An-Nisaa
Wannan tafsiri ne da wani harshe ba Larabci ba, kamar yadda yake a Quranic Universal Library (QUL, ta Tarteel), wanda aka ɗauka ta kwafin buɗaɗɗen bayanan QUL da spa5k/tafsir_api ke riƙewa. Bayanan QUL ba su faɗi wanda ya rubuta ko ya fassara shi ba, ko wane bugu da aka buga yake bi, kuma ba su bayyana lasisi ga rubutun ba, saboda haka ba a tabbatar da haƙƙin nuna shi ba. Babu wanda ya kwatanta shi da littafin da aka buga, kuma babu malami da ya duba shi. Kowane sashe yana kusa da ayoyin da yake bayani a kansu, waɗanda rubutun Alƙur’ani ne na Tanzil, kamar yadda yake a can. Sabīl bai rubuta ko ɗaya daga cikinsa ba, kuma bai fassara shi ba.
Rubutu dagaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITan ɗauka 2026-10-21
وَلَن تَسْتَطِيعُوٓا۟ أَن تَعْدِلُوا۟ بَيْنَ ٱلنِّسَآءِ وَلَوْ حَرَصْتُمْ ۖ فَلَا تَمِيلُوا۟ كُلَّ ٱلْمَيْلِ فَتَذَرُوهَا كَٱلْمُعَلَّقَةِ ۚ وَإِن تُصْلِحُوا۟ وَتَتَّقُوا۟ فَإِنَّ ٱللَّهَ كَانَ غَفُورًا رَّحِيمًا 129
129- Ne kadar isteseniz bile kadınlar arasında adaleti gerçekleştiremezsiniz. Bari (birine) büsbütün meyledip de ötekini askıdaymış gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve sakınırsanız şüphe yok ki Allah Ğafûrdur, Rahîmdir.
129. Yüce Allah kocaların kadınlar arasında tam bir adalet gösteremeyecekleri ve esasen bunun güçleri çerçevesinde de olmadığını haber vermektedir. Çünkü adalet, kadınlara karşı eşit sevgiyi, eşit ilgiyi ve onlara olan kalbi meylin de eşit olmasını sonra da buna uygun amelde bulunmayı gerektirmektedir. Bu ise imkânsız bir şeydir. O bakımdan Yüce Allah güç yetirilemeyen adaletsizlikleri bağışlamış, imkan dâhilinde olanlarını şu buyruğu ile yasaklamıştır:“Bari (birine) büsbütün meyledip de ötekini askıdaymış gibi bırakmayın” yani farz olan haklarını yerine getirmeyecek şekilde adaletten sapmayın. Aksine adalet hususunda güç ve imkânınız çerçevesinde olan işleri yapın. Nafaka, giyim, günlerin paylaştırılması ve benzeri hususlarda kadınlar arasında adalet sağlamakla görevlisiniz. Sevgi, ilişki ve benzeri hususlar ise böyle değildir. Koca, hanımının hak ettiğini yerine getirmeyi terk edecek olursa, bu sefer kadın askıdaymış gibi iki arada bir derede kalır. Kocası yok değildir ki rahata erip evlenmeye hazırlansın, kocası haklarını yerine getirmez ki evli bir kadın gibi olsun. “Eğer arayı düzeltir” yani eşlerinizle aranızı düzeltirseniz, demektir. Bu da ecrini bekleyerek ve zevcenin haklarını yerine getirmek arzusu ile nefislerinizi hoşlanmadıkları şeyleri yapmaya mecbur etmek sureti ile olur. Aynı şekilde kendiniz ile sair insanlar arasındaki ilişkileri de düzeltir, yine anlaşmazlığa düştükleri konularda diğer insanların arasını düzeltecek olursanız... demektir. Bu da önceden de geçtiği gibi mutlak olarak barış yoluna götüren her bir şeyin teşvikini içermektedir. “ve sakınırsanız” emrolunduğunuz şeyleri yapmak, yasak kılınmış şeyleri de terketmek sureti ile takvâ sahibi olur ve gücünüz çerçevesinde olan şeylere de sabredecek olursanız “şüphe yok ki Allah Ğafûrdur, Rahîmdir” sizden sadır olan günahları ve yerine getirmeniz gereken haklar hususundaki kusurlarınızı bağışlar. Eşlerinize şefkat ve merhamet gösterdiğiniz gibi o da size rahmet buyurur.