Taa-Haa
Wannan tafsiri ne da wani harshe ba Larabci ba, kamar yadda yake a Quranic Universal Library (QUL, ta Tarteel), wanda aka ɗauka ta kwafin buɗaɗɗen bayanan QUL da spa5k/tafsir_api ke riƙewa. Bayanan QUL ba su faɗi wanda ya rubuta ko ya fassara shi ba, ko wane bugu da aka buga yake bi, kuma ba su bayyana lasisi ga rubutun ba, saboda haka ba a tabbatar da haƙƙin nuna shi ba. Babu wanda ya kwatanta shi da littafin da aka buga, kuma babu malami da ya duba shi. Kowane sashe yana kusa da ayoyin da yake bayani a kansu, waɗanda rubutun Alƙur’ani ne na Tanzil, kamar yadda yake a can. Sabīl bai rubuta ko ɗaya daga cikinsa ba, kuma bai fassara shi ba.
Rubutu dagaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITan ɗauka 2026-10-21
فَأْتِيَاهُ فَقُولَآ إِنَّا رَسُولَا رَبِّكَ فَأَرْسِلْ مَعَنَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ وَلَا تُعَذِّبْهُمْ ۖ قَدْ جِئْنَـٰكَ بِـَٔايَةٍ مِّن رَّبِّكَ ۖ وَٱلسَّلَـٰمُ عَلَىٰ مَنِ ٱتَّبَعَ ٱلْهُدَىٰٓ 47 إِنَّا قَدْ أُوحِىَ إِلَيْنَآ أَنَّ ٱلْعَذَابَ عَلَىٰ مَن كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ 48
47- “Artık ona gidin ve deyin ki: Şüphesiz biz Rabbinin rasûlleriyiz. İsrailoğullarını bizimle gönder ve onlara eziyet etme. Biz, sana Rabbinden bir mucize ile geldik. Selâmet, hidâyete uyanlaradır.” 48- “Zira bize: Azap, yalanlayanların ve yüz çevirenlerin üzerinedir, diye vahyedildi.”
47. “Artık ona gidin ve deyin ki...” Yani siz şu iki iş için gidin: onu İslâm’a davet etme ve şerefli bir halk topluluğu olan İsrailoğullarını onun zincirlerinden ve köleliğinden kurtama. Böylece özgürlüklerine kavuşsunlar, işlerinin dizginlerini kendi ellerine alsınlar ve Mûsâ da Allah’ın şeriat ve dinini uygulasın. “Biz sana Rabbinden” doğruluğumuza delil olan “bir mucize ile geldik.”“Derken Mûsâ asasını yere attı. Bir de ne görsünler o, koskoca bir yılan oluverdi. Elini de (koynundan) çıkardı, bir de ne görsünler o, bakanların karşısında bembeyaz parlıyor.”(A’raf, 7/107-108) Ayrıca Yüce Allah’ın onların mucizeleri ile ilgili anlattığı diğer hususlar da gerçekleşti. “Selâmet, hidâyete uyanlaradır!” Yani dosdoğru yola uyarak apaçık şeriat ile hidâyet bulan kimseler dünyada da âhirette de selâmete erişmiş olurlar.
48. “Zira bize: Azap, yalanlayanların ve yüz çevirenlerin üzerinedir, diye vahyedildi.” Yani Yüce Allah, bunu bize kendi nezdinden haber verdi, biz bunu kendiliğimizden söylemiyoruz. Allah’ın haberlerini ve peygamberlerin bildirdiklerini yalanlayarak onlara itaat etmekten ve tâbi olmaktan yüz çeviren kimselere azap vardır. Bu ifadelerde Firavun imana, tasdike ve onlara tâbi olmaya teşvik edilmekte, bunun aksini yapmaktan da korkutulmaktadır. Fakat bu öğütlerin ona hiçbir faydası olmadı. Rabbini inkâr edip kâfir oldu. Bu uğurda zulümle ve inatla mücadele etti.