduğu ortadadır. Bu, peygamberlerin halini bilenlere göre oldukça büyük bir delildir. Çünkü onların en mükemmel insanlar oldukları, bütün insanlar arasında herkesten önce hayra yönelen ve onu tamamlayanlar oldukları, kötülükleri de bütün insanlar arasında ilk terk edenler, onları herkesten daha çok reddedip ondan en uzak kalanlar oldukları bilindiği takdirde şöyle bir durum ortay çıkar: Eğer Rahman olan Allah’ın çocuğu bulunsaydı ve bu doğru olsaydı, şüphesiz ona ilk ibadet eden, peygamberlerin en faziletlisi olan Abdullah oğlu Muhammed olurdu ve müşrikler bu konuda asla onun önüne geçemezlerdi. Âyetin şu anlama gelme ihtimali de vardır: Eğer Rahman’ın çocuğu olsaydı, işte ben Allah’a ibadet edenlerin ilkiyim. Allah’a ibadetimin bir gereği olarak da ben, Allah’ın bildirdiğini kabul eder, reddettiğini de reddederim. Bu, itikadî ve sözlü anlamda bir ibadettir. Yani eğer sizin bu iddianız gerçek olsaydı, böyle bir şeyi kabul eden ilk kişi yine ben olurdum. Böylelikle müşriklerin bu iddialarının aklen ve naklen batıl ve tutarsız olduğu ortaya çıkmış olmaktadır.

82. O, ortağı, yardımcısı, destekçisi, evladı bulunmak vb. gibi müşriklerin O’na nispet ettikleri vasıflardan “münezzehtir.”

83. “Bırak onları... dalıp oyalansınlar.” Batıla dalsınlar ve imkânsız şeylerle oyalanıp dursunlar. Onların bilgileri zararlıdır, fayda vermez. Zira onlar, hakka karşı ileri sürdükleri bilgilere dalıp bu hususları araştırırlar. Böylelikle peygamberlerin getirdiklerini akılları sıra çürütmeye çalışırlar. Onların amelleri de oyalanmadır ve akılsızlıktır. Ruhları arındırmaz ve hiçbir bilgi doğurmaz. Bundan dolayı Yüce Allah, ileride karşılarına çıkacak olan Kıyamet günü ile onları tehdit ederek:“tehdit edildikleri güne kavuşuncaya kadar” buyurmaktadır. Zira o, günde ne elde etmiş olduklarını bilecekler. Kazandıkları ebedi bedbahtlığı ve sürekli azabı görecekler.