Tsallaka zuwa abin da ke ciki
Tafsir As-Saadi - Turkish · An-Naml
Sura ta 27

An-Naml

Wannan tafsiri ne da wani harshe ba Larabci ba, kamar yadda yake a Quranic Universal Library (QUL, ta Tarteel), wanda aka ɗauka ta kwafin buɗaɗɗen bayanan QUL da spa5k/tafsir_api ke riƙewa. Bayanan QUL ba su faɗi wanda ya rubuta ko ya fassara shi ba, ko wane bugu da aka buga yake bi, kuma ba su bayyana lasisi ga rubutun ba, saboda haka ba a tabbatar da haƙƙin nuna shi ba. Babu wanda ya kwatanta shi da littafin da aka buga, kuma babu malami da ya duba shi. Kowane sashe yana kusa da ayoyin da yake bayani a kansu, waɗanda rubutun Alƙur’ani ne na Tanzil, kamar yadda yake a can. Sabīl bai rubuta ko ɗaya daga cikinsa ba, kuma bai fassara shi ba.

Rubutu dagaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITan ɗauka 2026-10-21

Ayoyi 70–72

وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَلَا تَكُن فِى ضَيْقٍ مِّمَّا يَمْكُرُونَ 70 وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَـٰذَا ٱلْوَعْدُ إِن كُنتُمْ صَـٰدِقِينَ 71 قُلْ عَسَىٰٓ أَن يَكُونَ رَدِفَ لَكُم بَعْضُ ٱلَّذِى تَسْتَعْجِلُونَ 72

70- Onlar için üzülme ve kurmakta oldukları tuzaklardan dolayı da endişe etme! 71- Diyorlar ki:“Eğer doğru söylüyorsanız bu (azap) tehdidi ne zaman?” 72- De ki:“(Ne biliyorsunuz) belki de o acele ettiğiniz (azabın) bir kısmı, hemen ardınızdadır.”

70. Yani şu yalanlayanların haline ve onların iman etmeyişlerine kederlenme, ey Muhammed! Çünkü sen onların kötü olduklarını, hayra elverişli olmadıklarını bilseydin, üzülmezdin. Diğer taraftan kurdukları hile ve tuzaklar dolayısıyla tedirgin de olma, kalbine bir darlık da gelmesin. Çünkü onların kurdukları tuzaklar, sonunda başlarına geçecektir:“Onlar bu tuzağı kurarlarken, Allah da bunun karşılığında kendilerine tuzak kuruyordu. Allah tuzak kuranlara karşılık verenlerin en hayırlısıdır.”(el-Enfâl, 8/30)

71. Öldükten sonra dirilişi ve Yüce Rasûlün getirdiği hakkı yalanlayan kimseler, azabın çabucak gelmesini isteyerek:“Eğer doğru söylüyorsanız bu (azap) tehdidi ne zaman” gerçekleşecek? derler. Oysa bu, kıt akıllılıklarından ve cahilliklerinden ötürüdür. Çünkü bu azabın gerçekleşmesi ve zamanı, Yüce Allah tarafından tayin edilmiş ve onun kaderi ile takdir edilmiştir. O’nun bu azabı çabuk getirmemesi, onların bu sözlerle gözettikleri maksadın kısmen dahi doğruluğuna delil teşkil etmez. Bununla birlikte Yüce Allah onların çabucak gelmesini istedikleri bu azaptan onları sakındırmak üzere şöyle buyurmaktadır:

72. “De ki: “(Ne biliyorsunuz) belki de o acele ettiğiniz (azabın) bir kısmı, hemen ardınızdadır.” Size çok yakındır ve başınıza gelmesi iyice yakınlaşmıştır.