Tsallaka zuwa abin da ke ciki
Tafsir As-Saadi - Turkish · Aal-i-Imraan
Sura ta 3

Aal-i-Imraan

Wannan tafsiri ne da wani harshe ba Larabci ba, kamar yadda yake a Quranic Universal Library (QUL, ta Tarteel), wanda aka ɗauka ta kwafin buɗaɗɗen bayanan QUL da spa5k/tafsir_api ke riƙewa. Bayanan QUL ba su faɗi wanda ya rubuta ko ya fassara shi ba, ko wane bugu da aka buga yake bi, kuma ba su bayyana lasisi ga rubutun ba, saboda haka ba a tabbatar da haƙƙin nuna shi ba. Babu wanda ya kwatanta shi da littafin da aka buga, kuma babu malami da ya duba shi. Kowane sashe yana kusa da ayoyin da yake bayani a kansu, waɗanda rubutun Alƙur’ani ne na Tanzil, kamar yadda yake a can. Sabīl bai rubuta ko ɗaya daga cikinsa ba, kuma bai fassara shi ba.

Rubutu dagaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITan ɗauka 2026-10-21

Ayoyi 196–198

لَا يَغُرَّنَّكَ تَقَلُّبُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فِى ٱلْبِلَـٰدِ 196 مَتَـٰعٌ قَلِيلٌ ثُمَّ مَأْوَىٰهُمْ جَهَنَّمُ ۚ وَبِئْسَ ٱلْمِهَادُ 197 لَـٰكِنِ ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوْا۟ رَبَّهُمْ لَهُمْ جَنَّـٰتٌ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَـٰرُ خَـٰلِدِينَ فِيهَا نُزُلًا مِّنْ عِندِ ٱللَّهِ ۗ وَمَا عِندَ ٱللَّهِ خَيْرٌ لِّلْأَبْرَارِ 198

196- Kâfirlerin diyar diyar dolaşmaları sakın seni aldatmasın. 197- (Bu) azıcık bir geçimdir, sonra varacakları yer cehennemdir. O ne kötü döşektir! 198- Fakat Rablerinden korkanlara gelince onlar için altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Orada ebedi kalacaklardır. Bunlar, Allah katından bir ziyafettir. Allah katında olanlar iyiler için daha hayırlıdır.

196-197. Bu âyet-i kerimeden kasıt, kâfirlerin sahip oldukları dünya malı, onların dünyada nimet içerisinde bulunmaları, ticaret ve kazançlar sağlayarak ülkelerde rahatça dolaşmaları, türlü lezzet ve çeşitli imkânlara ve bazı hallerde de galibiyete kavuşmaları gibi durumlar hakkında müminlere teselli vermektir. Çünkü bütün bunlar “azıcık bir geçimdir.” Bunların kalıcılığı ve sebatı söz konusu değildir. Aksine kâfirler bunlarla azıcık bir süre yararlanırlar. Fakat bunun karşılığında çok uzun bir süre azap göreceklerdir. İşte bu, kâfirin ulaşabileceği en üstün haldir. Bu üstün halinin de sonunda nereye vardığı açıkça görülmektedir.

198. Rablerinden korkan ve O’na iman eden takva sahiplerine gelince dünyada elde edecekleri izzet ve nimetlerin yanı sıra “onlar için altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Orada ebedi kalacaklardır.” Dünyada iken onların her türlü darlıkla, sıkıntılarla, zorluklarla, meşakketlerle karşı karşıya kaldıklarını kabul etsek dahi bu, o ebedi nimetlere, o rahat yaşayışa, o sevinç ve neşeye, o gönül hoşluğuna kıyas edilecek olursa onların yanında çok önemsiz kalır. Hatta onlar sıkıntı şeklindeki bir ödül gibi olur. Bundan dolayı Yüce Allah:“Allah katında olanlar iyiler için daha hayırlıdır” buyurmaktadır. “İyiler (الأبرار)” kalpleri her türlü kötülükten uzak olan, söz ve fiilleri iyi olan kimselerdir. İşte iyiliklerin karşılığını veren (البر) ve çok merhametli olan Allah, iyiliğinden ötürü onlara çok büyük bir mükâfat, muazzam bir bağış ve ebedi bir kurtuluş ihsan edecektir.