Fussilat
Wannan tafsiri ne da wani harshe ba Larabci ba, kamar yadda yake a Quranic Universal Library (QUL, ta Tarteel), wanda aka ɗauka ta kwafin buɗaɗɗen bayanan QUL da spa5k/tafsir_api ke riƙewa. Bayanan QUL ba su faɗi wanda ya rubuta ko ya fassara shi ba, ko wane bugu da aka buga yake bi, kuma ba su bayyana lasisi ga rubutun ba, saboda haka ba a tabbatar da haƙƙin nuna shi ba. Babu wanda ya kwatanta shi da littafin da aka buga, kuma babu malami da ya duba shi. Kowane sashe yana kusa da ayoyin da yake bayani a kansu, waɗanda rubutun Alƙur’ani ne na Tanzil, kamar yadda yake a can. Sabīl bai rubuta ko ɗaya daga cikinsa ba, kuma bai fassara shi ba.
Rubutu dagaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITan ɗauka 2026-10-21
إِنَّ ٱلَّذِينَ يُلْحِدُونَ فِىٓ ءَايَـٰتِنَا لَا يَخْفَوْنَ عَلَيْنَآ ۗ أَفَمَن يُلْقَىٰ فِى ٱلنَّارِ خَيْرٌ أَم مَّن يَأْتِىٓ ءَامِنًا يَوْمَ ٱلْقِيَـٰمَةِ ۚ ٱعْمَلُوا۟ مَا شِئْتُمْ ۖ إِنَّهُۥ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ 40 إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِٱلذِّكْرِ لَمَّا جَآءَهُمْ ۖ وَإِنَّهُۥ لَكِتَـٰبٌ عَزِيزٌ 41 لَّا يَأْتِيهِ ٱلْبَـٰطِلُ مِنۢ بَيْنِ يَدَيْهِ وَلَا مِنْ خَلْفِهِۦ ۖ تَنزِيلٌ مِّنْ حَكِيمٍ حَمِيدٍ 42
40- Şüphe yok ki ayetlerimiz konusunda haktan sapanlar, Bize gizli kalmazlar. O halde ateşe atılacak kimse mi hayırlıdır yoksa kıyamet günü güven içinde gelen kimse mi? Artık dilediğinizi yapın! Çünkü O, yaptıklarınızı çok iyi görendir. 41- Kendilerine geldikten sonra Zikri/Kur'ân’ı inkâr edenler var ya (onlar azabı hak etmişlerdir). Halbuki o, kesinlikle çok şerefli ve korunmuş bir kitaptır. 42- Ne önünden ne de arkasından batıl ona erişemez. O, hikmeti sonsuz ve her hamde layık olan (Allah) tarafından indirilmiştir.
40. Allah’ın âyetleri hakkında haktan sapmak, hangi şekilde olursa olsun onlar hakkında doğrudan sapmak dmektir. Bu da ya onları reddetmek, bile bile inkâr etmek, onları getireni yalanlamakla olur yahut da bunları gerçek anlamlarından uzaklaştırıp tahrif etmekle ve onları Allah’ın, murad etmediği manalarla yorumlamakla olur. Yüce Allah, âyetleri hakkında haktan sapanları bildiğini ve bunların kendisine gizli kalmadığını bildirerek onları tehdit etmektedir. O, böylelerinin hem içyüzlerini bilir, hem de dışa vurduklarını bilir. Allah’ın âyetleri hakkındaki bu sapması nedeniyle de onu cezalandıracaktır. Bundan dolayı şöyle buyurmaktadır:“O halde ateşe atılacak kimse mi” -Allah’ın âyetleri hakkında haktan sapanlar gibi- “hayırlıdır yoksa Kıyamet günü” Allah’ın azabından yana “güven içinde gelen” ve O’nun mükâfatına hak kazanmış olan “kimse mi?” Elbette ki, ikincisi hayırlıdır. Hak batıldan açıkça ayırt edildiği, Allah’ın azabından kurtaran yol ile helâke götüren yol açık seçik belli olduğuna için Yüce Allah: “Artık dilediğinizi yapın” buyurmaktadır. Dilerseniz sizler Rabbinizin rızasına ve cennetine ulaştıran doğru yolu izleyin. Dilerseniz Rabbinizi gazaplandıran ve bedbahtlık yurdu olan cehenneme ulaştıran sapıklık yolunu izleyin. “Çünkü O, yaptıklarınızı çok iyi görendir.” Durumunuza ve amellerinize göre size mükâfat ya da ceza verecektir. Bu da Yüce Allah’ın şu buyruğuna benzemektedir:“De ki: Hak, Rabbinizden gelmiştir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkar etsin.”(el-Kehf, 18/29)
41. Daha sonra Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır:“Kendilerine” insanların en faziletlisinin ve en mükemmelinin vasıtası ile Rablerinin bir nimeti olarak “geldikten sonra Zikri/Kur'ân’ı” yani kullara dinî-dünyevî ve uhrevî bütün maslahatlarını öğütleyen, kendisine uyanların değerini yükselten Kur’ân-ı Kerîm’i “inkâr edenler var ya… Halbuki o, kesinlikle çok şerefli ve korunmuş bir kitaptır” Yani bu Kitap, bütün kemal sıfatlarını taşıyan ve kendisini tahrif etmeye veya ona bir kötülük yapmaya kalkışan herkese karşı da korunmuş bir kitaptır. Bundan dolayı Yüce Allah devamla şöyle buyurmaktadır: 42. “Ne önünden ne de arkasından batıl ona erişemez.” İster insan ister cin şeytanlarından olsun hiçbir şeytan, ne onun bir bölümünü çalmak, ne ondan olmayan bir şeyleri ona katmak, bir şeyler artırmak ya da eksiltmek sureti ile ona yaklaşamaz. Bu Kitap, indiriliş esnasında korunduğu gibi lafız ve manaları ile de koruma altındadır. Onu indiren, onu korumayı üstlenmiştir. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Şüphe yok ki o zikri Biz indirdik, onu koruyacak olan de elbette Biziz.”(el-Hicr, 15/9)“O, hikmeti sonsuz” yaratmasında ve emrinde Hakîm olan, her şeyi yerli yerince koyan, olması gereken yere oturtan; sahip olduğu kemal ve celal sıfatları, adalet ve lütfu dolayısı ile de “her hamde layık olan” Hamîd olan Allah “tarafından indirilmiştir.” Bundan dolayıdır ki O’nun Kitabı, kemal derecesinde hikmeti ihtiva ettiği gibi, her türlü maslahat ve menfaatlerin elde edilmesinin, fesat ve zararların da def edilmesinin yollarını da ihtiva etmektedir ki bunlardan dolayı da Yüce Allah, hamd edilmeye layıktır.