Tsallaka zuwa abin da ke ciki
Tafsir As-Saadi - Turkish · An-Noor
Sura ta 24

An-Noor

Wannan tafsiri ne da wani harshe ba Larabci ba, kamar yadda yake a Quranic Universal Library (QUL, ta Tarteel), wanda aka ɗauka ta kwafin buɗaɗɗen bayanan QUL da spa5k/tafsir_api ke riƙewa. Bayanan QUL ba su faɗi wanda ya rubuta ko ya fassara shi ba, ko wane bugu da aka buga yake bi, kuma ba su bayyana lasisi ga rubutun ba, saboda haka ba a tabbatar da haƙƙin nuna shi ba. Babu wanda ya kwatanta shi da littafin da aka buga, kuma babu malami da ya duba shi. Kowane sashe yana kusa da ayoyin da yake bayani a kansu, waɗanda rubutun Alƙur’ani ne na Tanzil, kamar yadda yake a can. Sabīl bai rubuta ko ɗaya daga cikinsa ba, kuma bai fassara shi ba.

Rubutu dagaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITan ɗauka 2026-10-21

Aya ta 60

وَٱلْقَوَٰعِدُ مِنَ ٱلنِّسَآءِ ٱلَّـٰتِى لَا يَرْجُونَ نِكَاحًا فَلَيْسَ عَلَيْهِنَّ جُنَاحٌ أَن يَضَعْنَ ثِيَابَهُنَّ غَيْرَ مُتَبَرِّجَـٰتٍۭ بِزِينَةٍ ۖ وَأَن يَسْتَعْفِفْنَ خَيْرٌ لَّهُنَّ ۗ وَٱللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ 60

60- Evlenme arzu ve ümidi kalmamış ihtiyar kadınların, zinetlerini göstermemek şartıyla (dış) elbiselerini çıkarmalarında onlara bir günah yoktur. Bununla beraber (çıkarmayıp) iffete sarılmaları onlar için daha hayırlıdır. Allah her şeyi işitendir, bilendir.

60. “Evlenme arzu ve ümidi kalmamış” yani kendisi evlenme arzusu taşımayan ve kendisi ile de evlenmeye arzu duyulmayacak olan -ki bu da ya aşırı yaşlandığından yahut yaratılışı itibariyle çirkin olup arzulanmayacak bir halde olmasından olabilir- şehvetten kesilmiş “ihtiyar kadınların, zinetlerini göstermemek şartıyla (dış) elbiselerini” yani cilbab, peçe vb. dış elbiselerini “çıkarmalarında onlara bir günah yoktur.” Burada, Yüce Allah’ın kadınlar ile ilgili olarak:“Başörtülerini de yakalarının üzerine salsınlar” buyruğundaki hüküm kastedilmektedir. Bu tür kadınların gerek kendilerinin fitneye düşmelerinden gerekse de başkalarını fitneye düşürmelerinden yana emin olunduğu için yüzlerini açmaları caizdir. ış elbiselerini çıkarmalarından dolayı vebal altında olmadıkları dile getirilince bundan, her konuda bu ruhsatın kullanılmasının caiz olacağı vehmi uyanabileceğinden Yüce Allah böyle bir vehmi:“zinetlerini göstermemek şartıyla” buyruğuyla ortadan kaldırmaktadır. Yani insanlara karşı -yüzlerini örtseler dahi- güzel dış elbiselerle süslenerek ve gizledikleri zinetleri bilinsin diye ayaklarını yere vurarak zinetlerini teşhir etmemelidirler. Çünkü kadın tesettüre riâyet etse bile zinete bürünmekle -isterse arzu duyulmayacak halde olsun- insanları fitneye, kendisine bakanı da günaha düşebilir. “Bununla beraber (çıkarmayıp) iffete sarılmaları onlar için daha hayırlıdır.” İffete sarılmak, bunun için gerekli sebepleri yerine getirmek sûretiyle -evlenmek ve fitneye düşmekten korkulanı terk etmekle- iffete talip olmak demektir. “Allah” bütün sesleri çok iyi “işitendir.” Bütün niyet ve maksatları çok iyi “bilendir.” O bakımdan bu tür kadınlar, bozuk maksatlardan ve iyi olmayan sözlerden alabildiğine sakınsınlar ve bilsinler ki Yüce Allah, bunların cezasını da verecektir.